Döküntü | Sipan GÜLER

Yüzüm yıkılıyor, Yüzümün yıkıldığını görüyorum. Tut gözlerimi yüzümde. Tut gözlerimi… Zaten doların da asabı bozulmuş. Dokunsan sevecek ülkemi, gitsen yükselecek. Zaten nöbete durmuş bütün yalnızlar enflasyonun kapısında. Hem zaten penguenler bile çöllerde yaşar olmuş. Bir de sen başlama şimdi. Tut ciğerlerimi içimde. Basma hayır! Basma sigarayı ruhuma. Dökülüyor bedenim yerlere. Topla ne olur! Topla yürüdüğün … Okumaya Devam Et!Döküntü | Sipan GÜLER

Bir İhtimalsizliğe Tutunmak | Melike UZANIR

Senli ilk şiirim bu Durup bakakaldığım ilk sayfa; Mısraların heyecanlandığı ilk dize, Ümitsizliğin satırları bu. Bir o kadar da dolup taşmanın sevinci Şiire şiir gibi yakışacak ilk şiirim bu Çünkü senli ilk şiirim bu. Günlerden pazar günü gibi bakardı gözlerin Soğuk havaların kalorifer peteği gibi ısıtırdı Ve ben o günlerde mahrumdum varlığından Yine de tutunurdum … Okumaya Devam Et!Bir İhtimalsizliğe Tutunmak | Melike UZANIR

İlik Dili Bir Sarılmada | Ayşe TÜRK

Birini gördüm, Göz kapaklarından kirpik diplerini boyamış. Sokak dili’me döndüm, Hakiki bir kıvraklık ile karşılaştık. Bir tabureye konuştum, İki saksıya kustum. Çiçeklerin yeşil yaprağına Saçlarımın tüm yaşanmışlığını estim estim. Bir yerden görülebileceğin, Sevgimle konuşulabileceğin geldi aklıma. Varlığımın gururunda yükseldi bu ihtimal. Dillerce kirletilebilecek lakin varlığımca Temiz kalacak ihtimal. Binlerce sebep ile hareket içinde süslediğim, Kirpik … Okumaya Devam Et!İlik Dili Bir Sarılmada | Ayşe TÜRK

Henüz Layık Değilken Tomurcuk Kadar Aşka | Hidayet ÇELİK

Bu fotoğrafta gördüğünüz kurumuş gül tomurcuğunun hikayesini dinlemek ister misiniz? “Sene 2004. Baharın en güzel günleri. Sekizinci sınıfız, orta son. Ne çocuk ne yetişkin ne de genciz o zamanlar. Yerine göre bunların hepsinin olduğu değişken bir ruh halindeyiz. İki arada bir derede kalmışız. Dünyaya tek başına meydan okuyacak kadar güçlü, yazık deseler ağlayacak kadar nahifiz. … Okumaya Devam Et!Henüz Layık Değilken Tomurcuk Kadar Aşka | Hidayet ÇELİK

Kaçış Yok | Talha Yakup ATLI

Zihnimin derin çukurlarında dolaşan sabırsız ve kararsız mahlûk, Hangi zehri topluyorsun son vurgununu yapmak için? Fareler geziniyor belirsizliğin neminde, Her şeyden habersiz, olan bitenlere akıl erdirmek, Bu tenha sokaklar için fazla kaygan bir zemin. Çatal bıçak sesleri ve sakinleşmiş insanları, Sepya manzaralar bütünleştiriyor elinde çiçeklerle. Durulmuş suya düşen bir damla, etrafını da sallıyor. Ufak halka, … Okumaya Devam Et!Kaçış Yok | Talha Yakup ATLI