Dârağacındayıldızdansalıncak | Ömer Hezarfen BOZKURT

(Gökyüzünü ağır bir baltayla ikiye böldüğüm gün,
Tarabya’daki eskici yeni ölmüştür.)

Ellerimin uzanabildiği her yerin benim olduğunu sandığım yıllarda henüz yeni yeni fark ediyordum uzuvlarımı.
Öyle ki, ne zaman üşüsem ellerimi kasıklarıma iter: “İşte, senin gerçekliğin!” diye bağırır dururdum.
Sesimi duyan birisinin farkına varmayagöreyim daha bir gür sesle, daha bir şevkle: “Gerçeklik tekil midir?” diye dövünüp kendimi paralamalarımla ün salmıştım.
Sesim ki, bir kuyuda yankılansa dahi duyulmazdı… Fakat kime ne zaman sorarsanız mahallenin en geveze çocuğuydum
Ki, kelimelerin tadı hala genzimdedir.

“Ben!” diyorum sonra…
Tüm kelimeleri kana kana içmiş olduğum halde
Etkili susma sanatının en âlâ öncüsüyüm.

Ve varmak istediği her yere ellerinden önce gitme telaşesi içinde, elleri hep arkasında bağlı kalan, kaldıkça ellerini unutan, ellerini unuttukça daha bi yalnızlaşan bir’iyimdir.
Arkamda kavuşturduğum ellerimde devamlı çektiğim zindan karası tesbihim çeke çeke törpülenmiş ve dünya kadar küçülmüştür taşları.

Sonra, ellerimi uzatıyorum Dolunay’a.
Dokunduğum her şeyin ima’sını kaybedip parça parça kabuk attığını görüyorum.
Kendi gerçekliğini inkâr eden Dolunay’ın gözlerimi kamaştırdığını ve
….

Derken, başta dolunayın sandığım bu ışığın bir arabanın farından yansıdığını görüyorum.
Ne gariptir şoför koltuğunda kendim oturuyorum.

(Ölen eskicinin cebinden çıkan fotoğrafın arkasında yazılanlar)

Kelimelerin iklim koşullarında
Deri değiştirip anlam ifade ettikleri mevsimden geliyorum.
Kadınların siyanürden kolye yaptığı,
Ve çocukların henüz kâğıt vazoları kırmadığı
Olan, olup yıkılan, yıkıldıkça ol’an bir gezegende
Henüz ölmemiş dinozorların yasıyla yaşıyorum.

‘Meteoroloji, hâlâ alışamadığımız bir dil iken
Yağmur, ha yağdı ha yağacak…
Bundandır tüm kelimelerin kireç tutması
Ki buzullar henüz erimemiştir kalbimin ekvatorunda.
Ve ellerim hâlâ ağır ağır böler gökyüzünü

….

Ömer Hezarfen BOZKURT

hezarfenomer156@hotmail.com

6 thoughts to “Dârağacındayıldızdansalıncak | Ömer Hezarfen BOZKURT”

  1. Çok çok beğendiğim bu yazının yazarına diyecek bir şey bulamamıştım. ”İyi ki sordum” dediğim bir soruyu sordum ve cevabı beni büyüledi. ”Başlığın bir yazım hatası mı yoksa bir anlamı var mı?” diye sordum işte cevabım:
    Aklına simsiyah bir gece getir
    Bir de koca gövdeli ulu bir ağaç.
    Ağaçta bir salıncak var ipleri beyazdan yıldızdan.
    Bir de kendini sallanırken hayal et.
    O kadar birleşik ki bu görüntüler.
    O ücra yerde o ağaç,o siyah gece,o sallanan sen.
    O kadar “bütün” ki
    Başlığı ayirmama engel oldu bu butunluk?

    O kadar ince düşünülüp örülmüş bir yazı ki… Zenginleşmek için tekrar okudum,tekrar okudum. HEZARFEN sen muhteşem misin acaba? Tebrik ederim 🙂

    1. Gerçekten seninle tanışıyor olmak çok güzel.Cümlelerine öyle güzel kumaştan öyle güzel abâlar biçiyorsun ki insan okurken “evet bu ” diyor.Yorumların insanın içini açıyor böyle cıvıl cıvıl.Çok güzel bir kalbin var taa buradan hissediliyor 🙂 teşekkür ederim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir