Anasayfa » Yazar Arşivi: Çiğdem Sude

Yazar Arşivi: Çiğdem Sude

BAL GÖZLÜM | Çiğdem SUDE

İLK İZLENİM Otobüsten indim. Kendimden emin adımlarla buluşacağımız noktaya gittim. Orada bekliyordu. Heyecanlı olduğu her halinden belliydi ama asaletinden de ödün vermiyordu. Beni gördü ve tüm içtenliğiyle gülümsedi. Bir yere oturduk ve konuştuk. Meraklı ve bir o kadar da ilgili bir şekilde beni tanımaya çalıştı. Bunu yaparken de göz teması kurmayı ihmal etmedi. Ama bir yandan da gözlerime bakarken çekinen ...

Devamını Oku »

Sana Yakın Olmak Var | Çiğdem SUDE

Sen masmavi suların ve bembeyaz köpüklerinle mucizevi bir denizsin. Parmak uçlarından saç tellerine kadar hissedilen ürpertinin sahibi, Huzurun başkenti, mutluluğun adresisin. Tüm bunlar için sana yakın olmanın yolları var. Alaycı yürüyüşe sahip bir yengeç olabilirim mesela Ya da sahte, acı gülüşe sahip bir yunus. Cansız bir varlık da olabilirim. Güneşte kavrulmuş, rüzgarlarla insanın gözüne kaçan bir kum tanesi mesela Ya ...

Devamını Oku »

Sarı Çiğdem | Çiğdem SUDE

Uzun bir uykudan sonra, 22 Eylül sabahında iki kayanın arasından bir boşluk bulup üzerine atılmış bir yığın toprağı yararak başını yeryüzüne çıkarmayı başardı. Zorlu şartlara sahip olsa da asla pes etmedi. İnatla hedeflerine doğru yol aldı. Gözlerini gökyüzüne dikti. Bir ışık topu gözlerini kamaştırdı. Aynı zamanda ışık topu ona iyi geldi. Sanki vücudunun içine ruhunu üflemişti. Bu sayede köklerini hissetmeye ...

Devamını Oku »

HOŞÇA KAL DEĞİL, ELVEDA! | Çiğdem SUDE

“O gece iki bedenin en unutulmaz sahnesi yaşanır… Yan yana duran iki beden… Aradan geçen bunca zamana inat kopamayan ama birlikte olmayı da beceremeyen iki beden… Belki de bir başlangıçtı o gece… Diğer bedenler için aynı ama küçük beden için farklı olan sıradan bir kış günü, İstanbul gecesi, Kadıköy sokakları, Nuestra… Müzikli bir yerde oturan bir grup genç… İçlerinde ise ...

Devamını Oku »

Süt Kokulu | Çiğdem SUDE

Sabahın erken saatinde bedenine sığmayan bir heyecanla yatağından kalkar. Annesinin ona aldığı beyaz elbiseyi dikkatli bir şekilde giydikten sonra tokalarını da alıp annesinin yanına koşar. Annesinden saçını yapmasını ister. Annesi, saçının iki yanından birer tutam alarak örer ve kalanı saçlarının üzerinde birleştirerek bağlar. Böylece kendi etrafında döndüğünde saçı, bir kuşun kanat çırpışı gibi hareket ederken yüzüne de gelmez. Daha sonra ...

Devamını Oku »
Scroll UpScroll Up