“Devamlılık Hatası” Salt Beyoğlu’nda | Sevginur DİKİN

Türkiye’de, 1990’lı yıllarda gelişmeye başlayan güncel sanat ortamının etkin isimlerinden olan Aydın Mürtezaoğlu ve Bülent Şangar’ın kişisel sergisi, 17 Nisan tarihinde Salt Beyoğlu’nda açıldı.

Aydın Mürtezaoğlu ve Bülent Şangar’ın bugüne kadar en kapsamlı sergisi olan “Devamlılık Hatası”, sinema ve edebiyatta yapılan kurgusal tutarsızlıkları ele alıyor. Ayrı olarak yürüttükleri çalışmalarda iki sanatçı, birlikte çalışmaya başladıkları ve zamanla sergilemede karşılaştıkları kesintilere de gönderme yapmayı ihmal etmiyor.

İstiklal Caddesi’nde bulunan sergi, giriş mekânı olan Forum’da, “İşsiz İşçiler-sana yeni bir iş buldum” ile başlıyor. Bu performans ile üçüncü katta yer alan “Laboratuvar İşi” (2006-2018) serginin kavramsal niteliğini gösteriyor. “İşsiz İşçiler-sana yeni bir iş buldum!” önermesi temsili bir “üretim bandı” çevresinde, sergi süresince istihdam edilen beş kişi ve mekâna gelenler ile şekilleniyor. Katılımcıların hazır bir metne tabi olmadığı performans, hızlı tüketim ürünleri kadar üretimlerinde oluşum süreç ve yöntemlerini de sorunsallaştırıyor. Türkiye özelinde yıllara göre değişen su ve çevre politikaları ile hayati sonuçlarını irdeleyen “Laboratuvar İşi”, bir okuma performansının yapıldığı ve siyasi söylemlerin bilimsel rapor ve analizler ile nasıl çeliştiğine başarılı bir şekilde değiniyor.

Mürtezaoğlu ve Şangar’ın hem ayrı hem de bir arada sürdürdüğü pratikleri, bireyleri pasif birer “izleyici”den ziyade kendileriyle beraber düşünen, yorumlayan ve harekete geçen bir “muhatap” olarak görüyor. İki yıllık yoğun çalışma sonucu hazırlanan “Devamlılık Hatası”, katlara yayılan bir seçkiyle kesiştikleri, ayrıştıkları yönleri ve bağımsız işlerinin ortak üretimleri ile etkileşimini gösteriyor.

Gündelik deneyimlerini ve aşina ruh hallerini yansıtan işler, gerçek ve kurguyu birbirine örerken öznel yerine toplumsal olana da vurgu yapıyor. Şangar’ın mizansenlerinde yakın çevresinden simalar var, Mürtezaoğlu ise kişisel arşivinden aile fotoğrafları gibi görsel kayıtları kullanıyor. Çalışmaya sonradan eklenen İstanbul, sanatçıların “ait hissettiği, sahiplendiği, gözettiği ve birlikte var olduğu yer” olarak tanımlanıyor. Bu bakımdan, kentin türlü yönetimsel hamleler ile başkalaşması, Mürtezaoğlu’nda duraksama, ayrıksılık, yorumlama ve müdahillik; Şangar’da ise gerilim, tekinsizlik, kapanma ve ifşa senaryolarının belirgin bir parçasını görüyoruz.

Mürtezaoğlu, sosyo-politik dalgalanmaları ve günlük hayattaki izleri takip eder. Dondurduğu “an”ları serigrafi, enstalasyon gibi üretimlerle düşünmeyi sürdüren sanatçı için bu anlar karşılıklı iletişim kurmak üzere çıkış noktası oluyor. İşlerine kendisi ve muhatabını bir iktidar ilişkisi kurmadan katarak mutlak kahramanın olmadığı müzakere alanları yaratarak, derinlemesine kurgulanan çok katmanlılık, muhatabın özgürce dolaşabilmesini ve yorumlar yapabilmesine olanak tanıyor.

Şangar, toplumsal kırılmalarla sıradanlaşan ve üçüncü sayfaya haber olan ev içi ve ev dışı devinimlerini kurguluyor. Özel alan ve kamusal alanın yan yanalığında oluşan kriz, çözülme ve olağanlaştırmalar ile ilgilenir. Bir film karesi gibi dizilen karelerde kurban, kaza, sıkışma ve şiddet gibi sahnelerle gerilimi arttırıyor ve muhatabı adım adım anlatının için çekerek hikâyenin çözümlendiği bir sona ya da sonun olmadığı bir döngüye bağlıyor. İşi oluşturan durumun gerekçeleri, bir çıkışsızlık hissiyle karşı karşıya kalan muhatabın anlamlandırmasına bırakılıyor.

Salt Beyoğlu’nda sergilenmekte olan Devamlılık Hatası, 22 Temmuz tarihine kadar sanatseverleri bekliyor.

Sevginur DİKİN

sevginurdikin@gmail.com

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir