Bahar Sandıklarım | Recep TÜRKAN

Sonbaharın bitmesini beklerim umudun nefesiyle, neden mi bekliyorum?
Çünkü sonbaharda döktüğüm yapraklarımı, kırılan dallarımı onarmak; rüzgârın şiddetli kesiklerini sarmak için. Sonbahar çok eksiltir beni, bir o kadar da tamamlar serin, sert esen rüzgâr. İçimi karartır gri soluk havası, bir o kadar da buruk ve hüzünlü bir huzuru yaşatır bana. Bir arayıştır benim sonbaharım, baharı bekleyiş değil. Bahar zaten gelecek bu belli, önemli olan sana baharı getiren ben; bunu bilir, bunun için baharı severim. Yoksa sonbaharda umut kırıntılarına sarılır, sert rüzgarlarda savrulur, yarım parça bahar hatıralarıyla yaşarım. İnsanoğlu! Bahar bizim içimizde, baharı yaşayış bizim elimizde, sonbahar da öyle, baharların gerçeği de bizim yüreğimizde…

Bahar bir gelirse insana, gönlünde papatyalar açar. Sararan yapraklar daha güzel daha güçlü yeşerir, insan yaşadığının farkına varır. Liman nasıl beklerse gemiyi, insan baharını öyle bekler, öyle arar, öyle ister… Bahar yeşertir kararan solmuş umutları, huzurları yeşertir. Mutluluğu sağlar, insana can verir. Öyle bir bahar gelmeli ki insanlığa; temizlenmeli tüm kötülükler, griler canlı renklere dönmeli, huzur dolmalı tüm gönüllere, öyle bir bahar gelmeli.

Güneş sıcaklığı ile dolmalı kalpler, sessizlik kuş sesleri ile son bulmalı, huzur bulmalı insan baharda. Hatta derim ki ben: ‘’Gülüşünde bahar var sevgilim, gördükçe gönlümde papatyalar açıyor.’’ Bahar gelmeli gönüllerinize, “maneviyat baharı” olmalı bu, bahar basit olmamalı, gelip geçici değil de gerçekliğin ta kendisi olmalı! Ben buna bahar derim yoksa insan bulamazsa kendisini, kalır sürekli sonbaharda.

Baharın gelişi bende böyledir, benim dünyama böyle gelir bahar. Daha ne baharlar göreceğim kim bilir ya da bir sonbahar sabahı, bahar hatıralarıyla uzun bir uykuya dalacağım. Baharlarınızı kaçırmayın, sevin; arının papatyayı sevdiği gibi sevin. Hepinize nice baharlar.

Recep TÜRKAN

yelken12@outlook.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir