Pesimist | Tunahan ÇETİN

Bir çiçek oldum, sabahın çiğine kandım, yağmur sandım, açtım.
Kokumu rüzgâra saldım, meğer açtığım yer çölmüş, kurudum.
Bir kalem oldum. Aşk üzerine hatıratlar yazacağım sandım.
Bir de baktım ki hâkimlerin elinde bir idam mahkûmunun kırılan kalemiyim.
Kırıldım… Kırdım…
Bir türkü oldum. Özenle, cefayla yazıldım. Leylalar, Mecnunlar için söyleneceğim sandım. Bir de baktım ki bir sarhoşa meze oldum.
Şimdilerde ise kendi düşüncelerinde boğulan bir kötümser oldum.
Kumbaram dolup taşmış, yer kalmadı kefen parasına.
Yüzümde kalan son tebessüme icra gelmiş, seksen milyon insan benden alacaklı.
Kolum kırık, kanatlarım hiç olmadı.
Sahi mutluluk bu kadar uzak mıydı?
Hüzün dolu bir hikâyenin sahneyi en son terk eden oyuncusu gibiyim. Bütün alkışlar bitti, herkes dağıldı. Bana ortalığı toplamak kaldı.
Pazardan aldığım yirmi liralık çantadaki iki parça elbisemle şehirlerarası otobüsün son yolcusuyum.
Bir yanım kalmaktan yana; onca imkânsızlığa rağmen dilenci bir çocuğun gülüşünde mutluluğu bulan.
Bir yanım gitmekten yana; bitkisel hayattaki bir hastanın bedeni terk etme çabası içinde gibi.
Terk ediyorum onca anıyla, acıyla ve gülüşle doldurduğum şehri.
Artık Üsküdar’ın Kız Kulesi yalnızlığını başkasıyla paylaşsın. Galata Kulesi’ne başkaları el ele çıksın. Kadıköy’den Beşiktaş’ a giden vapurlara başka umutlu âşıklar binsin, etçil martılara simit atsın. Eminönü’nde intihar eden balık cesetlerinin yasını başkaları tutsun.
Ben gidiyorum…
Üstüm başım ölüm kokuyor.
Sağım solum menfaat.
Sesinde tanıdım sevdayı. Sessizliğinde tattım yalnızlığı.
Terk ediyorum bu şehri. Ne toprağa karışacak bedenim ne de üstünde yabani otlar çıkan mezarım olsun.
Zaten yolcu değil miyiz doğumdan ölüme? Varsın benim yolculuğum erken başlasın, varlıktan hiçliğe…
Otobüsün puslu camına yazdığım sözler anlamsız geliyor. Mola verilen duraklar gereksiz, yeme içme fuzuli. İnsanların somurtkan yüzleri garip geliyor bana.
Gitmek, durmadan gitmek geliyor içimden…

Tunahan ÇETİN

tunactn0@gmail.com

Tunahan ÇETİN

Tunahan Çetin, 8 Ekim 1993 yılında Ağrı Patnos'ta dünyaya geldi. İnatçı oluşu ve kararlarını kendi başına vermesi ile toplumdan çokça dışlansa da kendi fikirlerinden asla vazgeçmedi. Şiir yazmayı seven, kitaplara aşık ve duygusal bir yapısı vardır. Üniversiteye açıktan devam ediyor ve şiir yazmayı sadece hobi olarak görmeyip bunu daha ileriye taşımak istiyor.
Tunahan ÇETİN

Latest posts by Tunahan ÇETİN (see all)

Yorumlar

    1. Bu şiiri bir şeye benzetmek istersem şöyle bir şeye benzetirim: İçinde bu şiir ruhunu barındıran bir insanı döverek(şiirinle) hizaya sokarak dize getirildiğini anlarım. Şiir akıcı ve vurucu bir şekilde ilerlemiş. Fakat birkaç elestrimi de yöneltmek istiyorum.
      İdam mahkumu,hakimin kırılan kalemi gibi artık şiir düzeyine iyi gelmediğini düşündüğüm şeylerin şiirde yer verilmesi bana fazlalık geliyor. Bunun dışında gayet her şey iyiydi. Kalemine sağlık.

  1. Öncelikle teşekkür ederim fırat. Dedigin kelimeler cok kullanılıyor ve artik alışılmış olmus hak veriyorum sana ama o anki ruh hâliyle daha cok şiirin bütünlüğüne zarar vereceğini düşündüm. Güzel eleştirilerin için teşekkür ederim☘😊

  2. nevruz da içimi pek açmasa da
    gitmek fiiliyle bitmesi bana umut aşıladı yinede 🙂
    yüreğinize sağlık ve kuvvet dilerim

  3. Çok teşekkür ederim ertuğrul bey. Gitmek göreceli bir kavramdır. Mutluluğa gitmek,mutsuzluktan gitmek…

  4. yaşam serüveni içinde daha önce tecrübe edip mutsuzluğa erdiğimiz yerlere gitmek değil dönmek fiilini kullanırız genelde bu pesimist perdeyi geçip gidilen yerleri keşfetmenizi ve mutluluğa ermenizi dilerim 🙂

  5. Güzel dilekleriniz için teşekkür ederim😊 siz yaranın üstündeki kabuğu görür iyileşiyor dersiniz ben kabuğun altinda hala yara var derim mesele uzar ☘😊 bu aralar karamsar olduğum için umarım etrafımı hep sizin gibi iyimserler sarar. Tekrar çok teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir