Leyli’nin Novellası: “HASAT”

Ozanlar, burçaklara karşı dövülmeyen yanlarını tutuyordu geceye. Aşık Veysel sazı eline alınca Fatih, ekinleri seyre başladı. Ona söyleyecek söz bırakmadan yeniden yeniden mızraplanıyordu bu ezgi. “Biçer ekinini sürer harmanı, Esen yellerinden savurur onu. Bol gelirse dane ile samanı, O sene ırahat kışlar çiftçiler.” Fırat; uzak, bir o kadar da yakın coğrafyadan katılıyordu geceye. Dilleriyle, halklarıyla, … Okumaya Devam Et!Leyli’nin Novellası: “HASAT”

Su Akıyor Birbirimizden Yana | Ayşe TÜRK

Bir şekilde uğurlamalısın kendini benden, Beni, saçlarının renginden. Sevinç ümidi bu, Dilimizin kelimelerinden kurtulabilen. Pencerelerden yana bir koku sızmış, Dudağının kenarı bitki serilişi. Bu serilişten uğurlamalısın ikimizi birden. Kapıyı kapattın, güldün başka bir yaranın Kabuk sarısına. Dönebilecek bir vakit çalmışsın yarınımdan. Bu arsız, bu hesaplı kaçırmalarından uğurlamalısın gönlümü, Gönlünü, saçlarının renginden. Burnuna bir kelime bulup … Okumaya Devam Et!Su Akıyor Birbirimizden Yana | Ayşe TÜRK

Limon Sıvısında Bir Adam Sureti | Ayşe TÜRK

Sararmış bir yapraktan gelmiş gibisin, Damıtılmış sıvılardan. Arınmış her bir el yıkayışının damlaları Kaçmış gözlerine. Kıstırılmış kaçmalardan geliyor gibisin. Bakışımların heyecansız. Demi yumuşatılmış çayların limon artığı batıyor ellerine, Islak bırakılmış bilek ve dirsek boşluğunda Duran dövmelerinin karartısı ile aynı karanlık için Gülüşlerin limon ağacının kökünden Toprak taşıyor, Ağır ve mayhoş. Toprakların kokusuz mat tadında yıkanmış … Okumaya Devam Et!Limon Sıvısında Bir Adam Sureti | Ayşe TÜRK

Pencere Önü Fidanlık | Ayşe TÜRK

  Eskiden çiçek büyütürdü penceren. Şimdilerde pencereyi açmayı unutmuş bir duygudasın, Oda içinde bin bir gizil bahçe kavgasında. Sokak Dili’m, haftalar ay oldu, Ayları yıl etmeden, sende bir çocuğu süslemeye geldim. Çıkar, neyin var neyin yok hepsini çocuğa giydirmeye geldim. Pencereni aç. Elleriyle ektiği fidanın soluğunu duyman lazım. Sana göstereceği bu fidanlık Senin vereceğin sudan … Okumaya Devam Et!Pencere Önü Fidanlık | Ayşe TÜRK

Virgül Devamı Güz Şevki | Ayşe TÜRK

Bir virgül ile başladım yüzüne bakmaya. Yüzünü bulmazdan evvel bitmesi gereken bir cümlem vardı, bitimine değdi yüzün. Bir virgül ile sardım cümlemi yüzüne. Tanıdığım tüm kadınların güz’ü kokuyordu dişlerinde. Bükebilsem belimi, yakından koklayabilecektim. Ancak; mesafe çok yakışmıştı gövdemize, bozmadım. Dinlenmeden sol kolundan omuz yuvarlağına cam yansımaları gezdirdim. Biliyorum, yansımalar sesinin kemiği. Tanıdığım tüm kadınların güz’ü … Okumaya Devam Et!Virgül Devamı Güz Şevki | Ayşe TÜRK