Charlotte | Anıl AKSOY

Charlotte’u gördüğüm gece kaybettim ben. O gece güzel bir eylül yağmuru vardı. Hava ılıktı ve rüzgâr yoktu. Barın kapanmasına bir saat kala geldi siyah saçlarından düşen su damlaları beyaz teninde ölümcül bir zarafet ile süzülürken. Beyaz, bir insana ancak bu kadar yakışabilirdi diye geçirdim içimden görür görmez. Yavaş adımlarla bara geçti. Yavaşça saçlarını topladı ve … Okumaya Devam Et!Charlotte | Anıl AKSOY

Beyaz Kağıt, Kırmızı Şarap | Ufuk KADIZ

Uzun zamandır sigara içmiyordum. Filmlerde olur ya, yazarlar kitaplarını bitirdikten sonra kutlamak adına bir kadeh kırmızı şarap ile sigarasını yanı başına hazırlar. Evde şarap yok, sigaram da şurada bir yerde olacaktı. Yazıma başlamadım bile, sigaraya gereksinim duyuyordum. Sanki içime çekeceğim duman, hikâyemin akışına öyle bir yön verecekti ki, yüzyılın en iyi yazısı bana ait olacaktı. … Okumaya Devam Et!Beyaz Kağıt, Kırmızı Şarap | Ufuk KADIZ

AYAK BAĞI | Mehmet Akif ÇAKIR

Elleri önünde uzun süre oturmaya devam etti. Uzamaktan ağzına girmiş bıyığı, yüzünün yarısını kaplamış sakalı, yer yer aşınmış siyah deri pantolonu ve kirden pastan açılmış neredeyse siyah denebilecek kalın keten paltosuyla bir yaşayandan çok oturduğu bankın ruhsuz sakini gibi gözüküyordu. Gözleri sürekli, önüne düşen nasırlaşmış, damarları kabarmış, eti çekilmiş ellerindeydi. Hareketsiz, cansız bir nesne gibi … Okumaya Devam Et!AYAK BAĞI | Mehmet Akif ÇAKIR