Pencere Önü Fidanlık | Ayşe TÜRK

  Eskiden çiçek büyütürdü penceren. Şimdilerde pencereyi açmayı unutmuş bir duygudasın, Oda içinde bin bir gizil bahçe kavgasında. Sokak Dili’m, haftalar ay oldu, Ayları yıl etmeden, sende bir çocuğu süslemeye geldim. Çıkar, neyin var neyin yok hepsini çocuğa giydirmeye geldim. Pencereni aç. Elleriyle ektiği fidanın soluğunu duyman lazım. Sana göstereceği bu fidanlık Senin vereceğin sudan … Okumaya Devam Et!Pencere Önü Fidanlık | Ayşe TÜRK

BİNEFŞ | Fırat ÇİÇEK

Kalın pencerenin ardında seyrediyorsun, Dünyanın hoyratlığını. Elin çenende dinliyorsun, Düzmece senfonilerin cızırtısını. Yıllanmış şarap kadehini belki de son kez tokuşturuyorsun. Kaç baharı boğuyorsun ardından Kaç yeşil çürüyecek kör kuyularda, Pepuk kuşunun sesiyle. Lacivert duvaklı gece gibi, Bedenin binefş* tarlası. Kaç parça olur dudakların, Unuttuğun gülüşünü verir mesela. Kaç renge bürünür gecenin karartısı, Kınası kırmızı renge. … Okumaya Devam Et!BİNEFŞ | Fırat ÇİÇEK

Yansı | Mehdi KURDİ

Olmak ya da olmamak Ya da her ikisi Baktıkça anlamsızlaşıyor Yabancılaşıyorum kendimden Etin ve kemiğin ağırlığı ruhumda Parmak uçlarına kadar hissederken İnkârcı olmak varlığına Kaçmak işte bu Gerçeğin somurttuğunda Anlamak mı şimdi bu Ağlamak – aldanmak geçiyor zihnimden Yalnızlığın sığmadığı bir beden Bunca anlamsızlığa yetmeyen Bir yansı görse çıldıracağım Burada olmak neden Mehdî Kurdî mhd1kurd1@gmail.com … Okumaya Devam Et!Yansı | Mehdi KURDİ

Sen de hissediyor musun? | Hakan CAN

sen de hissediyor musun alıyor musun kokuyu uzun boyunlu kardelen bunlar gölgelenmeyi sever gölge etmeyi de duyuyor musun sesleri bunlar da güvercin bir çeşit kuş yani insanları sever uçmayı da şu göğün mavisine bir bak kaç zamandır somurtuyordu renk gelmiş solgun suratına sen de hissediyor musun rüzgarı ensemi okşuyor elleri annem gibi sarılırcasına tasvire şayan … Okumaya Devam Et!Sen de hissediyor musun? | Hakan CAN

ŞEYTANIN ELİNDEKİ KIRMIZI ŞARAP | Esen TUNCER

Payiz’di adamın adı. Kapkara gözleriyle hüzünlü ve derin bakardı. Sanki konuşmasa, gözleriyle anlatacaklarını dinlerdi insan saatlerce… O gün karar vermişti Bahar’a açılmaya. Son cemre de düştüğüne göre içinde çağlayıp duran nehre izin vermeliydi artık. İlk gördüğünde “İşte bu!” demişti. Daha önce defalarca altında oturdukları ulu çınara gittiler yine. Bir süre süren huzur sessizliğini Payiz bozdu. … Okumaya Devam Et!ŞEYTANIN ELİNDEKİ KIRMIZI ŞARAP | Esen TUNCER