10 Kasım Özel: BEN 81 İLİM | İdil AVAN

Yurtsan dokuna dokuna seçiyordu ikiye katlanmış haritaların arasından Türkiye haritasını. Haritanın tam ortasından Tokat’a kadar uzanan bir yırtık vardı, oradan anlıyordu aradığı haritayı bulduğunu. Zaten sürekli çıkartıp ilgilendiğinden, kenarları diğer haritalara göre daha çok yıpranmıştı. Ödü kopardı sürekli üzerinde gezinen parmakları yüzünden şehirleri okumasını sağlayan kabartmaların bir gün sönmesinden. Ankara, İzmir… Gittikçe yassılaşmıştı mesela. Neyse … Okumaya Devam Et!10 Kasım Özel: BEN 81 İLİM | İdil AVAN

29 Ekim Özel: “95 KERE ÇOK YAŞAYAN BİLİR!” | Büşra YAŞAR

Eski bir udun, kıvrımlı parmaklarda yontulmuş gamı sardı etrafımı. Bir taksim geçse dolmayacak kadar huysuzlanmış gözlerimle; neyim, neydim, neydik, ne olduk diye düşündüm. Ya bu dünyaya doymuşlara ya da doyamadan gitmişlere, gönderilmişlere açılacaktır bu gece kalbim… Bir çocuğun gözlerine baktım bu sabah camdan. Özgürce annesine sarılmış kitaplarını sıkıca tutmuş, sanki “geleceği gör” der gibi baktı … Okumaya Devam Et!29 Ekim Özel: “95 KERE ÇOK YAŞAYAN BİLİR!” | Büşra YAŞAR

Diyarbakır’da Bahar | Sipan GÜLER

Tarihin belki de en eski kentidir Diyarbakır. Yüzlerce uygarlığın gelip geçtiği; kiminin Amed, kiminin Amida, kiminin Bakır Diyarı “Diyarebekir” dediği şehirdir. Sırtını Mezopotamya’ya yaslamış, umudunu Anadolu’ya bağlamış bir şehir. Bir yanı Toros, bir yanı Dicle; usul usul konuşur rüzgârla… Üniversite kavşağından geçerken yeşil bir örtüde hayat bulur Diyarbakır. Bütün canlılara kucak açan bağrı; eğitime, bilime … Okumaya Devam Et!Diyarbakır’da Bahar | Sipan GÜLER