Bir Aynanın Sesi | İdil AVAN

Bana baktığında ne görüyorsun? Yalnızca dış görünüşünün bir yansımasını mı, yoksa içinde göremediğin şeyleri mi?

Ben sadece bir aynayım. Seni sana gösteren hatta neredeyse her gün kullandığın, tamamen sıradan bir obje. İnsanların ilk işi, sabahları benim karşımda yüzlerini yıkamaktır. Tüm gece asılı olduğu yataklarından kalkarlar ve gözlerini gördükleri rüyalardan yahut kabuslardan temizlerler. Onların gece neler gördüğünü anlayabiliyorum. Güzel rüyalar gördükleri zaman bana gülümseyen yüzleriyle bakıyorlarken, kâbus gördükleri zaman dehşete düşmüş ve üzgün bakışlarıyla karşılaşıyorum insanların. Bildiğiniz üzere rüyalar için insan zihninin bir yansıması olduğu söylenir, ben de insanların bir yansımasıyım işte. Bazen bana sadece nasıl göründüklerini ölçmek için bakıyorlar. Benim karşımda kendisiyle konuşan insanları görmüşlüğüm olduğunu bilirim mesela ama bazen bu durum daha duygusal bir boyuta taşınabiliyor. İnsanlar dış görünüşlerinden daha fazlasını görmek istiyorlar ve bana bakarken kendilerini yargılamaya başlıyorlar ya da içlerine bakmadan göremedikleri gerçekleri aramaya. Böyle zamanlarda, onlara bakan ben oluyorum; benim içimdeki insan değil.

Her gün farklı duygular hissediyorum çünkü bu zamana kadar çeşit çeşit insanla tanıştım ve sizi temin ederim ki hepsi birbirinden farklıydı. Ama geceleri… Özellikle geceleri kendimi çok yalnız hissediyorum çünkü kimse bana korkularından ötürü bakmıyor. Karanlık çöktüğü zaman onları daha ürkünç ve olduklarından farklı gösterdiğimi düşünüyorlar. Bazen bundan ötürü beni sert yumruklarla yahut tekmelerle kırıyorlar, bazense karşımda bağırıyorlar. Ancak yalnızca kendilerini kırdıklarının ve kendilerine bağırdıklarının farkında değiller… Hatta bu sebeple bir sürü korku filmine konu olduğumu da bilirim. Örnek vermem gerekirse, Bloody Mary hikayesini duymuş muydunuz? Eminim ki aklınıza ilk gelen şey içki oldu ancak değil. Bloody Mary, henüz ölmeden tabutun içinde toprağa gömülmüş bir kızın hikayesi ve rivayete göre, gece saat 03.00 sularında benim karşımda onun adını tekrarlayarak onu görebileceğiniz söylenir. Birçok insan, çeşitli şekillerle bu hikâyeyi kullanarak beni beyazperdeye korkunç bir şekilde yansıttı ama şunu söyleyebilirim ki bu kalıplaştırılmış düşüncelerden çok sıkıldım! Korkunç olan hikayeler, ben değilim ve unutulmamalı ki bu hikayelerin yazarı da insanlar.

Ben sadece bir aynayım. Bana nasıl bakarsan, öyle görürsün. Ben ürkünç ya da olduğumdan farklı değilim, insanlar öyle. Ben, insanlar mutluyken de üzgünken de aynı aynayım. Ben, güneş doğarken de karanlık çökerken de aynı aynayım. Ben sadece seni sana gösteren, basit bir aynayım ve… Aslında benim sıradanlığımı güzel yapan da bu: sadece dikkatli bakıldığı takdirde görülebilecek bir sıra dışılığa sahip olmam. Beni gör, sadece kendini değil.

İdil AVAN

idilavan@hotmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir