Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima’da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.
Nazım Hikmet

En sevdiğim şehrin sokaklarında fotoğraf makinemle gezerken, gözlerinin içi gülen üç kız çocuğuna denk geliyorum. Üçü de birbirinden güzel, gülümsemeleri de öyle. Bir pazar günü, âşık olduğum semtin sokaklarında kaybolurken beni fark ediyorlar ve yanıma koşuyorlar. Meraklı haller içerisinde elimdeki makineyi inceliyorlar. Tabii, fotoğraf makinesi olduğunu öğrenince birkaç poz verip çekmemi rica ediyorlar. Nasıl kırabilirim ki gözleri ışıl ışıl parlayan çocukları? Yapmacıklıktan uzak ve sadece gülümseyen ifadeler ile kameraya bakan çocukları saatlerce çekebilirim.

Doğal anları yakalamışken kaçırmak olmaz diyorum ve kadrajı ayarlıyorum. Saatlerce bol ışık, makyaj veya stil dolu fotoğraf çekimlerinde olmayan bir şeyi burada yakalıyorum. Tabii ki de, doğallığı ve samimi havayı da. Saatlerce poz kasmıyorlar veya abartılı elbiseler giyinip poz verme derdine düşmüyorlar. Onun yerine doğal halleri ile bana gülümsüyorlar, sadece gülümsüyorlar, en güzel makyaj. Diyeceksiniz ki, herkes gülebilir bunda abartılacak ne var? Evet, herkes gülebilir fakat bu yorucu günlük yaşamın içerisinde gözlerinizle mi gülüyorsunuz? Sanmıyorum.

Hem severek fotoğraflarını çekiyorum hem de onlarla biraz sohbet ediyorum. Hepsinin harikulade güzellikte hayalleri var. Biri resim yapmaya bayılıyor, öbürü oyun oynamayı çok seviyor, diğeri ise öğretmenlik hayalleri kuruyor. Biraz sohbet biraz fotoğraf derken onların yanından ayrılıyorum. Otobüs durağına doğru yol alırken kendime diyorum ki, günün en güzel karelerini yakaladın. Belki, teknik açıdan çok başarılı değiller ama yakaladığım samimi ve güzel enerjiler bunu kapatıyor. O büyüleyici enerjilerine hayran kalıyorum.

Sevginur DİKİN

sevginurdikin@gmail.com

Sevginur DİKİN

Sevginur Dikin 1992 yılında İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya gelmiştir. Fotoğrafa ve sanata olan merakı İşletme Bölümü'ne uymayınca yeniden sınavlara hazırlanarak Plato Meslek Yüksekokulu’nda Medya ve İletişim okumuş, devamında da Kocaeli Üniversitesi’ne geçiş yaparak Gazetecilik Bölümü’nü bitirmiştir. Medya sektörünün birçok alanında çalışarak deneyim kazanmıştır. Okumayı ve araştırmayı her daim hayat felsefesi olarak nitelemektedir. Hem Leyli Sanat'ta içerik üretirken hem de Maltepe'de yerel bir gazetede muhabir olarak çalışmaktadır.
Sevginur DİKİN

2 thoughts on “23 Nisan Özel: Bir Çift Gülen Göz | Sevginur DİKİN

  1. Büyük bir keyifle takip ettiğim yazıların ne güzel be sevginur. Bu yazının havası bana şunu hissettirdi , fotoğraflarını çekmişsin sonra Köşene çekilip onlardan aldığın enerjiyi iç dökme dediğimiz duyguyla kaleme almışsın anlık ve doğal olarak etkileyici.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up