Harflerin Hikâyesi | Hakan GÖKKAYA

Elif vardı önce harflerin piri.
Kâinatın yaratıcısı,
Allah lafzının ilk harfi.
Sonra türedi tüm harfler.
İlk başta lam ve he gelirler.
Sonra “Kün fe ye kün” dedi.
Nun harfi düştü yere.
“Ol” deyince oluverdi her şey.
Kâinat ihtizaza geldi.
Dizildi gezegenler.
İndi Âdem peygamber yeryüzüne.
Havva’sını aramak için dolaştı.
Arzın ırmaklarını, tepelerini aştı.
Be’sini buldu önce
Aradı, Arafat’taydı, sevdiği
Sad ile buldu sevgiliyi.
Şın ile aşkı keşfetti arzda.
Sevgilinin dişlerini gördü gülümserken.
Konuşamadı sevgili dudakları mim gibi.
Yüzünde kıvrılan bir ifade ile mahcup idi.
Yaklaştı, sevgilinin saçlarına dokundu
Eliyle araladı saçlarını, fark etti yüzündeki beni.
Cim karnındaki nokta gibiydi.
Yasak elma suçunun hatırası,
Rahman ve Rahim olana,
Yalvardı, sığındı yaradana.
Boğazı düğümlendi, konuşamadı.
Allah’ım diyecekti.
Ayn çıktı, gafursun sen, diyebildi.
Eğildi toprağa secdeye vardı.
Vav harfi gibi olmuştu, Âdem ile Havva.
Affetti yaradan bu yakarışı.
Lakin cenneti ahirette bulacaklardı.
Aramak için çıktılar yola.
Hikâyeydi, bu anlatılageldi.
Kulaktan kulağa.

“İncecikten bir kar yağar,
Tozar Elif, Elif deyi.
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif, Elif deyi.”

Hakan GÖKKAYA

hakanngokkaya@gmail.com

2 thoughts to “Harflerin Hikâyesi | Hakan GÖKKAYA”

  1. Elif’in derinliği ile kalemin güçlülüğü bir araya gelince damağızda kaldı ustam. Damağımızda kaldı…

  2. Tebrikler hakan hoş bir şiir gerçekten. Kalemine yüreğine yakıştırmalarina sağlık 💜🌼👏👏👏👏

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir