Anasayfa » Etiket Arşivi: düzyazı

Etiket Arşivi: düzyazı

Tanırsın Ölür | Umut AKALIN

Dünya üzerinde yaklaşık bla bla bla! Geç! Sayısal verilerin dışında bir gerçeklik söyleyeceğim size. Hem de varolan bütün sayılardan daha gerçek bir şey. İnsanlar ölüyor. Hem de öyle klişe film sahnelerinde olan o kafasını kaldırım taşına çarpıp ölmesinden de bahsetmiyorum. “Doğum günün kutlu olsun baba! Ne kutlusu evladım gitgide ölüme yaklaşıyoruz!!” Size bundan da bahsetmiyorum. Bunlar insanların zaten bildikleri şeyler ...

Devamını Oku »

ACEMİ KARMAŞA | Ömer Hezarfen BOZKURT

Zargana, kalbimin göğüs kafesine yakın tarafında oynak bir taşra kızısın. Yerleşik hayata geçemeyen Slovakyalı bir salyangoz gibi ve tüm benzerliğiyle eski bir kaputun iç cebine sıkıştırılmış küflü bir veda mektubusun. Mektubun arkasında bir resim var, Tanıdım, sen değilsin. Kiremit rengi günler akıyor bedenden. Yani diyeceğim o ki, bu satırı nerede bitireceğimi bilmiyorum. Fakat günler geçiyor, bir ev bulmalı! Oturmalı, yemeli, ...

Devamını Oku »

TAHAYYÜL | Rafet KODAŞ

Sarp uçurumun başındayım. Kollarımı kartal gibi açmış, süzülmek için saniyeleri kovalıyorum. Rüzgârda sörf edercesine süzülüp, erguvan kokulu koylardan ovalardan geçiyorum. Yeşilin bin bir türlü renklerine boyanıyorum. El değmemiş, tüm hayasızlıklara, ahlaksızlıklara inat bakireliğini korumuş cennet kızına dokunur gibi Ürkekçe dokunuyorum okyanus maviliğine. Sarp kayaların ürkütücü yüzüne dokunuyor bedenim. Gözlerim kapalı! Seni sevmelerimi düşlüyorum, günaha belenmiş bedenlerimizin tutkusuna kapılıp, fütursuzca seviştiğimiz ...

Devamını Oku »

Yağmurun Sesi | Erkan TAŞDEMİR

Ranzamda oturmuş radyomu dinlerken, demir parmaklıklı pencereden yağan yağmuru izliyorum. Düşen her damlanın yere ulaşma gayreti dikkatimi çekiyordu. Bir damlanın bile bir amacı vardı. Radyoda çalan müzikle birlikte dalmış uzaklara, gitmiştim. Dışarıda olup bitenleri düşünüyor, sevdiklerimin şu an neler yaptığını merak ediyordum. Uzaklara dalmışken gök gürültüsüyle irkildim. İnce belliye doldurduğum çayım soğumuş, okumakta olduğum kitabımın sayfaları birbirine karışmıştı. Tam o ...

Devamını Oku »

REALİZM KOLTUĞU MUHABBETİ | Emine Ömür SEÇİNTİ

Merhaba ben Hakaretamiz! Kendimden çok bahsetmek istemiyorum, tek amacım beyin kıvrımlarınıza taş fırlatmak. Hayır bilemediniz. Ben böbrek değilim. Bugün benzetmeleriniz ile yüzleşeceksiniz. Ben de geriye çekilip “kıvrımlar arasında taş var” hareketi yapacağım. Sanatsal sanatsal konuşup, benzetmeler yapıp, geriye çekilmek yok öyle. Böbreği fasulyeye benzetirken bana mı sordunuz?  Olabilir, benzeyebilir. Bu tehlikeli bilgiyi neden herkese söylediniz? Sizin yüzünüzden yerin altında en ...

Devamını Oku »

Bahar Sandıklarım | Recep TÜRKAN

Sonbaharın bitmesini beklerim umudun nefesiyle, neden mi bekliyorum? Çünkü sonbaharda döktüğüm yapraklarımı, kırılan dallarımı onarmak; rüzgârın şiddetli kesiklerini sarmak için. Sonbahar çok eksiltir beni, bir o kadar da tamamlar serin, sert esen rüzgâr. İçimi karartır gri soluk havası, bir o kadar da buruk ve hüzünlü bir huzuru yaşatır bana. Bir arayıştır benim sonbaharım, baharı bekleyiş değil. Bahar zaten gelecek bu ...

Devamını Oku »
Scroll UpScroll Up