Cazİplik | Emine Ömür SEÇİNTİ

*Doksan bir numaralı atlı karınca manzarası.
Birimiz yirmi sekiz, diğerimiz yetmiş iki yaşında.
Yürüyoruz intihar parkına, yaşamı kumdan dört kubbeli kale yapmaya.
Büyük bir kavgadan çıktık.
Onun soluğu intihara haklılığını anlatıyor.
“Bitirmişim, yapmışım zaten ben her şeyi.” diyor. Benim soluğum tutulmuş bir sonun başlangıcı. Solumuyorum. Yürüyoruz. Yağmur yağıyor. Ayakkabılarımız yok. Bize ait olmayan saçma terlikler giymişiz. Ellerimiz yumruk vaziyetinde ceplerimizde. Onun cepleri ve yumruklarının içi cinneti kavramış, intiharı alkışlamış. Benimkilerin birinde kalem, diğerinde ustura. Tırnak diplerimde… insan derisi, kini, nefreti… insan vicdanını çıkarmaya kazımış, piyanist olmaya müsait on parmak. Pozitif kana batıp çıkmış negatif tırnaklar. Çok az var olmuş güzel anılar gibi yapışıyor. Leş kokarak… Mavi lastik terliklerim yer küreyi döverek sokak huzurunu bozuyor, otuz dokuz numara. Onunsa terlikleri hıçkırığına dokuz sekizlik nota, kırk üç numara… Eğlenmiyoruz. Terliklerimizden gözümü çevirip göğe bakıyorum. İnsan derdince, insana geldiğince çok… o kadar çok bulut var ki… Alıp veremediğim soluğa kılığa bile girmemişler, çıplaklar. Altmış ikiden tavşan yapılamayacak kadar da bozuk. Yanımdakine ise bir uçurum dahi olamamış göğün hiçbir tonu. Geliyoruz intihar parkının büyük meydanına. Yollar ve ışıklarla esir. Gözü; bir sevgiye, hayale, güzelliğe sığmamışçasına kocamanlaşmış. Yakışıklı bir oğlana göz dahi kırpmadı şu intihara gözleri ile kur yaptığı kadar. Neden durduk demiyorum. Hadi demiyorum. Ölü kokulu toprak… Yaşarken bu kadar güzel kokmadığından eminim. Saydırıyorum! Yüz, dediğim an “Gel!” diyor. Yok oluyoruz göğüs kafesinin daraldığı mavi ve kırmızılıkta. Kopuyor uçurtmamın ipi ve uçuyor yedi kat yerin dibine.

(O)

İmza:4+400=?

Emine Ömür SEÇİNTİ

404.emo@gmail.com

3 thoughts to “Cazİplik | Emine Ömür SEÇİNTİ”

  1. Açıkçası bu yazın için bulacağım tabir konusunda zorlanıyorum ama bir şeyler soylemek istiyorum yine.
    İnsanların alnından soğuk ter damlaları akar bazen, yazıyı okurken ben de bu tavır içinde okumamı sürdürdüm. Gerçekten etkileyici bir anlatım ve etkileyici bir dil ile benden geçer not aldığını söyleyebilirim sevgili 404 🙂
    Yazı dilindeki ciddiyetin ve her kelimenin kurduğun cümlenle uyumu,oldukça keyif veriyordu okurken bana. Ben de betimlemelere yeri geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum ve çok da kullanıyorum. Ancak yazımın bu betimlemelerde kaybolmasına izin vermeden sürdürüyorum. Betimlemeler güzeldir,kullanılmalıdır ama yazının akışını arka plana atmadan bunu vermek bence daha güzeldir.
    Emeğine sağlık,Kalemin çok aykırı olsun 404 🌼

  2. Canem ömür yine kurnazca ve bol göndermeli bir yazı. Birbirini kovalayan iki kişi gördüm sanki arada bir daha var yada bir şey. Bu eksende ilerlemiş yazın. Belki de ben böyle hissettim. Kalemine yorumuna sağlık canem 🌼

  3. Merhaba ömür,
    28+72=100 🙂 burada dursun,
    Yazı da yaşamla ölümün araf noktası hissini alıyorum, o araf noktasında her şeyin sınır noktası ya da sıfır noktası gibi hissettim. tırnak altların da avuç içlerinde ceplerde yaşamı yaşama saklanmış gizler,Terliklerin hissiyatı ise her an ayağımın yere değeceği hissini yaşatması ve ayaklarımın ayakkabı giyerken ki gibi sarılmamış olması,özgürlük hissi, aynı zamanda rahat bir şekilde çıkarılabilecek bir şey, hemen hayatın kıskacından çıkabilirim çünkü benim terliklerim var 39 numara. 39 ne ifade etti bana bilmiyorum belki 39 dünya da yer kaplayan ayakların büyüklüğü 39 cm lik bir yüzey teması.Terliğin yerküreyi dövmesi naif bir varoluş mücadelesi bende buradayım der gibi, 43cm lik bir yer kaplama kendine has melodisi, sonra gökyüzü, bulutlar, 62 den tavşan yapılamaycak kadar bozuk bulutlar belki de istenilen 62 çocukluğun tavşanlarını çağıramıyor hayat çok bozuk.intihar parkı mı inanmam, ölü toprak bile canlanacak 28+72=100 olduğunda kavuştuğumuz yani topladığımız da ölüm mü olur yoksa yaşam mı bilemedim ama tüm intihar havasına rağmen içten içe bir yaşam çabası hissettim. 🙂 Öyküye bir kurgu gibi kabul edebilirsin yorum değil de.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir