Dinleyin | Ayşe TÜRK

Başlangıcı biliyorum. Önce “Bir şey olmaz annendir, bir şey olmaz babandır, amcandır, sevgilindir, kocandır, komşundur, arkadaşındır, iş arkadaşındır, abartma bu kadar, oluyor böyle bazen, dert etme.” diye söylüyorlardı. Sonra aynı yaklaşım devam etti. Sonra yine aynı yaklaşım, yine aynı… Nereye bağlayacağımı, kaynağının ne olduğu, nasıl adlandıracağımı bilmediğim bu yaklaşım, sonu olmayan bir çok hareketin zeminini hazırladı … Okumaya Devam Et!Dinleyin | Ayşe TÜRK

Gecenin Eşiği | Fırat ÇİÇEK

Kırmızı avuç hasretimi, avuç dolusu kan kusmuğunda giderdim bugünümü. İki mavi bir beyaz eder diye sanıyordum, gri gökyüzünün altında kalan mavinin kirlendiğini gördüm. Göz altı torbalarının morarmış hali ürkütüyordu beni. Duygularımın neden iki büklüm olduğunu anlamaya çalışıyordum. Ansızın sigara küllüğündeki kapkara küllerin içine bakarak “Tam da bunun gibi mi benim de kaderim?” diye isyan edip … Okumaya Devam Et!Gecenin Eşiği | Fırat ÇİÇEK

Bilinmeyen Gecedeki Kız | Mustafa TURAY

Sokaktaki sesler durulmuştu, bir tek ocakta kaynayan çayın sesi vardı. Kimse aramasın diye telefonun prizini çekti. Radyoda Ray Charles çalıyor. Genç kızken hüzünlenerek dinlerdi. Duyargalarının sonuna kadar açık olduğu günlerdi. Annesi “Sınav öncesi heyecanını ancak müzik dinlemek giderir senin.” derdi. Sonraki yıllar bir dehlize girmiş gibiydi. Geceyi birçok erkeğin koynunda geçirmiş olduğuna bir ara hayıflanmıştı … Okumaya Devam Et!Bilinmeyen Gecedeki Kız | Mustafa TURAY