Ayrılık Bukağısı | Hakan GÖKKAYA

Her ayrılık bir bukağı bırakır yürekte.
Terkisinde ruhun sürünür yalnızlık.

Çığlıktır, duyulmaz yankısı sinmiş dağlarda,
Dağılan seslerin uzaktan gelen tınısıdır.

Her sürgün bir hüzün olur devrilmeyen,
En ıssız çöllerde yaşama savaşıdır başlar.

Hoyrattır boşa akan ırmaklar serap olur.
Urup gezer, incinmez ayaklar kayalarda.

Bazen bir nokta, bir mim kadardır ömrün
Ünü yayılırken tenha sözlüklerde

Dert, der; derya olur dudaklarından nağmeler
Er ya da geç dökülür, en gümrah seylabeler.

Bulunmaz değil ilacın arar Süleyman’dan
Danışılır meclislere bulunur, çare Mısır’dan

Virandır dağlar, prangalar vurulur sözcüklere
Erenler diyarından haber var, haydi sefere!

Dönülmez bu yoldan aşıldı Kaf Dağı’nın ardı
Ardınca Zümrüdüanka yoruldu, yoktu günahı.

Simurg’a ulaştı, giden kırk kuş yunmadı yüzü
Üzülmesinler! Kadere boyun eğdi gökyüzü.

Tutun şimdi dilinizi, bir ah, bin ocak yakıyor.
Yoruldu artık, gönül sevmekten utanıyor.

Hakan GÖKKAYA

hakanngokkaya@gmail.com

3 thoughts to “Ayrılık Bukağısı | Hakan GÖKKAYA”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir