Anasayfa » Yazar Arşivi: Tunahan ÇETİN

Yazar Arşivi: Tunahan ÇETİN

ZARİN | Tunahan ÇETİN

Hayatı yaşamak sevebilmektir seni. Elinde bir yumurta ile şeker almak isteyen çocuk misali. Yumurtadan da vazgeçilmez şekerin verdiği hazdan da. Oysa ki ben çölden de vazgeçtim serden de, Maldan da vazgeçtim, mülkten de bir tebessümün için. Ne gecenin karanlığı korkutur beni Ne de gündüzün güzellikleri kandırır. Sana koşuyorum ayaklarım bağlı, ellerim bağrımdayken bile. Otursak gün batımına doğru, el ele geceyi ...

Devamını Oku »

AYYAŞ | Tunahan ÇETİN

Milyonların içinde karton kutuya hapsolmuş bir ayyaşım şimdilerde. Tek derdim şarabımın bitişi, tek sermayem geride bıraktığın son bakışın. Sahi bir gün biter mi? Sahi bir gün gider mi? Ey İstanbul’un kalabalığını kahkahalarına hapsetmiş kadın! Ey sevincini ele, hüznünü bana yad etmiş kadın! Ne dünyanın kahrı çekilir ne de sensizliğin ertesi. Ne melun bir şeymiş sana olan açlık! Sen sanıp koşmalarım, ...

Devamını Oku »

Son Mektup | Tunahan ÇETİN

Bozkırlarda kaybolan bir keçi çobanıyım. Geleceğim; bir eşek yükü, geçmişim; heybemdeki son sarma kaçak tütünüm. Binlere son kez haykırsam kim duyabilir ki sessiz çığlığımı? Ne göğsümde yumuşattığım hırçın yağmur damlaları Ne her ayağa kalkışımda ayağıma vuran çarıklarım Ne de yıldızları seyretmek için yırttığım çadırımdan sırtıma vuran sonbahar ayazı… Hiçbir şey caydıramaz beni sonsuz uykuya olan özlemimden. Kim bilir belki bu ...

Devamını Oku »

on üç yaş | Tunahan ÇETİN

on üç yaş “Çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler.” Nazım HİKMET Salıncaklara koşuyorum, elimde papatyalar. Ne arkamda ölümün korkusu ne de açlık endişesi. Bitkin bedenim yenik düştü, minik parmaklarım kırılgan. Hem annemin sütsüz memesinden de tutamıyorum ki… Ben Afrikalı Yunwa, şimdi cennet ışıklarına koşuyorum. Yediğim önümde, çamura bulanmış ağaç yaprakları. Yemediğim hayalimde, çöpe attığınız bir parça ekmek! Silah sesleri annemin susmuş ...

Devamını Oku »

Pesimist | Tunahan ÇETİN

Bir çiçek oldum, sabahın çiğine kandım, yağmur sandım, açtım. Kokumu rüzgâra saldım, meğer açtığım yer çölmüş, kurudum. Bir kalem oldum. Aşk üzerine hatıratlar yazacağım sandım. Bir de baktım ki hâkimlerin elinde bir idam mahkûmunun kırılan kalemiyim. Kırıldım… Kırdım… Bir türkü oldum. Özenle, cefayla yazıldım. Leylalar, Mecnunlar için söyleneceğim sandım. Bir de baktım ki bir sarhoşa meze oldum. Şimdilerde ise kendi ...

Devamını Oku »

Sarı Bisiklet | Tunahan ÇETİN

İnsan ağladığı için Tanrı’ya küser mi? “Anne, babam neden konuşmuyor?” diye hüngür hüngür ağlamaya başlamıştı daha on üçünde olan Serhad. Her damla gözyaşı güneşin kavurduğu toprağı ıslatırken, içinden hep bir şeyler eksiliyordu. “Anne üşüyorum sarıl bana, babam hiç yataktan çıkmıyor, bana sarılmıyor. Yağmur yağıyor üşüyorum, anne sarılsana bana.” Yağmuru çok severdi çünkü yağmur yağarken, o nefretle baktığı güneş olmazdı. Yağmuru ...

Devamını Oku »

HOŞ GELDİN | Tunahan ÇETİN

Tenin kokuyor ellerim sensiz geçen onca zamana inat. Dokuz senenin verdiği acının ve hüznün en güzel meyvesiydi bu gün. Onca zamandan sonra hiç eskimeyen düşüncem, can alıcı onca kedere rağmen bağrımı delen sevdamdın. Ardından çalacak sazım, söyleyecek türküm yoktu ama seni bağıra bağıra anlattığım şiirlerim vardı. Yine hoş geldin, Benden hiç gitmeyen… Yeni doğan bir bebeğin saflığında sevdim seni. Her ...

Devamını Oku »

HOŞÇA KAL | Tunahan ÇETİN

Bir kaçak çay manzarasında rastladım hayal dolu gözlerine. Ne o gülmeye doyabiliyordu ne de ben içimi eriten gülüşüne âşık olmaya engel oluyordum. O muydu Beni kendine bağlayan, yoksa ben miydim Benliğimi ona adamak için bahanelere sığınan? Bir gündüzümüz vardı kahkahalara boğulduğumuz, bir de gecem vardı bütün hüzünlerin gözyaşına boğulduğu. Hoş geldin ömrüme… Hoş geldin gülüşe aç dudaklarıma milyonlarca gülüş bağışlayan ...

Devamını Oku »
Scroll UpScroll Up