Bir Üniforma, İnsanın İçindeki Güç Arzusunu Uyandırabilir Mi? | Sevginur DİKİN

İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru bulduğu Nazi üniformasını üzerine giyerek, hayatta kalmaya çalışan bir savaş suçlusunun zaman içerisinde Nazi komutanları gibi davrandığını anlatan bir film, Yüzbaşı (Der Hauptmann).

Nazi Almanya’sını konu edinen film, ilk gösterimini Toronto Film Festivali’nde yaptı. Film, Dövme ve Uçuş Planı filmleriyle tanınan Alman yönetmen Robert Schwentke’ye ait. Yüzbaşı; Almanya, Polonya, Portekiz ve Fransa ortak yapımı olan, siyah-beyaz bir savaş filmidir. Gerçek bir hikâyeden uyarlanan film, 1945 yılının Nisan ayında geçiyor. Savaş yıllarında bulduğu bir Nazi üniformasıyla kendini asker gibi gören ‘bu adam’, bir süre sonra kaçtığı insanlara benzemeye başlıyor. Bir üniformanın insan karakterini nasıl değiştirdiğini görmemiz mümkün. Askeri bir düzen içerisindeyken, ezilen bir adamın sonradan gücü ele almasıyla birlikte bunu nasıl kullandığını film boyunca gözlemleyebiliyoruz.

Kendini Yüzbaşı sanan Willi Herold (Max Hubacher), bir esir kampında yüzlerce insanı öldürüyor. Gittikçe kendini Nazi ruhuna teslim eden Herold, tıpkı askerler gibi yaşamaya başlıyor. Üniforma sayesinde asla sahip olamayacağı bir karaktere bürünerek, görüntü siyah-beyaz bir acı hale dönüşmeye başlıyor. Bir kıyafetin nasıl bir canavar yarattığını, fırsatçı askerler tarafından Herold’un desteklenmesinde ve tehlikeli oyunlara atılmasında görüyoruz.

İsviçreli oyuncu Max Hubacher, Herold karakterini biraz ince ama ikna edici bir şekilde cani sanrıya dakikalar içerisinde sokuyor; ayrıca Frederick Lau, kontrol dışı asker olan Raufbold Kipinski’nin rolünü mükemmel bir şekilde dolduruyor. Mütevazı bir karakter olan Freytag (Milan Peschel) ve gölgeli bir karakter olan Kipinski de kimliğini Herold’dan alıyor.

En iyi ses kurgusu dalında Alman ödülünü alan Yüzbaşı’nın müziğini ise birçok Alman filmin müziğine imza atan Martin Tordsharow’un yaptığını görüyoruz. Filmin can alıcı sahneleriyle müziğin kullanıldığı sahnelerin uyumu da dikkat çekiyor.

Gerçek kişiler ve olaylardan uyarlanan, askeri bir düzen içerisinde ezilen bir adamın neler yapabileceğini gözlemlememizi sağlarken bir yandan da hepimizin yüreğine karanlık bir resim de çiziyor. Yüzbaşı, savaşın güç ve şehvetinin soğuk ve vahşi yönünü bir dinginlik içerisinde sergiliyor. Yüzbaşı, RED, Insurgent, Allegiant filmleriyle tanınan Robert Schwentke’nin Almanya’ya bambaşka bir tarzla dönüş filmi olarak tanımlanabilir.

Sevginur DİKİN

sevginurdikin@gmail.com

2 thoughts to “Bir Üniforma, İnsanın İçindeki Güç Arzusunu Uyandırabilir Mi? | Sevginur DİKİN”

  1. Nasrettin Hocanın “ye kürküm ye” meselinde dediği gibi biz de ne yazık ki giydiğimize daha çok itibar etmeye başladık sözüm ona globalleşen dünya da.
    Hüda Butik adlı hikaye denememde de ben insanların kıyafetlerinin bir noktada karakterlerini oluşturduğunu söylemek istemiştim. Bu filmde zannedersem böyle bir çağrışım yapıyor.
    Günümüzde unuttuğumuz değerlerimiz var -hani kimi insanlar gördüm üstünde elbisesi yok kimi elbiseler gördüm içinde insan yok- gibi bir değer var ki elbiselerin en güzeli edep elbisesidir.
    elbiselerin en güzelini söz sahibi olan ben başta olmak üzere hepimizin giyebilmesi temennisiyle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir