Gecenin Eşiği | Fırat ÇİÇEK

Kırmızı avuç hasretimi, avuç dolusu kan kusmuğunda giderdim bugünümü. İki mavi bir beyaz eder diye sanıyordum, gri gökyüzünün altında kalan mavinin kirlendiğini gördüm.

Göz altı torbalarının morarmış hali ürkütüyordu beni. Duygularımın neden iki büklüm olduğunu anlamaya çalışıyordum. Ansızın sigara küllüğündeki kapkara küllerin içine bakarak “Tam da bunun gibi mi benim de kaderim?” diye isyan edip kaderime boyun eğmişçesine içime gömüldüm. Çünkü takatim kalmamıştı.

Olduğum yerde sendeleyerek avuç içimdeki yaralara ellerim titrek, acıyabileceğini düşünerek dokunmaktan korkuyordum. Kendi kendime konuşmanın deli saçması olduğunu ve acının artık acımı bastırdığını…

Saat gece 2.13 suları idi. Dışarıdaki ayaz içime işliyordu. Bedenim kaskatı kesilmiş, ellerimi birbirine sürterek bedenimin ihtiyacı olan ısıya ulaştırmaya çalışıyordum. Olduğum yerden kalkıp pencerenin önünde diz çökerek cama bulanan buğuya rastgele daireler çiziyordum. Pencereye uzun bir süre bakınca içimi görüyordum. Çizdiğim daireleri mi merak ediyorsunuz? Asla ulaşamayacağım duygularım, erişemeyeceğim gerçeklerimdi.

Yeryüzü savrulmasın diye ruhum, dört duvar arasına hapsedilişim, uzun süren yalnızlıklarımın beni artık delirttiğini, tüm deliliklerinin bir sebebi olduğunu ve her deliliğin bir beyin cinayeti, her cinayetin bir delilik olduğunu…

Tükenmişliğin her zerresini içimde yaşamaya devam ediyor, evin köşelerine ağını sarmış kapkara örümceğe takıldı gözüm. Örümceğin bile yaşantısını sürdürebileceği bir düzeni vardı. Ya benim bir düzenim var mıydı? Keşmekeş halime acıyor, cılız ruhum hiçbir şeye dayanıklı değildi artık. Zarar görüyordum peki ya umurumda mıydı?

Hayır.

Gün geçtikçe görme yetisinin beni körelttiğini hissediyordum. Fakat kendimi avutmak için de sebeplerim vardı. Şöyle söyleniyordum: “İnsanlar sadece uyumamak için değil; kâbus görmemek için uyanık kalırlar. Ve uyanıkken gördüklerimizin aslında en büyük kâbus olduğunu, bu yüzden huzurlu bir gecenin sırrının minik bir hap olduğunu…”

Beynimin içinde dolaşan bu kargaşa ruhumu da teslim almıştı. Öyle görünüyor ki artık bir uykuyu hak etmiştim.

İyi geceler gecelik, iyi geceler dünya…

Fırat ÇİÇEK

fcicek0000@gmail.com

2 thoughts to “Gecenin Eşiği | Fırat ÇİÇEK”

  1. Sevgili Fırat,
    Öncelikle aramıza hoş geldin. Kalemin daim olsun. Ne güzel bir kalemin var! Aktı gitti. Bitiriş ve son vuruş da tam yıkıcı etki bırakmış. Vesselam pek beğendim.

  2. Bilmukabele, kalemini çok beğendiğim güzel insan. Ben de aranıza katılmaktan büyük bir keyif alıyorum.
    Leyli Sanat ekibinde yer almak uzun bir süre önce bir hedefim idi. Aranızdayım bundan sonra her şey Leyli Sanat için.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir