DALLAS BUYERS CLUB: Psikanalitik Açıdan Bağımlılık

Generic Valium Online

Buy Valium Europe Filmin Künyesi:
Buy Zepose Valium Filmin Yılı: 2013
http://martel-greiner.fr/fine-arts/broissand-ensemble-doiseaux/ Filmin Türkiye’de Vizyon Tarihi: 28 Şubat 2014
Order Valium Uk Yönetmen: Jean-Marc Vallêe
http://bikeelectric.ie/events/action~oneday/exact_date~18-5-2016/ Oyuncular: Matthew McConaughey
Cheap Valium Uk Jared Leto
Jennifer Garner
Order Valium From India Ödüller: En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ı (Matthew McConaughey)
Buy Diazepam 10Mg India En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ı (Jared Leto)
En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı Oscar’ı
Altın Küre Sinema Dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü (Jared Leto)
Can You Buy Valium In Australia Altın Küre Drama Dalında En İyi Erkek Sinema Oyuncusu Ödülü(M. McConaughey)
Altın Küre Sinema Dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü (Jared Leto)
En İyi Ekran Üstü Dönüşüm Dalında MTV Film Ödülü (Jared Leto)
Buy Valium Visa Bağımsız Ruh En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Matthew McConaughey)
Buy Valium Next Day Delivery Bağımsız Ruh En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü (Jared Leto)

segueix en directe la diada de les cultures daltafullaa91003873b2148b4d3ad841e1cf8c190 Filmin Konusu: HIV/AIDS- Seks, Alkol ve Uyuşturucu Bağımlılığı

Dallas Buyers Club, 2013 yapımı gerçek bir hikâyeden esinlenilmiş büyük bütçeli bir Hollywood Filmi. Başroldeki Matthew McConaughey filmde canlandırdığı rol için yirmi kilo vermiş.

Gerçek bir kişi olan Ron Woodrof’un hikayesini konu alan filmde Ron, uyuşturucu bağımlısı homofobik bir erkek. Bunun yanı sıra kontrolsüzce cinsel ilişkiye giren, her gün partner değiştiren neredeyse seks bağımlısı ve kokainin yanı sıra alkolden de vazgeçemeyen bir karakter. Film temelde AIDS’e yakalanmış birinin hikayesini konu alsa da çok boyutlu bir film.

Karakterde alkol, kokain ve seks olmak üzere üç bağımlılık türünü de görmekteyiz. Ron Woodrof bir iş kazası sonucu hastaneye yattığında yapılan testler sonucunda HIV olduğunu öğrenir ve doktorlar 30 günlük ömrü kaldığını söylerler. İçinde yaşadığı dönem ve coğrafya eşcinselliğe yönelik ayrımcılığın olduğu bir dönem ve HIV, çoğu kişi tarafından eşcinsel hastalığı olarak kabul edilmekte. Ron, homofobik söylemlerle böyle bir virüs kapmasının imkânsız olduğunu düşünse de içten içe durum kendisini tedirgin etmeye başlar, ancak bunun yanı sıra alkol, kokain ve seks ile bütünleşmiş adrenalin dolu hayatından vazgeçmez. Bu adrenalin, heyecan tutkunu adam HIV pozitif olduğunu öğrendiğinde inanmasa da bir yandan kütüphaneye gidip araştırma yapan, virüs hakkında bilgi toplamaya çalışan biri haline dönüşür. Bu süreçte zaman da bir yandan işlemektedir. Tedavi olmak için hastaneye gittiğinde o dönem tıp dünyasının gündeminde olan AIDS’i önleyebileceği düşünülen bir ilaç firmasının ürettiği AZT adlı ilacı öğrenir. Ron da hastanede çalışan birinden kaçak yollarla bu ilacı almaya başlar.

Ron bunun yanı sıra tehlike kullanım denilebilecek düzeyde alkol alır ve aynı zamanda kokain bağımlısıdır. AZT’yi de kullanmasıyla birlikte vücut direnci iyice kırılır çünkü ilaç şirketi satmak için ilacı işe yarar gibi gösterse de ilaç aslında toksik maddeler içermektedir ve Ron artık AIDS olmuştur. Bunda AZT’nin, kullandığı alkol ve kokainin çok büyük payı vardır. Fenalaşıp hastaneye yatırılır. Hastaneye yattığı sırada Rayon adında kendi gibi HIV pozitif bir trans kadınla aynı odada kalır. İlk başta Rayon’a karşı oldukça transfobiktir. Özellikle olayların geçtiği dönem düşünüldüğünde AIDS, eşcinsel hastalığı olarak görülmekte ve Ron’un gerçeği kabullenmesi de oldukça uzun sürer. Ron hastaneden ayrılır, tedaviyi bırakır ancak hastanede çalışan birinden AZT’yi temin etmeye devam eder ve kullanır. Sonrasında yasadışı AIDS ilaçları satan birini bulur ve ondan AZT’nin yoğun toksik içerdiğini öğrenir ve AZT’yi bırakıp AIDS’le mücadele edebilen ve vücudun daha dayanıklı tutan ancak satımı FDA tarafından onaylanmamış olan ilaçları alır, bunların işe yaramasıyla bu ilacı satma işine girer ve hastalara bu ilacı temin edip satmaya başlar. Ron’un çıktığı bu yola Jared Leto’nun canlandırdığı trans kadın Rayon’da katılır, birlikte satmaya başlarlar ve Dallas Buyers Club’ı kurarlar. Artık bu ilaçları satarak ciddi paralar kazanmaktalardır ve kapılarında kuyruklar oluşmaya başlamıştır.

Ron, doktorlar otuz gün ömür biçmelerine rağmen yedi yıl yaşamıştır. Bu süreçte alkol ve kokaine devam etmektedir ve obsesyonel masturbatif eylemleri vardır, striptizcilere önemli derecede para harcar. Ve ilaç almaya gelen HIV pozitif bir kadınla dürtüsel bir hareketle ilişkiye girer. Kendisi gibi ortağı Rayon da uyuşturucu bağımlısıdır.  Ancak Rayon’ın durumu bir süre sonra ağırlaşmaya başlar ve hastaneye kaldırılır. Ron haberi alıp hastaneye geldiğinde Rayon ölmüştür, onun ölümü Ron’u derinden etkiler ve ölümünden hastaneyi suçlar.  FDA tarafından, onaylanmamış ilaç sattığı öğrenilir ve sattığı şeylere el konur. Film genel manada Ron’un, ortağı Rayon ve hastanede çalışan AZT kullanımına karşı çıkan kadın doktor etrafında şekillenir. Ron Woodrof kendisine HIV/AIDS teşhisi konduktan yedi yıl sonra ölür.

Buy Diazepam Europe PSİKANALİTİK AÇIDAN KARAKTER ANALİZİ

Filmdeki baş karakterler Ron ve Rayon’dır. Filmdeki bağımlılık türleri bu iki karakter üzerinden ele alınacak ve psikanalitik ekolle karakterlerin kişilik örgütlenmeleri bağımlılık bazında incelenecektir.

Ron Woodrof Karakteri

Ron Woodrof, 80’li yıllarda Teksas’ta yaşamış bir elektrikçi. Ron, seks bağımlısı denebilecek düzeyde dürtüsel cinsel ilişkiye giren, uyuşturucu, sigara ve alkol bağımlısı bir adam.

Elektrikçi olmasının yanı sıra kumar da oynamaktadır aslında, rodeolarla ilgili bahisler açan bir adam. 1950 yılında Teksas’ta doğmuş gerçek bir kişiyi aslında Ron. Çok dikkat uyandırıcı bir yaşam öyküsüne sahip. Filmdeki karakter üzerinden ele aldığımızda oldukça bağımlı bir kişilik örüntüsüne sahip, oldukça dürtüsel ki yine bu dürtüsel ve sağlıksız yaşamının bir sonucu olarak HIV virüsü kapıyor. Genel anlamda da hayatını alkol, seks ve uyuşturucu üçgenin içerisinde yaşamaktadır ve ırkçı, homofobik bir kişiliktir.

Buy Diazepam From Trusted Pharmacy Rayon Karakteri

Rayon da Ron gibi HIV virüsü taşımakta ve uyuşturucu bağımlısıdır, transseksüel bir kadındır. Olayların geçtiği dönemlerde homofobi ve transfobinin oldukça yaygın olduğu düşünüldüğünde Rayon tüm bunlarla baş etmeye çalışan bir kadındır. Uyuşturucu da aslında bir nevi tutunduğu şeylerden biridir.

Bağımlılık, bir madde veya davranışın, yaşamı ve sağlığı olumsuz etkilemesine rağmen sürdürülmesidir. Filmdeki iki karakterde de bunu net biçimde görmekteyiz.  Ron, filmde metamfetamin ve kokain kullanmaktadır. Filmin çoğu kısmında özellikle Ron ve Rayon’ın kokain çektiği sahneler görülmekte.

Kokain bağımlılık yapıcılığı yüksek olan maddelerden biridir ve kokain kişiyi uyarır, canlandırır, keyif verir. Ancak bu etkiler kısa sürede geçmektedir. Filmin ana karakteri Ron da alkol, sigara ve kokaini bir arada kullanmakta ve bunların etkisiyle cinsel ilişkiye girmektedir. Aldığı maddeler dürtüselliğini artırmakta. HIV pozitif olduğunu öğrendikten sonraki süreçte, bu maddeleri alıp ancak özellikle kokainin etkisi geçtikten sonra ruhsal bir çöküntü yaşadığı, ardından da hastalığıyla ilgili homofobik söylemlerde bulunan arkadaşıyla kavga ettiği göze çarpmakta.

Filmde kokain ve alkol yoksunluğuna girdiği görülmemekte çünkü bu maddelere rahatlıkla ulaşabilmekte ve kullanmaktadır, yoksunluk yaşamayı beklememektedir. AIDS olduğunu öğrendikten sonra cinsel ilişkiye girmemekte ancak striptiz kulüplerine, dansçı kızlara ve pornografik materyallerle masturbatif eylemlerde bulunmakta, bunun yanı sıra yine alkol ve kokaine de devam etmektedir. Fiziksel görünümleri de sağlıklı bir kişilik örgütlenmesine sahip olmadığını aslında ele vermektedir. Özellikle iki karakterinde göz ve burunlarından madde kullandıkları anlaşılmakta. Filmin son sahnelerinde Ron’un durumu ağırlaştığında, Ron’u öldüren şeyin tek başına AZT ya da HIV olmadığı da vurgulanmakta. Ron aynı zamanda metamfetamin ve kokain bağımlısı.

Klasik Freudcu Dürtü Kuramı bağlamında düşünülecek olunduğunda ise, bebeklerin ve yetişkinlerde varlığını sürdüren kendiliğin çocuksu yönü hiçbir engellenmeye tabi olmaksızın içgüdüsel doyum peşinde koşar. Elbette ki dürtülerin kuvveti bireyden bireye değişmekte. Dürtü kuramına göre, bir tarafta duygusal güvenlik ve haz yaratmak için yeterli doyum ve öte yanda, gelişimsel açıdan uygun engellenme vardır. Bu değişen durumlar içerisinde çocuk kademeli şekilde “haz ilkesi” yerine “gerçeklik ilkesinin” nasıl yerleşeceğini öğrenecektir yani çocuk, birbiriyle çelişenler de dahil olmak üzere tüm doyumları hemen şimdi yaşamak istiyorum, düşüncesinden; bazı doyumları yaşamak sorunlara yol açabilir ve en büyük doyumlar da beklemeye değecek doyumlardır düşüncesine geçecektir. Ancak, dürtü teorisi şu varsayımı ileri sürer: eğer erken psikoseksüel evrede çocuk, aşırı engellenmiş ya da aşırı doyurulmuşsa ki bu da çocuğun bünyesel donanımı ile ebeveynin çocuğa davranışlarının etkileşiminin sonucudur, çocuk bu evrenin meselelerine ‘saplanmış’ hale gelecektir. Elbette ki bu saplanma bilinçdışıdır. Bu saplanma ise ileriki zamanlarda ve yetişkinlikte bağımlılığa dönüşebilir. Filmde karakterlerinde birden çok nesnede haz arayışında olduğu göze çarpmakta. Alkolde de madde de seks bağımlılığında da bir acıdan kaçıp bir haz arayışı olduğu göze çarpmakta.

Psikanalitik literatüre baktığımızda da insanların en temelinde acı verenden kaçıp haz verene ulaşmak vardır. Hepimizde bu olmasına rağmen, herkes madde bağımlısı, alkol bağımlısı ya da seks bağımlısı değil. Filmde de direkt görüldüğü üzere, doyumsuzluğun bir sonucu olarak doyuma ulaşma yolunda bir nesneye saplanıp kalma görülmekte. Bu ‘bir’ nesne, elbette her zaman tek bir nesne değil. Kimi zaman alkol, kimi zaman kokain, kimi zaman seks, kimi zaman ise hepsi. Örneğin; seks bağımlılığında en tipik, sürekli partner değişimi göze çarpmakta ancak burada partnerler farklı olsa da yüklenen anlam tektir: doyum nesnesi. Madde ve alkol bağımlılığı için de bu durum geçerlidir.

Psikanaliz, bize madde ve davranış bağımlılıklarının tümünün dürtüsellikle ilişkili olduğunu gösterdi. Erken çocuklukta doyurulmamış ya da fazla doyurulmuş çocuklar (buradaki doyum, beslemekten öte libidinal bir doyumdur) ileride bağımlı davranışlar geliştirebilmekte ve geçmişteki saplanmayı yetişkinlikte başka nesneler üzerinden telafi etmeye çalışmakta.

Daha nesne ilişkileri teorisi bağlamında, Klein’cı bir deyimle, geçmişte anne/meme kendisini doğru şekilde doyurmamıştır. Bu doyumu başka bir nesne üzerinden sağlamaya çalıştığı gibi geçmişte anneye yönelik haset, içe alma yoluyla kendisine döndürülmüş ve kendine yönelik doyum sağlayıcı ama yıkıcı yollar olarak ortaya çıkmıştır. Çünkü özellikle film üzerinden örneklendirerek konuşacak olduğumuzda bağımlılıkların tümü mazoşist yanlar içerir. Ron ve Rayon’ın sancılı bir yaşam sürmelerine rağmen, bağımlılıklarını problem dahi etmemeleri oldukça da mazoşistik bir eylem. Mazoşistik kişide bilinç düzeyinde, yaşanan üzüntü ve derin bilinçdışı suçluluk duyguları hakimdir, bunlara ek olarak mazoşistik kişilerin çoğu kolayca öfkelenebilir, huysuzluk edip aksileşebilirler. Bu da sanki filmdeki Ron karakteri ile çok ilişkili. Rayon ve Ron’un bağımlılıkları, yaşam tarzları başlı başına mazoşistik düzeyde denilebilir. Örneğin, Ron’un AIDS olduğunu öğrendikten sonra bile alkol ve uyuşturucuya devam etmesi, obsesyonel masturbatif eylemlerde bulunması, aslında bilinçdışı bir mazoşizme işaret etmekte.

Genel anlamda bakılacak olursa, filmdeki Ron ve Rayon karakterlerinin, bağımlı ve dürtüsel oldukları, ancak bunu semptomatik görmedikleri ve semptomatik görmemenin bir sonucu olarak da AIDS’e sürüklendikleri ve en sonunda yaşamlarını kaybettikleri görülmekte. Bu kadar sağlıksız durumlarda erken çocukluk ilişkilerinin etkisi yadsınamaz. Yukarıda bahsedilen mazoşistik eylemler aslında yavaş bir intihardır.

Selen KIRAÇ

selenkiracc@gmail.com

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir