Netflix hayatımıza girdiğinden bu yana izleme alışkanlıklarımızda da farklılıklar olduğunu rahatlıkla gözlemliyoruz. Yabancı dizilere olan merakımız uç seviyelere ulaştı. Uykusuz geceler, bir oturuşta sezon bitirmeler derken tam bir bağımlıya dönüştük. Netflix, son zamanlarda başka konularda da gündem ülkemizde: “eşcinselliği normalleştiriyor ve özendiriyor”. Peki ama nasıl?

Eşcinsel karakterlerin yer aldığı birçok dizi var, üstelik yer almaları ya da görünmeleri yetmiyor, bildiğiniz başrollerde oynuyorlar. Biz ne kadar saklansak da görmemezlikten gelsek de Netflix iyice dibimize sokuyor. Sonra çocuklarımız “Aaaa, bu ne kadar güzel bir şey, hadi ben sabah kalkayım da eşcinsel olayım!” diyor. Ne kadar da basitmiş!

Bu yazıyı kaleme alış sebebim Netflix’in topluma yansımasını aktarmak değil aslına bakarsanız. Netflix sayesinde çok güzel LGBTIQ+ temalı film ve diziyle tanıştım. All In My Family de bunlardan bir tanesi. 40 dakikalık kısa bir belgesel All In My Family. Belgeselin yönetmenliğini yapan ve aynı zamanda belgeseli seslendiren Hao Wu’nun hikayesi üzerinden gidiyor film. Çinli Hao, geleneksel bir çekirdek aileye sahip. Evlatları için saçını süpürge etmiş fedakâr bir annesi, keyif adamı bir babası ve uyumlu, evli ve kız çocuğu sahibi bir kız kardeşi var. Tabii, 90 yaşının üstündeki dedeyi unutmayalım. Dede, belgeseldeki tüm düğüm noktalarının merkezi.

Hao, bu geleneksel yapının içerisinde özgürlüğünü müziğin, dansın içinde arayan ve ergenliğe geldiğinde ise eşcinselliğini keşfeden ve yönelimini benimseyen biri. 20’li yaşlarına geldiğinde Amerika’ya göçer, kendi tabiriyle kaçar ve hayatının aşkıyla tanışır ve evlenirler. Cinsel yönelimini ailesinden gizli tutan Hao, çocuk sahibi olmanın planlarını kurunca bu gizliliği bozmak zorunda kalır. Üstelik, ailesinden sürekli evlenmesi üzerine -heteroseksüel olarak- baskı görür, yaşlı dedesi her ziyaretinde yanında çocuğunu ve karısını görmek istediğini söyler. Bebek sahibi olmak, hem dedesinin bu isteğini kısmi de olsa gerçekleştirmek hem de ailesinin yönelimine olan tepkisini azaltmak için kritik bir karardır. Eşiyle beraber süreci yürütürler ve iki çocukları olur. Anne ve babası torunlarını internet yoluyla görür ve çok severler. Bebekler yaşlarına geldiğinde ise eşi ve iki çocuğu ile Çin’e giderler.

Dede, torunlarıyla tanışır fakat bebeklerin annesini halen merak etmektedir. Bir türlü bu soruya cevap veremezler, dedeyi geçiştirirler. Sonradan ise eşcinsel evlilikleri olduğunu dedeye söylememeyi uygun bulurlar. Çünkü dedenin mutluluğu, tek erkek torununun çocuklarını görebilmesine bağlı ve bu onun için çok değerli, bu değeri yitirmeyi doğru bulmaz. Mutlu aile fotoğraflarıyla, biraz buruk biraz huzurlu bir şekilde Çin ziyaretini sonlandırırlar.

Bu sevimli belgesel bittikten sonra çok şey sorgulatabiliyor. Öncelikle coğrafyalar açısından sosyolojik yapı çok da uzak gelmiyor bizlere. Geleneksel düşünce, erkeğin aile içerisindeki yeri, kan bağının kutsallığı, eşcinselliğe bakış açısı gerçekten çok benzer. Fakat Hao, şanslı eşcinsellerden birisi, Amerika’ya gitmiş olması onun şansının kaynaklarından. Her ne kadar Çin ve Amerika kültürleri arasında bir köprü kurmaya çalışsa da uzlaştırma yoluna gitse de aşamayacağı şeylerin olduğunun farkında. Bunu belgesel olarak kayıt altına alması da sosyolojik incelemeler için değerli bir durum. Atanın, ailenin büyük erkeklerinin önemli bir güç kaynağı olduğunu ve saygının, hürmetin aşılamaz sınırlar çizdiğinin de kanıtını yine bu belgeselden rahatlıkla görebiliyoruz.

Cesur bir kararı deneyimlemek adına bu kısa belgeseli izlemeniz gerektiğini düşünüyorum. Her ne kadar toplum tarafından günümüze taşınan kodları hayatımıza uygulamak zorunda kalsak da her şeyin bir gün değişebileceğini, hangi kimliklerden meydana gelirse gelsin sevginin olduğu her yerde bir çatının kurulabileceğini benimsemek zorundayız.

Eşcinselden baba olur mu? Bal gibi de olur. O zaman, iyi seyirler!

Ufuk KADIZ

ufukadiz@gmail.com

Ufuk KADIZ

Ufuk Kadız 1995, Kartal doğumlu. Lisenin son yılına kadar öğretmenlik diye tuttururken kararından vazgeçip Kadir Has Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema bölümüne tam burslu olarak girdi. Mezun olmasına yakın Leyli Sanat'ı kurdu ve çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Öte yandan mezun olduktan sonra Halk Eğitim'de Kısa Film Yapımı kursları verdi, çalışma hayatında sinema ve eğitimi birleştirmek ve Leyli Sanat'ı fiziki bir yere dönüştürmek en büyük iki hayali.
Ufuk KADIZ

2 thoughts on “All In My Family: Eşcinselden Baba Olur Mu? | Ufuk KADIZ

  1. Baba kelimesini yaşamına sadece başka bir unvan daha katmak için değil,gerçekten tüm zerresiyle yerine getirebilecek ister hetero ister eşcinsel her bireyden baba olur.

  2. Geçte olsa okumuş olduğum eleştiri yazın yine etkileyici yalın anlatımıyla yormadan vermek isteğini doğrudan okuyucuya veriyor. Kalemine sağlık canem belgeselide izleyeceğim ayrıca birazdan. 😍 👏👏👏👏👏 Tebrikler 👏

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up