İki Dakikalık Saygı Duruşu | Büşra YAŞAR

İki dakika diyordu,
her dakika yeni bir bebeğin geldiği dünyada beklemek marifetmiş gibi.
Her dakika birinin öldüğü bu dünyada yaşamayı ezberlemişti.
İki ne kadar da güzel bir rakamdı oysa.

Eline kalemi alıp bir şeyler çizmeye başladı,
Dünyada yan yana konulmuş ağaçların,
neden bir dağ üstünde dik durduğuna şaşırmış,
yana yatan saçlarını parmaklarıyla düzeltmişti.
Kahveden bir yudum aldı,
Hatırı kalmayan anılarını düşündükçe kaleminin sesini duyuyordum.

Çizdikçe yamaçlar, mantar gibi bitiyordu kağıt üzerinde.
O sırada yüzü sapsarı kesildi.
Bir anda yerinden kalktı.
Cüzdanını açtı,
Resmine baktı.
İki dakika geçmişti.
Geçmeyen şeyler olduğunu düşündü sonra.
Bekleyen ve beklenilenin,
Yokluğuna alışılan bir şeylere aşinaydı.
Kalemle oynadı sonra,
Kağıt ıslandı.
Elden düşme sevdaları çizemem, dedi.

Geçmiş diye baktığı şey,
Uzayan boyu,
ellerini yüzüne koyduğunda yuvarlaklara salınan göz altları değildi işte,
Geçmiş,
bir kadınla büyümüş bu adamın tüm hayatıydı.
Bazen yüzleşemese de.
Yüzü oradaydı.
İki dakika için.

Büşra YAŞAR

bussraayasar@gmail.com

2 thoughts to “İki Dakikalık Saygı Duruşu | Büşra YAŞAR”

  1. Hayat dediğimiz sadece bedenin yaşlılığı kırışmasi falan değil. Bu gerçeği güzel derlemişsin canem kalemine sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir