Yorgun Sandalye | Emine Ömür SEÇİNTİ

Başlangıcı olmayan bir sonun içinde depar atıyordum. Gözlerimi kapattığım an gördüğüm tek şey kırılmış bir aynaydı. Hayır, bunlar sadece siyah beyaz bir filmde gördüğüm vampirin kırmızı spiral dişleri. Ne bir başlangıca ne de kırık bir aynayı görebilmek için gözlerimi kapatmaya ihtiyacım vardı. Birbirlerinin tamlayanı ve bütünleyeni olmayan şarkılar zihnimde birbirlerine aitler. Kollarımı gördüğüm zaman tek … Okumaya Devam Et!Yorgun Sandalye | Emine Ömür SEÇİNTİ

BİR TUHAF İSTANBUL ROMANI | Neslihan DEMİRHAN

“Kafamda bir tuhaflık var,” dedi Mevlut. “Ne yapsam bu alemde yapayalnız hissediyorum kendimi.”[1] Kamburuyla beraber İstanbul sokaklarında dolaşan bozacı Mevlut’un hayatı ön planıyla okuduğumuz bir İstanbul romanı aslında Kafamda Bir Tuhaflık. Baba Mustafa Karataş ve kardeşi Hasan Aktaş’ın Beyşehir’den İstanbul’a yoğurt satmaya gelmesiyle başlar hikâye. Aslında iki kardeşin pek anlaşamadığı en başından bellidir. Kardeşine sinirlenen … Okumaya Devam Et!BİR TUHAF İSTANBUL ROMANI | Neslihan DEMİRHAN

Dinleyin | Ayşe TÜRK

Başlangıcı biliyorum. Önce “Bir şey olmaz annendir, bir şey olmaz babandır, amcandır, sevgilindir, kocandır, komşundur, arkadaşındır, iş arkadaşındır, abartma bu kadar, oluyor böyle bazen, dert etme.” diye söylüyorlardı. Sonra aynı yaklaşım devam etti. Sonra yine aynı yaklaşım, yine aynı… Nereye bağlayacağımı, kaynağının ne olduğu, nasıl adlandıracağımı bilmediğim bu yaklaşım, sonu olmayan bir çok hareketin zeminini hazırladı … Okumaya Devam Et!Dinleyin | Ayşe TÜRK