BEDENİMİN SESİ | Rafet KODAŞ

Bir nefese sarılır bedenim.
Gün batımının ruhta şarap etkisi yaptığı vakitte,
Kurumuş köklerime Fırat’ın can veren suyu salınmış gibi gelir aşk.
Titrek, ürkek bir salınışla toparlanmış bulunmuş;
Bilmem kaç metre olan damarlarım.
Bilmem kaçta kaçının su olduğunu öğrendiğim bedenimin, gördüm önünde büyüdüğü zamanı.
Tek manaya büründü kalbim, ona hükmetmeye Adem’in bile gücü yetmez.
Tarumar olmuş beynimle savaşır durur daha nice bir ömür…
O bedene bir de aşk düştüğünde,
Tıbbın bile çaresiz kaldığı ateşlerde yanar olur bedenim.
Çekilir tüm hücrelerim, zebani görmüş ürkek bir çocuk gibi.
Yıldırım çarpmış ceylanın titremesi düşer
Fani bedenimin en uç köşelerine…

Saatleri, saniyeleri hatta saliseleri kovalar gözlerim.
Annelerin bereketli memelerinde akacak sütü bekleyen
Kundaklı bebekler gibi bekler dudaklarım,
Billur çeşmesi dudaklarını.
Bahar yağmuru gibi yumuşaktır tenin
Islanmaya doyamadığım.

Utanır nar kırmızısına döner yanaklarım,
Gözlerine değince gözlerim.
Demircinin dövmeye hazırladığı demir parçası gibi yanar bedenim.
Bedenine sarılır ansızın bedenim.
Su kuyusuna düşen kor demir gibi
Darbelerin en alasına dayanmaya yüz tutar çeliğe döner bedenim.

Rafet KODAŞ

rafet.ms44@gmail.com

 

Yorumlar

  1. Bazı yerlerde kopukluk hissettim. Yazım yanlışları da var. Ama sonlara doğru şiir güzelce aktı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir