Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar – Tiyatro Serisi I

Çağdaş Amerikan tiyatrosunun popüler yazarlarından Neil Simon’un yazdığı bu keyifli Broadway müzikali, Yeşim Gökçe’nin çevirisiyle ve Ersin Umurlu’nun yönetmenliğinde İstanbul Şehir Tiyatroları’nda temsil ediliyor. Sahnelendiği birçok ülkede beğeniyle izlenen ve Tony, Outer Critics, Theater World ödüllerine layık görülen Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar eğlenceli bir aşk müzikali.

Yazar bu tiyatro metnini 1978’de dostu ve aynı zamanda oyunun şarkılarının bestecisi olan Marvin Hamlisch ile şarkı sözlerinin yazarı Carole Bayer Sager’in yaşadıkları aşktan esinlenerek yazmış. Gerçek hayattan birebir uyarlanan Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar tek ortak noktaları müzik olan Vernon ve Sonia’nın ilişkisini anlatan bir aşk müzikaline dönüşüyor böylece.

Müzikali şöyle bir özetlemek gerekirse; ikinci el sahne kostümleri giyen delidolu söz yazarı Sonia Walsk, hayranı olduğu Gramy ödüllü ünlü besteci Vernon Gersch ile albüm yapmak üzere görüşmeye gider. Bu görüşme Sonia’nın sevgilisi Leon’dan yeni ayrıldığı ve terapiste gittiği zamana denk gelir. Sonia’nın yazmış olduğu şarkı sözlerinden birini beğenen Vernon onunla çalışmayı kabul eder. Müzik birlikteliği olarak başlayan bu ilişki zamanla aşka dönüşür. Fakat Sonia’nın yeni ayrıldığı sevgilisi Leon, Vernon ile Sonia arasında sürekli sorun olmaktadır. Hem çok eğlenen hem sürekli kavga eden bu çiftin inişli çıkışlı ilişkisi çok renkli ve dinamik ilerlerken Sonia’nın “bizim kızlar” diye nitelendirdiği diğer Sonia’lar ara sıra Sonia’ya eşlik etmek, onunla birlikte düşünmek ve dans edip şarkı söylemek için sahneye çıkınca Vernon’un “bizim çocuklar” dediği diğer Vernon’lar da sahnede beliriyor hemen. İki tutkunun aşk hikâyesini ve kafalarının içindeki sesleri başka bir karakter olarak izlediğimiz bu oyun bol müzikli ve danslı bir gösteri şeklinde ilerliyor.

1970’lerin müzikali olan Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar Arzu Işıtman’ın dramaturji çalışmasıyla günümüze göz kırpıyor. Müzikalin iki başkarakterinden besteciyi Ali Mert Yavuzcan oynarken, söz yazarı Sonia’yı ise Özge Özder canlandırıyor. 150 dakika süren oyunda bitmek bilmeyen bir enerji ve yüksek bir tempo ile sürekli şarkı söyleyip dans ettiler. Yardımcı dansçılar ve diğer Sonia Walsk ile Vernon Gersch’ler; Köksal Ünal, Evrim Artut, Müge Gülgün, Çağrı Büyüksayar’ın kareografileri ise oyuncular arasında yer alan Köksal Ünal’a ait. Hem sesleri hem bedenleri ile seyirciyi büyülemeyi başardılar. Efekt tasarımını üstlenen Nesin Coşkuner ve ışık tasarımını yapan Kemal Yiğitcan’ın da bu büyüde etkileri büyük. Eylül Gürcan’ın sahne tasarımı, birçok devasa dekorun sahneye getirilip bir dakikalık kararmada hemen çıkarılmasıyla oyunun çok mekanlı olmasını sağlarken Gamze Kuş’un üstlendiği kostüm tasarımı ile kostümlerin dansa ve mekana uygun değişmesi de oyunu zenginleştiriyor. Ve elbette olmazsa olmaz orkestra: piyano ve klavyelerde Orçun Tekelioğlu, davulda Yalçın Gören, bas gitarda Emre Türkmen, akustikte ve elektrik gitarda Gürkan Karaman vardı. Müziklerin düzenlemesini ise Orçun Tekelioğlu yapmış.

Müzikale esin kaynağı olan Emmy, Grammy, Tony, Oscar ve Pulitzer gibi ödüllerin sahibi ünlü besteci Marvin Hamlisch, 2012’de yaşamını yitirdi. Hamlish aynı zamanda, The Way We Were (1973) filminin unutulmaz bestecisi. Sanatçı, bu bestesiyle, En İyi Orijinal Şarkı dalında Altın Küre ödülünün sahibi olmuştu. Söz yazarı Carole Bayer Sager ise hayatta.

Neslihan DEMİRHAN

ndemirhann@hotmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir