Farklı Kumsal, Aynı Okyanus | İdil AVAN

Okyanustan başlıyorum kulaçlarımı nefeslerime uydurmaya. Ayak parmaklarımı sıcacık kumun altında çıtlattıktan sonra, koşuyorum mavinin enginliğine emin adımlarla.

Biliyorum, birçok hayat barınıyor kollarımın altında şu an. Yüzerken, pulları tüm dünyanın rengini çalmış onlarca küçük balığın yüzgeci tenimi yalıyor. Her biri farklı bir duyguyu fısıldıyor bana, küçük dudaklarından çıkardıkları baloncuklarla. Umut, sevgi, aşk, nefret…

Ayaklarım yosunlara takıldıkça ürküyorum. Yosunlardan korkarım, okyanusun tüm sırları onların koyu yaprakları arasında gizlidir çünkü. Parmaklarımdan tutup beni dibe çekerler diye hızlıca yüzüyorum üstlerinden.

Gözlerim mercanlara takılıyor, aralarında gizlenmiş tecrübeleri merak ettiğimden ellerimi uzatıyorum dalgaların pürüzlendirdiği bedenlerine. Dokunuyorum birer birer yaşanmışlıklara; bazen dehşete düşüyor, bazen mutlu oluyorum. Sırtlandığım gerçekler altında eziliyorum ve bir an önce yüzeye çıkmak istiyorum.

Tüm renkleri altımda bırakıp yüzüyorum. Bedenim kıvrıla kıvrıla süzülürken büyük balıklar görüyorum, bana zarar vermemeleri için yolumu değiştiriyorum. Akıntıya kapılıyorum ve bambaşka bir kumsaldan çıkıyorum.

Hayatıma kulaçlarımın, kulaçlarıma nefeslerimin yön verdiğini fark ediyorum tekrar, ayaklarım başka kumlara yapışınca. Aynı okyanusta yüzüyorum ama farklı kumsallara çıkıyorum her yıl. Hangi duygulara değeceğimi, kaç tane sırrın ayaklarımı saracağını, nerelerde tecrübe göreceğimi bilmiyorum. Derin bir nefes alıp dalıyorum tekrar hayata. Mavi bir pencereden bakıyorum sevmeye, ağlamaya, gülmeye, sinirlenmeye…

Yeni günlere, aynı okyanustan dalıyorum ve

başlıyorum kulaçlarımı nefeslerime uydurmaya.

İdil AVAN

katypattra@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir