Gecen İnsanlık | Büşra YAŞAR

Başlar gecenin uğultusu, maviye açılan bir pencerede kapanmış, mavi bir perdenin azizliğine uğrar. Sen benden gittin gideli diye başlayıp devam eden bütün şarkılar şahit azizim. Bırakıp gidenlere, sarılmadan doya doya.

Kamufle edilmiş gibi üzerine çekiyorsun gri nevresiminde ala bula edilmiş kırmızıyı. Sen de sırtını kapatmadan uyuyamayan kimselerden misin diyor gece, ömrünün bütün güvenliğini bu geceye bırakmış gibisin. Niye küs uyuyasın ki diyor ömrün, bir halka ziyan edilmiş binlerce insanlık suçu varken, bir ay doğsun bir akşamdan akşama diye dolansın diline.

Acıtan her şey için ellerini her açtığında ufkuna serilmiş bir yığın dua ile, kabul etmemiş seni tanrın.

Öyle gibi mi geliyor, oysa sabah tazecik yaydığında ışığını aç mavi perdelerini.

Bir fırıncının küreği sallanıyor ezan vaktinden beri, sıcacık ekmek kokusu insanların boğazından geçiyor da senin boynuna mı borç oluyor?
Başlar sabahın husumeti içinde, göğün yolları, tabelalar, kaldırım taşları, ölmesi gerekirken öldüren insan başları.
Göğsünde süt bitmemiş taze gelinlerin acı dolu hıçkırıkları gem oluyorken sabahın beşine, biz tavız bir dostun sesine.

Bir rakının güzel doluşu değil mi seni avutan bu yadsınamaz gecede? Uzak diyarları anlatan bir adamın dilinin güzelliği değil mi senin hikayen?

Çık o geceden, anlatacak hikayelerin olsun güzel dilinden diyen bir elin omuzunda bitişi huzur değil miydi?

Neyi güzelken kaybettiysek, bir çirkinliğini duymadık mı pasımızı aynı türkünün güzelliği silerken kulaklarımızda?

Hep on yedi yaşında elinde silahla sınırda ucubelerin emrine itaat etmiş bir korucu çocuğusun sen de. Metrisin önü uzun, seni silen şu ak geceden ak gerdanına yirmi beş yaşında konan namus öpücüğü değil mi?

Bitmemiş hikayelerin başısın. Sonraki cümleni görmeden noktanın naaşısın.

Üzerini örtecek nevresiminden kurtul ey ruh!

Senin çıplaklığındır o gökyüzünü mavi yapan. Senin özündür.

Kozasına dolanmış bir papatyasın tırtılın. Daha ne hüzün barınır gözlerinin altındaki binlerce esef morluktan.

Kendinden kurtul ey hâdi!

Kopacaksa kıyamet, dilinden hayır gelmeyecek dürzülerden kopacak.

Güzel gece sardığı gibi bir gün toprak altında duyacak ruhunun sesini.
Esved!

Ruhun mücerret sen her cihanda koynuna alınacaksın, tanrın seni çıplak yarattı, çıplak sevecek.

Bir hoş olacaksın.
Hep hoş kalacaksın yalınken.

Senken.

Büşra YAŞAR

bussraayasar@gmail.com

2 thoughts to “Gecen İnsanlık | Büşra YAŞAR”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir