Anasayfa » 2019 » Kasım

Aylık Arşiv: Kasım 2019

Taşranın Dinginliği ve Kargaşanın Üzerine – Söyleşi Dosyası 4 | Mahmut AKSOY

Mahmut AKSOY: Bir sanatçının sanatını icra etmek için, yaşamak için seçtiği, seçeceği taşra-metropol nasıl bir etkiye sebep olur? Çağın ÖZBİLGİ: Sanatçının yaşamak için seçeceği taşra ya da metropol sanatını icra etmekte oldukça önemli bir unsur olarak dikkat çekmekte. Taşrada yaşayan bir sanatçı, taşra hayatına hâkim ve yaşanan güçlüklere yakinen şahittir ancak metropol hayatına da uzak değildir (teknolojik gelişmeler vb. sayesinde). ...

Devamını Oku »

KONKASÖR | Dolunay Kadir YÖRDEN

Çiçeğim var, tutsak benimle. Çayımın demini, Pencereye konan güvercinin yemini, Mahkeme yolunda ayakkabıma yapışan toprağın yasadışı yollarla hücreme gelmesini bekledi, Saksısı kesilmiş plastik su şişesi. Su dolu bir leğen koydum avluya. Gece dolunayın yakamozu vurdu, En yakın denize en uzak yerdeyken Hem de her şey yasakken insana. Süpürgenin sapından tavla pulu, Jiletin plastiğinden zarını yaptım. Aşka karşı hep yek, Düşmana ...

Devamını Oku »

Güneşin Bekleyişi | Helin YILDIZ

Sen benim içimdeki çocuğun rengarenk uçurtmasıydın. Uçup gittin avuçlarımdan… Beni gecelerce hıçkırıklara boğularak ağlamaya terk ettin. Acıdan nabzımı hissettiğim anlara bıraktın beni. Sensiz bu iklimde neden nefes almak zorundayım? Benim güneşim senin sağ elinde doğup sol elinde batıyor. Güneş ufukta göründü, ya sen? Öyle ki bazen… bazenler sığmıyor, yetmiyor biliyor musun? Acının derinliğinde boğuluyorum. Biriktirilmiş çığlığın adıdır yokluğun… Sol’un değer ...

Devamını Oku »

Bir İstanbul Rotası 5: Doğaya Dönüş | Neslihan DEMİRHAN

Bu yazıda bahsedeceğim yere ilk kez lisedeki coğrafya öğretmenimin düzenlediği gezi sayesinde gitmiştim. Üzerinden çok uzun zaman geçince “Hafıza tazelemenin zamanı geldi.” deyip hemen yola koyuldum. Avrupa yakasında, Sarıyer ilçe sınırları içerisinde bulunan Atatürk Arboretumu’nun önce tarihçesinden bahsedeyim. Arboretum, bilimsel araştırma ve çalışmalar için oluşturulmuş çeşitli bitki ve ağaçların olduğu alan olarak tanımlanabilir. Bir arboretumun kurulması kararı ise 1949 yılında ...

Devamını Oku »

BAL GÖZLÜM | Çiğdem SUDE

İLK İZLENİM Otobüsten indim. Kendimden emin adımlarla buluşacağımız noktaya gittim. Orada bekliyordu. Heyecanlı olduğu her halinden belliydi ama asaletinden de ödün vermiyordu. Beni gördü ve tüm içtenliğiyle gülümsedi. Bir yere oturduk ve konuştuk. Meraklı ve bir o kadar da ilgili bir şekilde beni tanımaya çalıştı. Bunu yaparken de göz teması kurmayı ihmal etmedi. Ama bir yandan da gözlerime bakarken çekinen ...

Devamını Oku »

Aydınlık, Ben, Çiçek ve Su | Zeynep YAZICI

Bulut yok Rüzgâr yok Ben yaşam salkımının arılığında Bir gölün kıyısına oturuyorum Balıkların kıvrılmaları, aydınlık, ben, çiçek, su. Annem reyhan deriyor. Ekmek, reyhan ve peynir, bulutsuz bir gökyüzü, yeni iklimler… Avlunun çiçekleri arasında yeşerir umut Bakır bir tasın içindeki nur mucizeler yağdırır Büyük duvardaki bir merdiven, sabahı yeryüzüne taşır. Bir gülüşün ardında saklıdır her şey Zaman duvarındaki küçük bir dehlizden ...

Devamını Oku »

Röportaj: Gürşat Özdamar ile CANLAN! Üzerine | Ufuk KADIZ

Gürşat Özdamar kimdir diyerek başlayalım söze. Sinemanın içinde uzun yıllar farklı işler yaptıktan sonra şimdilerde sinemayı özellikle çocuklara sevdirmek ve onların da kendi filmlerini yapabilmelerini sağlamak amacıyla yaratıcı dramayı ve oyunu kullanarak sinema atölyeleri yürüten biriyim. CANLAN! Çocuklarla Sinema ismini verdiğim bir de kitap yazarak bu alandaki bilgilerimi “her yaştan” çocuklarla paylaşmak istedim. İSTOPMOTION İstanbul Sinema Topluluğu nasıl oluştu, siz ...

Devamını Oku »

Son/suzluk | Hasan ÖRHAN

Biten bir şeyin devam ettiğini söyleyebilir miyiz? Son sözcüğü herhangi bir şeyin bitimi anlamını taşıyor. Son sözcüğünden türemiş ‘sonsuzluk’ sözcüğü ise herhangi bir şeyin sürekli devam etmesi, bitmeyecek oluşu anlamını taşıyor. Peki ama nasıl oluyor da bir sözcük, kökünden bu denli zıt anlam içeriyor? Asıl olan ise bu sonsuzluk sözcüğünü türetmemizi sağlayan şey ne? İdrak edemediğimiz şeyleri geçiştirmede canlılar arasındaki ...

Devamını Oku »

Faili Meçhul Nihayet | Mehmet Akif ÇAKIR

Hayatım boyunca aradığım bir gerçek olmadı hiç. Hayatın anlamını da aramadım. Bir anlamı olmadığını çok erken yaşta kavradım. Diğer insanlar gibi yaşlanmayı beklemedim. Bekleyemiyorum. Yaşlandıktan sonra öleceğim çünkü. Korkudan başka bir şey ifade etmiyor benim için. Şu gün şunu yapacağım, şu yaşa gelince şu olacağım demedim. İleriyi hep belirsiz tuttum hatta belledim. Yaşamım akıp gidiyor. Ben henüz bir arpa boyu ...

Devamını Oku »

Seni Beklerken | Eda Sultan ERKARAMAN

İçimden dökülürdü Her gece Her seferinde Birkaç efkârlı satır Yaşama sevincini kucaklamak varken Seni anımsar Ölümü hatırlardım O kışların arifesinde Nefessiz kalmışçasına Adeta ölümün acizliğini Mayhoş bir meyve sanmak Ve tatmak isterdim Akan gözyaşlarıma aldırmadan İsteğimin bir kronolojisi yoktu tabi O zamanlar Bir bahar meyvesinin Tomurcuklanmasını beklemekti kışta Şu kara rağmen Senin gelmeni beklemek Bir bakıma meleklerin Kötülerin tarafında olması ...

Devamını Oku »

Şarkıdaki Hür Acı | Ayşe TÜRK

Günü hatırlamam da seksen kilometre boyunca beni ağlatan, o gün ciğerimi damıtan şarkı* çalıyor burada. O günüme götürüp o sancı karaladı içimi. Balta vuruşları gibi bu şarkı göğsümde. Saçımı çekip koparacak kadar stres doluyum, aslına bakarsan stresten öte bir şey beni damarlarımdan koparıyor. Ve bağırıp kendimi paralamak geliyor içimden de ben oturmuş yazıyorum. İçimden konuşmalarım yarattıklarına yetişmiyor maalesef. Ne yapsak ...

Devamını Oku »

AY(I)KIRIYIZ | Fırat ÇİÇEK

Kendilerini dalganın kıyısında sahipsiz hisseden eşyalar gibi ve kırık deniz kabuklarını topladıktan sonra arkadaşlarına “denizin neye benzediğini” göstermek üzere eve koşan çocuk gibi hissettiren sayılı yaşantıları var, bu aykırı lügatına kendini sokanlar. Elbette, bu koskoca ruhun ve bedenin esrarengiz anlamlılığını koca bir dört duvarlık alan dahilinde aktarmak kolay değildir. Kim diye soruyorsunuzdur bu aykırı kişiler? Kimler değildir sorusuna önce cevap ...

Devamını Oku »

Naylon Uçkur ve Patronun Fahri Konsolosluğu: Junior Çernobil | Sultan GÜLSÜN

– I – Kötüydü tarihimiz. Panayırda gerisin geriye benimle telaşlanırken şöyle bir Gevheri türküsüne dönseydi dilin.. Şeyhi ve şahı, cüzzamlı bir otoriteden indirirken oldu bu. Unuttuklarımız oldu. Hatırlamak istemediklerimiz. Isabella Rossellini, hadi ama durma öyle, bu kadrajdan dünyayı çıkaramayız sen de biliyorsun. Köprüleri bir yerden alıp bir yere kaldırıyorlardı. Üzerinden atlamak istemiyordum batıl döşeklerin. Anla beni. Kurgularımız küçülecek diye mi ...

Devamını Oku »

Kitap İncelemesi: Murat Menteş – Derde Deva Randevu | Tibet TEBÜKTEKİN

Yazarı: Modern edebiyatımızın meşhur yazarı Murat Menteş’i tanımak isteyen internetten bakabilir. Üşenenler için söyleyeyim: herhangi bir kitabını ortadan rastgele açın, sizi şaşırtacak bir espri, kelime oyunu ve tespit buluyorsunuz. Boş yok. Türkçe bildiğime sevindiğim dört durumdan biri bu adam. İçeriği Ne? Müteveffa yazarlarla söyleşiler. 11 düşünürün* birtakım günlük mevzular üzerine fikirlerini öğreniyoruz. Format olarak bazıları çizgi roman bazıları hasbihâl. Menteş ...

Devamını Oku »

Karalama Defterinden Herhangi Bir Sayfa | Anıl AKSOY

Öncelikle bir selam ile başlamak istiyorum yazıma. Normal şartlarda, normal kafada biri bu selam faslını yazının sonunda yazar ama ben baştan çakmak istedim tüm arsızlığım ve tıkanıklığımla. Yazılmak istenen ama yazılamayanlara selam olsun. Zamanında daha sağlam saçmaladığım oldu ama bir buçuk aydır yazdığım ilk cümleler bunlar olunca “salla gitsin” diyor insan. Fakat konumuz bu değil. Ne diyorduk? Hah tıkanıklık, evet, ...

Devamını Oku »
Scroll UpScroll Up