Anasayfa » Yazar Arşivi: Dolunay Kadir YÖRDEN

Yazar Arşivi: Dolunay Kadir YÖRDEN

GİRİFT | Dolunay Kadir YÖRDEN

“İnsanın evi gibisi yok” derler. Ben bu sözü eksik buluyorum. Bence insanın evindeki sessizlik gibisi yok. Yani ev olacak ama yetmez, aynı zamanda o evde senden başka kimse olmayacak. Elbette benim gibi düşünen çok insan var. Ufacık bir evi kalabalık bir aile ile paylaşanlar beni bencil ya da konformist ilan edebilir. İmkânım olsa onlara bir günlüğüne bu imkânı sunar, çenelerini ...

Devamını Oku »

KONKASÖR | Dolunay Kadir YÖRDEN

Çiçeğim var, tutsak benimle. Çayımın demini, Pencereye konan güvercinin yemini, Mahkeme yolunda ayakkabıma yapışan toprağın yasadışı yollarla hücreme gelmesini bekledi, Saksısı kesilmiş plastik su şişesi. Su dolu bir leğen koydum avluya. Gece dolunayın yakamozu vurdu, En yakın denize en uzak yerdeyken Hem de her şey yasakken insana. Süpürgenin sapından tavla pulu, Jiletin plastiğinden zarını yaptım. Aşka karşı hep yek, Düşmana ...

Devamını Oku »

Ruh Hatası | Dolunay Kadir YÖRDEN

“Hişt, pişt! Beni dinliyor musun? Sana sesleniyorum, neden cevap vermiyorsun? Ahh pardon unutmuşum, sen sadece dinlersin, duvarlar konuşmaz ki! Aslında sessizliğini seviyorum, fakat bir şey eksik… Ben konuşurken en azından onaylar gibi başını sallasan ne olur? Ne olur? Duyamıyorum. Deprem etkisi mi yaratır? Yaratsın! Hadi o zaman yıkılsın, insanlar tarafından kurgulanmış şehir!” Bir şehirden öte yıkılması gereken o kadar çok ...

Devamını Oku »

YABANSIĞLAŞMA | Dolunay Kadir YÖRDEN

Bir nevi aciz durumdayız, yenilmişliğimizi zafer diye sunarken taç yoktu başımızda ama inandırdık. Kaybettiğimizi sandığımız her şey tekrar dikilince karşımıza B planımız yoktu. Biz bir yola çıkacaktık ve dönmeyecektik geriye. Bütün sual buydu bizi götürmek istemeyen geçmişe. Tek tek yaktık üstümüzde ne varsa; bedenimiz hariç, zaten onu içerisinde yakan daha şiddetli ızdırapları, görkemli fikirlerle soslanmış ideaları vardı. Heybeye doldurmaya ne ...

Devamını Oku »

MASİNO | Dolunay Kadir YÖRDEN

Masino! Duyuyor musun beni? Gaz lambasının isinde arıyorum seni. Yirmiye otuz bir pencere, camı yok. Çocuklar kâğıttan uçurtma uçurmuyorlar. Soğuk namlu, uykusuz bir gece… Nefesinin dumanıyla haberleşiyorduk. Duvarda adın yazıyor mu hala? Yazan arkadaşın yatıyor mu kanında? Bunların cevabını istiyorum Masino! Kediye tasma yapılmış çakmak Sevilsin diye değil, vurulsun diye. Ay ışığı dost, rüzgâr düşman, Taşlarla doldurulmuş pet şişe… Mazot ...

Devamını Oku »

Matruşkadan Çıkan Erkek | Dolunay Kadir YÖRDEN

“Kadınlar, bizim kadınlarımız: soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen kadınlar…” Şair bu mısralarda ne kadar hassas ne kadar da kadının toplumdaki rolüne isyankâr. “Bizim kadınlarımız” diyerek nasıl da sahiplenmiş ve kadınların bayraktarı olmuş! Toplum tokadına karşılık, adalet tokadıyla terbiye etmek bu olsa gerek. “Kadına el kaldırılmaz, onlar zayıf canlılar” diyenler bu şiirden feyz almış olmalı. Nedense kadınlar hakkında söz sahibi olanlar, ...

Devamını Oku »

İktisadi İstibdat | Dolunay Kadir YÖRDEN

Tek elin nesi var? İki elin sesi var. Aslında böyle değildi ama olsun. Ha bir el demişim, ha tek el, önemli olan bağlamı oturtabilmek. Unkapanı tek-el fabrikasını duydunuz mu? Ankara’daki tek-el grevini? Duymadınız mı? Biri kapandı, diğeri sonlandı. Bugüne dair konular değil zaten. Unutun gitsin… Atasözünü deforme edip, ardından bir yer, bir aksiyon bildirimi yaparak konunun ne kadar ciddi olduğunu ...

Devamını Oku »

Y-azar Yazısı | Dolunay Kadir YÖRDEN

Kaleminiz kıvraksa, gözlem yeteneğiniz varsa gördüğünüz hemen hemen her nesne üzerinden öykü, şiir yazabilirsiniz. Okuyan için yazdığınız bir şey ifade etmese bile verdiği haz sizi tatmin edecektir. Bu yüzden “ne kadar berbat bir yazı” şeklinde yapılan yorumları ciddiye almayın. Çünkü o eleştiriyi yapan kişi sizi ciddiye almadı, büyük ihtimal kendisini de… Yazar olmak için illa tanınmak gerekmiyor. Billboardlarda, el ilanlarında, ...

Devamını Oku »

Jeopolitik Masal | Dolunay Kadir YÖRDEN

Coğrafya öğretmenimizin bize kara tahta önünde çizerek öğrettiği coğrafi tanımlamalardan birisiydi “ada” sözcüğü. Dört tarafı denizlerle çevrili olan kara parçasına ada denirdi. Sonradan babamın aldığı arsanın tapusuna bakıp orada ada, pafta vs. yazılarını görünce “demek ki artık bizimde dört tarafı denizlerle çevrili bir ‘adamız’ olacak” diye sevinmiştim. Bu sevincim uçsuz bucaksız çorak bir tarlada, tellerle çevrili bir alanın arsamız olduğunu, ...

Devamını Oku »

İNANNA | Dolunay Kadir YÖRDEN

“Ben kadınım!” dedi. Kurak bir iklime baharı haykırarak ölü düşlerin arasından geçip törenin, namusun ve ahlakın üstüne basarak lanetlenmiş vücuduna, isimsiz rahmine inat ve göbek bağını kestiği celladına uykusuz gecelerini,sancılarını sunarak… Barışın dilini karanfillere yazarak geldi Lilith’in hayali için. Beyazlar içinde haykırdı: “Ben kadınım! Yasak tanımam sizin beni tanımadığınız gibi…” Elmayı tekrar çaldı dalından. “Cezam cennetten sürgünse şayet; cehennem, insanlığın.” ...

Devamını Oku »

IF (V) RETURN (Y) | Dolunay Kadir YÖRDEN

İnternette gezinirken bir fotoğraf dikkatimi çekiyor. Metalik parlak yüzeyli, insan görünümlü robotlar tek sıra halinde yürüyorlar. Fotoğrafın hemen üstünde bir başlık “Büyük Tehlike”. Merakıma yenik düşüp fotoğrafı tıklıyorum. Haberin içeriğine girince saygın bilim insanlarının robotlar hakkında insanları endişeye düşürecek tespitleri yer alıyor. Haberin detayları ile size oyalamak istemem. İşin özü; dünyayı gelecekte robotlar yönetecekmiş, ben bunu söyleyenlerin yalancısıyım. Başkalarının yalanını ...

Devamını Oku »

Pinhan | Dolunay Kadir YÖRDEN

En son buluşmamızda, bunun en son buluşmamız olacağı aklımın ucundan dahi geçmemişti. En son buluşmamızın ardından en son buluştuğumuz yere geldim. Mumyalanmış balkabakları, ağaçlara bağlanan kurdeleler, divandan bozma geniş koltuklar, gıcırdayan salıncaklar ve sağa sola serpiştirilmiş kasvetli lambalar… Her şey yerli yerinde, dün gibi. Fakat hiçbir şey onunla buraya geldiğim zaman kadar tılsımlı gelmedi. Konuşmak için keşfetmeye çıktığımız gecede, susmak ...

Devamını Oku »

100 Yıllık Deli Rüyası | Dolunay Kadir YÖRDEN

Uçurumun kıyısında dilimiz. Aklın esaretinden deliliğe, intihara meyilliyiz. Düşündüğümüzü söylesek felaket, söylemezsek ispatlanamaz suçumuz. O kadar deliyiz ki, sorsanız ne zamandır delisiniz? 100  yıldan beri diyecek kadar akla sığınmışız. İşte budur bizim kendimizden kaçışımız… Hiç unutmuyorum her şey 100 yıl önce gördüğüm rüya ile başladı. Karşıdan bir kadın geliyordu. Elinde ödevleri, dilinde fedakarlık ninnisi, üstünde kaygı elbisesi, saçlarında salınan korkular ...

Devamını Oku »

KAÇA(Ş)K | Dolunay Kadir YÖRDEN

Romantik aşklar çağına geç kaldık biz, Ne dağları deldik ne de pembe panjurlu evlere sığdık. Yeryüzünün tavanı ve tabanıydı aşkımızın yüz ölçümü. Tahta yatak ve rutubete mecburiyet. Düzenli bir bavula sığdırılmış öyküler. Oysa ana caddelerde yürümek yasak, Kırmızı ve mavi ışıklar yakışmıyordu gözlerimize. Gözlerimiz, birbirimize açılan pencere, Nereden baksak güneş alıyor. Kelepçeli eli tutmak, çiçek tutmaya benzemez sonra. Biliyorduk ve ...

Devamını Oku »

ŞİZOİD | Dolunay Kadir YÖRDEN

Masamın üzerine tek tek bırakıp detaylı bir şekilde incelediğim şeylerin kimliklerim olduğunu bilmeyen bir kişi, uzaktan benim tarot falına baktığımı düşünebilir. Pasaport, öğrenci kimliği, paso, nüfus cüzdanı hepsi bize devletler ve onların kurumları tarafından verilen belgelerdir. Ben hiçbir devlete ve ona bağlı olarak organizasyon yapan kuruma güvenmediğim için kimliğimi kendim yapıyorum. Resmi kayıtlarda yaşadığıma dair bir bulgu yok. “Bana danışılmadan ...

Devamını Oku »

BARAŞ | Dolunay Kadir YÖRDEN

Meydan tıklım tıklım doluydu. Balonuyla koşturan çocuklar yüzünden balonu olmayan çocuklar ağlıyordu. Pamuk helva satıcıları özellikle ağlayan çocukların yanında daha bir gür sesle bağırıyordu: “Pamuk kalpli anneler bir pamuk helva alın, çocuk sevindirir, yumuşacık pammuukkkk helvaaaağğ.” Bazıları çocuklarını susturmak için pamuk helva alıyor, sinirli bakışlarla homurdanarak dilenciye sadaka verir gibi parayı tezgaha atıyorlardı. Parası olmayan anne babalar da  ağlamasına aldırış ...

Devamını Oku »
Scroll UpScroll Up