Anasayfa » Etiket Arşivi: eleştiri

Etiket Arşivi: eleştiri

Deli – Tiyatro Serisi VI | Neslihan DEMİRHAN

Bugün yaşadığım semtin, Maltepe Belediye Tiyatrosu’nun sahnelediği bir oyundan bahsedeceğim. Nikolay Gogol’un pek çok kez uyarlanan Bir Delinin Hatıra Defteri’ni daha önce Genco Erkal’dan izleme fırsatı bulmuştum. Türkiye’de oynanan ilk tek kişilik oyun olan Bir Delinin Hatıra Defteri’ni, bu kez Maltepe Belediye Tiyatrosu’nun uyarlamasının -daha önceden sahneledikleri oyunlarını izleyip başarılı bulmuştum- nasıl olacağını çok merak etmiştim gerçekten. İyi bir tiyatro ...

Devamını Oku »

Uzlaşma – Tiyatro İncelemesi | Tibet TEBÜKTEKİN

Birkaç yıl önce Sırça Hayvan Koleksiyonu‘yla başlamıştım tiyatro alışkanlığıma. Oyundaki flashback tekniğini çok zekice bulmuştum. Nedir? Aşırı basit iki hile ile sinemaya özgü bu efekti harika bir şekilde replike edebilmişler. Detaylarına girmeyeyim, kendiniz gittiğinizde temaşa edersiniz. Bunun gibi birçok oyunun ilgi uyandırıcı tekniklerle bezendiğini gördüm. Bir Fransız oyunu olan Uzlaşma’da ise sahnenin en ön tarafı oyun alanı. Arka planda dekor ...

Devamını Oku »

Parasite Film İncelemesi | Tibet TEBÜKTEKİN

Uzun zamandır izlediğim bir şeyden bu kadar memnun kalmamıştım. Joker güzel bir filmdi, ama sanatsal bir Kore filmi olan Parasite bence daha güzel. Üç vakte kadar filme dair her şey zihnimden silineceği için unutmadan hemen notlarımı düşeyim. İsmi Parasite olunca ve afişteki eğreti duran insanlar yüzünden sanki uzaylı mikrop ve zombilerini izleyeceğimi sanmıştım. Oysa konusu gayet moderniteye dairmiş. Aslında modernite ...

Devamını Oku »

GİRİFT | Dolunay Kadir YÖRDEN

“İnsanın evi gibisi yok” derler. Ben bu sözü eksik buluyorum. Bence insanın evindeki sessizlik gibisi yok. Yani ev olacak ama yetmez, aynı zamanda o evde senden başka kimse olmayacak. Elbette benim gibi düşünen çok insan var. Ufacık bir evi kalabalık bir aile ile paylaşanlar beni bencil ya da konformist ilan edebilir. İmkânım olsa onlara bir günlüğüne bu imkânı sunar, çenelerini ...

Devamını Oku »

AY(I)KIRIYIZ | Fırat ÇİÇEK

Kendilerini dalganın kıyısında sahipsiz hisseden eşyalar gibi ve kırık deniz kabuklarını topladıktan sonra arkadaşlarına “denizin neye benzediğini” göstermek üzere eve koşan çocuk gibi hissettiren sayılı yaşantıları var, bu aykırı lügatına kendini sokanlar. Elbette, bu koskoca ruhun ve bedenin esrarengiz anlamlılığını koca bir dört duvarlık alan dahilinde aktarmak kolay değildir. Kim diye soruyorsunuzdur bu aykırı kişiler? Kimler değildir sorusuna önce cevap ...

Devamını Oku »

Frapan: İç/Birimize Bakıyoruz | Sultan GÜLSÜN

Greenwich’in bütün doğularına doğru (1+1+1+…) imgedeki silah ile gerçek silah arasındaki ayrımı yapamayacak düzeyde bir sekansa geçtiğimiz için suni savaştan bahsedebiliriz. Doğada bir araya gelen 1+1’ler ile kolektiflik modelize edilebilir ancak bu çoğulculuk dünyayı erişilebilir kılmaz. Kent yerleşimlerinde 5000-10000 kişi aralığını aşmış bütün büyük kümülasyonları düşünmenizi rica edeceğim. Seslerin yutulduğu konusunda hemfikir olabileceğimizi düşünüyorum. Günümüz için bile çıkarılmak istenen seslerin ...

Devamını Oku »

Kitap İncelemesi: Kurtcebe Turgul – Bence Katil Öldürdü | Tibet TEBÜKTEKİN

Kim yazmış: Kurtcebe Turgul en meşhur reklam ajanslarından Medina DDB’nin kreatif direktörü. Galatasaray Lisesi mezunu, Fransız ekolunun edebiyat eserlerini seven ve Dünya’da mizah ne durumda takip eden biri. Önceki yıllarda Şener Şen’in yer aldığı “Mucizeler Komedisi” tiyatro oyununu yazmış ve “Sevinç Vesaire” kısa filmini çekmiş. Konuları ilginç. Birkaç filmde küçük rollerde gözükmüş. Radyo tiyatrosuna da meraklı. Butik işleri kovalıyor. Sevimli, ...

Devamını Oku »

All In My Family: Eşcinselden Baba Olur Mu? | Ufuk KADIZ

Netflix hayatımıza girdiğinden bu yana izleme alışkanlıklarımızda da farklılıklar olduğunu rahatlıkla gözlemliyoruz. Yabancı dizilere olan merakımız uç seviyelere ulaştı. Uykusuz geceler, bir oturuşta sezon bitirmeler derken tam bir bağımlıya dönüştük. Netflix, son zamanlarda başka konularda da gündem ülkemizde: “eşcinselliği normalleştiriyor ve özendiriyor”. Peki ama nasıl? Eşcinsel karakterlerin yer aldığı birçok dizi var, üstelik yer almaları ya da görünmeleri yetmiyor, bildiğiniz ...

Devamını Oku »

YABANSIĞLAŞMA | Dolunay Kadir YÖRDEN

Bir nevi aciz durumdayız, yenilmişliğimizi zafer diye sunarken taç yoktu başımızda ama inandırdık. Kaybettiğimizi sandığımız her şey tekrar dikilince karşımıza B planımız yoktu. Biz bir yola çıkacaktık ve dönmeyecektik geriye. Bütün sual buydu bizi götürmek istemeyen geçmişe. Tek tek yaktık üstümüzde ne varsa; bedenimiz hariç, zaten onu içerisinde yakan daha şiddetli ızdırapları, görkemli fikirlerle soslanmış ideaları vardı. Heybeye doldurmaya ne ...

Devamını Oku »

Teori ve Pratik Üzerine | Mehmet Akif ÇAKIR

Teori üretimi ve uygulamasının temeli eylemselliktir. Değişim ve devrim üzerine bütün teorilerin kalımının ana kaynağı yine eylemselliktir. Tarih boyunca devrim üzerine yüzlerce teori atılmıştır, hala atılmaktadır ve atılmaya devam edecektir. Ancak teori, değişim için tek başına yeterli değildir. Bunlar ilk kez söylenmiş değildir. Bu kez, belki de tekrar olarak, konunun ortaya konuşu “önce yaşamda devrim” ve ardından uygulanacaklar meselesi üzerinden ...

Devamını Oku »

Matruşkadan Çıkan Erkek | Dolunay Kadir YÖRDEN

“Kadınlar, bizim kadınlarımız: soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen kadınlar…” Şair bu mısralarda ne kadar hassas ne kadar da kadının toplumdaki rolüne isyankâr. “Bizim kadınlarımız” diyerek nasıl da sahiplenmiş ve kadınların bayraktarı olmuş! Toplum tokadına karşılık, adalet tokadıyla terbiye etmek bu olsa gerek. “Kadına el kaldırılmaz, onlar zayıf canlılar” diyenler bu şiirden feyz almış olmalı. Nedense kadınlar hakkında söz sahibi olanlar, ...

Devamını Oku »

Büyüme Sancısının Dirmit Hali | Neslihan DEMİRHAN

Uyarı: Sevgili Arsız Ölüm’e dair ayrıntılı bilgiler içermektedir. Kitabı okumamış olanların ve okumadan önce bu denli bilgiye sahip olmak istemeyenlerin, bu yazıyı kitabı okuduktan sonra okuması rica olunur. “Yedi kardeşin arasından titrek bir gölge gibi sıyrılıp liseyi bitirdim. Korku ve yalnızlığın içinden okula gitmenin bedelini ödedim. İnanılmaz savrulmalar, inkar ve baskıların bin çeşidi. Kente ayak uydurmak için boğuşup durdum. Her ...

Devamını Oku »

Sıcacık Günlere Buz Gibi Bir Film: FROZEN | Ufuk KADIZ

Havalar güzelleşti, güneş kendini gösterdi. Artık evde oturup kahve eşliğinde kitaplarınızı okuma, filmlerinizi izleme huylarınızı raflara kaldırdınız. En azından bir süreliğine. Bir kısmınız da var tabii, henüz soğuk günlerin etkisinden çıkamadı ya da çıkmak istemiyor. İşte Frozen, sizler için geliyor! Frozen, Amerikan bağımsız sinemasından ortalama bir gerilim-dram filmi. Yönetmen Adam Green, Balta adlı korku filminin devamlarını çekmek dışında pek de ...

Devamını Oku »

İvedi Hasat | Mehmet Akif ÇAKIR

Yakın geleceğe dair bir fikir hasatı düşlüyorum. Bu bağlamda, oldukça kurak toprakların hızlı bir şekilde olgunlaşmasını bekleyerek değil; toprağın olgunlaşmasını sistemler minvalinde gerçekleştirmenin daha realist bir çizgide olduğunu düşünüyorum. Tamamı olmasa da önemli bir kısmı keskin olan profillere ayrılmış bir toplumu ha deyince güzellikle kolektivist[1]  ya da daha azı olan uzlaşımcı çizgiye getirmek oldukça zordur. Bir toplumun tüm kesimlerinin kendini ...

Devamını Oku »

Sahibinden Çok Kullanılmış Anısal Bellek | Hidayet ÇELİK

Unutmamak… Hayattaki tek özelliğim buydu. Yaşadıkça gördüm ki insanların, onları belirgin yapan, herkesten farklı kılan başlıca özellikleri vardı. Kimisinin saçı, kaşı, gözü; kimisinin boyu, posu, yüzü; kimisinin zenginliği, işi, gücü; kimisinin sesi, sanatı, bahtı ve daha nicesi… Ergenlik zamanlarımdan beri hep bunu sorguladım. Herkeste bulduğum o kişiyi öne çıkaran şeylerin bendeki karşılığı neydi?  Acaba şu mu? Acaba bu mu? Aslında ben ...

Devamını Oku »

İktisadi İstibdat | Dolunay Kadir YÖRDEN

Tek elin nesi var? İki elin sesi var. Aslında böyle değildi ama olsun. Ha bir el demişim, ha tek el, önemli olan bağlamı oturtabilmek. Unkapanı tek-el fabrikasını duydunuz mu? Ankara’daki tek-el grevini? Duymadınız mı? Biri kapandı, diğeri sonlandı. Bugüne dair konular değil zaten. Unutun gitsin… Atasözünü deforme edip, ardından bir yer, bir aksiyon bildirimi yaparak konunun ne kadar ciddi olduğunu ...

Devamını Oku »

Y-azar Yazısı | Dolunay Kadir YÖRDEN

Kaleminiz kıvraksa, gözlem yeteneğiniz varsa gördüğünüz hemen hemen her nesne üzerinden öykü, şiir yazabilirsiniz. Okuyan için yazdığınız bir şey ifade etmese bile verdiği haz sizi tatmin edecektir. Bu yüzden “ne kadar berbat bir yazı” şeklinde yapılan yorumları ciddiye almayın. Çünkü o eleştiriyi yapan kişi sizi ciddiye almadı, büyük ihtimal kendisini de… Yazar olmak için illa tanınmak gerekmiyor. Billboardlarda, el ilanlarında, ...

Devamını Oku »

İçerdekiler mi yoksa dışarıdakiler mi daha özgür? | Sevginur DİKİN

Usta yazar ve şair Melih Cevdet Anday’ın aynı isimli tiyatro oyununun beyaz perdeye uyarlanmış hali, İçerdekiler. Komiser, darbe zamanı bir öğretmeni yaklaşık altı ay gözaltında tutar. Fikirlerinden ötürü onu tehlikeli olarak kabul eder. Açık görüşün yasak olmasına rağmen komiser, öğretmenin eşiyle görüşmesine izin verir. Komiser, izin vermesine verir fakat sürekli bunu neden yaptığını sorgular. Öğretmen, karısını göreceğini beklerken, olaylar farklı ...

Devamını Oku »

Modern Dünyada Bir Yalnızlık Hikâyesi: GRETA | Sevginur DİKİN

Her sene olduğu gibi bu yıl da İstanbul Film Festivali’ni takip etmeye çalıştım. Özellikle film festivallerine elimden geldiğince katılmaya gayret ederim çünkü inanılmaz bir atmosferi var. Bir kere alışınca da insan bırakamıyor. Bu yüzden de alışveriş merkezlerindeki sinema salonlarını çok tercih etmemeye çalışıyorum. Belki de hiç tercih etmiyorum. Sinemaya gideceğim zaman tercihim Beyoğlu, Atlas, Rexx veya Kadıköy Sineması oluyor. Ee, ...

Devamını Oku »

Tek Kişilik Tiyatro Oyunu: “KUL” | Sevginur DİKİN

Mercan, geçimini apartman merdivenlerini temizleyerek sağlayan evli bir kadın. Bir gün kocasına kızıyor ve onu evden kovuyor. Oyun tam olarak bu andan itibaren başlıyor. Kocası gidince kendine döneceğini sanırken, işler hiç umut ettiği gibi de gelişmiyor. “Azıcık aşım, kaygısız başım” diyebilmek keşke her zaman işe yarayabilseydi? Mercan’da da bir fayda etmiyor çünkü kimseye muhtaç olmadığını düşündükçe ne kadar çok muhtaç ...

Devamını Oku »

BİR TUHAF İSTANBUL ROMANI | Neslihan DEMİRHAN

“Kafamda bir tuhaflık var,” dedi Mevlut. “Ne yapsam bu alemde yapayalnız hissediyorum kendimi.”[1] Kamburuyla beraber İstanbul sokaklarında dolaşan bozacı Mevlut’un hayatı ön planıyla okuduğumuz bir İstanbul romanı aslında Kafamda Bir Tuhaflık. Baba Mustafa Karataş ve kardeşi Hasan Aktaş’ın Beyşehir’den İstanbul’a yoğurt satmaya gelmesiyle başlar hikâye. Aslında iki kardeşin pek anlaşamadığı en başından bellidir. Kardeşine sinirlenen Mustafa, soyadları olan Aktaş’ı Karataş ...

Devamını Oku »

Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar – Tiyatro Serisi I | Neslihan DEMİRHAN

Çağdaş Amerikan tiyatrosunun popüler yazarlarından Neil Simon’un yazdığı bu keyifli Broadway müzikali, Yeşim Gökçe’nin çevirisiyle ve Ersin Umurlu’nun yönetmenliğinde İstanbul Şehir Tiyatroları’nda temsil ediliyor. Sahnelendiği birçok ülkede beğeniyle izlenen ve Tony, Outer Critics, Theater World ödüllerine layık görülen Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar eğlenceli bir aşk müzikali. Yazar bu tiyatro metnini 1978’de dostu ve aynı zamanda oyunun şarkılarının bestecisi olan Marvin ...

Devamını Oku »

TANITIM: Gaye Su Akyol – İstikrarlı Hayal Hakikattir | Hakan CAN

On bir şarkıdan oluşan, ‘İstikrarlı Hayal Hakikattir’ adını verdiği, insan ruhunu; yıldızların, ayın sadası boyunca gezdiren nadide bir albümle çıktı yine karşımıza Gaye Su Akyol. Aynı zamanda antropolog oluşundan mütevellit kadim zamanlara, nefesi sonlanmış insanlara dair günü geçmemiş ezgileri de müziğiyle bize ulaştırıyor. Yer yer Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği yer yer parlak tonlu gitarlar ile bir Amerikan ...

Devamını Oku »

Dünya Ağrısı’nda “Bireyin Yabancılaşması” | Neslihan DEMİRHAN

Dünya Ağrısı, kendini her şeyin, herkesin uzağında tutmak istediği için hiçbir yere ait olamamış, bu yüzdendir ki aile kavramını çocukluğundan beri benimseyememiş, bir “aile babası” olan Mürşit’in üzerinde şekillenir. Mürşit, taşradan kaçıp üniversite okumasına müsaade etmeyen “hayat denen bu sıkıntıyı” (s. 112)* hiç sevememiş, yolcu olma isteğini ulaşılmaz bir hayale çevirip hancı olmasına sebep olan babasının ölümünü arzulamıştır. Ona “Oğlum ...

Devamını Oku »

DALLAS BUYERS CLUB: Psikanalitik Açıdan Bağımlılık | Selen KIRAÇ

Filmin Künyesi: Filmin Yılı: 2013 Filmin Türkiye’de Vizyon Tarihi: 28 Şubat 2014 Yönetmen: Jean-Marc Vallêe Oyuncular: Matthew McConaughey Jared Leto Jennifer Garner Ödüller: En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ı (Matthew McConaughey) En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ı (Jared Leto) En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı Oscar’ı Altın Küre Sinema Dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü (Jared Leto) Altın Küre Drama ...

Devamını Oku »

DUYGULAR MATEMİ ORKESTRASI | Arda ARIK

                                                 ‘’concursus istius’’ Ve öfkelen; Öfke Sanatçının öfkesi Dirilip dirilip gömülen inançlarım Ayrılıklar ölüm haksızlık Kendi çekirdeğinde parçalan ve yok ol Haykıramadığın her saniye için Ve ağla; Bağrına basamadığın her vakit için hasta bir kediyi Her derdine ...

Devamını Oku »

NORMALLEŞEMİYORUZ | Ufuk KADIZ

Gelenekten getirmiş olduklarımıza göre, iki tane cinsiyetten bahsediyoruz: erkek ve kadın. Tabii, bunları cinsel organlarımızı düşünerek sınıflandırıyoruz. Bu iki cinsiyet birbirinin tam karşısında bir araya geldiklerinde bütünleşmiş, güçlenmiş oluyorlar ve öyle bir konumdalar ki devamlılık için bu birliktelik mecburi. Biraz da eşcinsellikten bahsedelim. Yukarıda anlattığım klasik bakış açısının yanı sıra eşcinsellik gerçeğine alışan, benimseyen, mutluluk ve gurur duyan bir kesim ...

Devamını Oku »

Bir Üniforma, İnsanın İçindeki Güç Arzusunu Uyandırabilir Mi? | Sevginur DİKİN

İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru bulduğu Nazi üniformasını üzerine giyerek, hayatta kalmaya çalışan bir savaş suçlusunun zaman içerisinde Nazi komutanları gibi davrandığını anlatan bir film, Yüzbaşı (Der Hauptmann). Nazi Almanya’sını konu edinen film, ilk gösterimini Toronto Film Festivali’nde yaptı. Film, Dövme ve Uçuş Planı filmleriyle tanınan Alman yönetmen Robert Schwentke’ye ait. Yüzbaşı; Almanya, Polonya, Portekiz ve Fransa ortak yapımı olan, ...

Devamını Oku »

Temassızlaştıramadıklarınızdan | Sipan GÜLER

“Şu anda ne oluyor şu canım dünyada.” bilenimiz var mı? Yok tabii! Ben anlatayım size. Yaşayan milyarlarca insan arasından yalnızca geçip gidiyor, ancak hiçbirini hayatımıza dahil edemiyoruz. Bu durum o kadar vahim ki, Ahiret mahkemesinde yargılansak hakkımızda takipsizlik kararı çıkar. Çünkü ne kelebek biriktiriyor ne şiir okuyor ne de şarabın tadına bakıyoruz. Bunları yapabilsek evrenle ne ittifaklar kurardık kim bilir! ...

Devamını Oku »

REALİZM KOLTUĞU MUHABBETİ | Emine Ömür SEÇİNTİ

Merhaba ben Hakaretamiz! Kendimden çok bahsetmek istemiyorum, tek amacım beyin kıvrımlarınıza taş fırlatmak. Hayır bilemediniz. Ben böbrek değilim. Bugün benzetmeleriniz ile yüzleşeceksiniz. Ben de geriye çekilip “kıvrımlar arasında taş var” hareketi yapacağım. Sanatsal sanatsal konuşup, benzetmeler yapıp, geriye çekilmek yok öyle. Böbreği fasulyeye benzetirken bana mı sordunuz?  Olabilir, benzeyebilir. Bu tehlikeli bilgiyi neden herkese söylediniz? Sizin yüzünüzden yerin altında en ...

Devamını Oku »

Kaplumbağalar Da Uçar! | Bilal GÜLTEKİN

Eski bir Kürt hikayesine göre, gölde yaşayan bir kaplumbağa, her gün etrafında kanat çırparak yükselen kuşlara özenip uçmayı, gölün karşı kıyısına geçmeyi diler. Dileğini kuşlara söyler, kuşlar da: “Uçabilirsin, kaplumbağalar da uçar” diye yanıtlar. İki kuş kaplumbağaya bir dal uzatır ve ağzıyla dala sımsıkı tutunmasını söylerler. Kaplumbağa tutunur. Kuşlar havalandıkça adım adım geçen ömründe hiç çıkamadığı kadar yükseklere çıkan kaplumbağanın ...

Devamını Oku »

Çiçekli Bitkilerim | Umut AKALIN

Vakit gelince doğar, küçük bir çocuğun oyun alanında kullandığı misketleri andırırız. Bizler yuvarlanmayı, fırlatılmayı ve kaybolmayı deneyimler, öğreniriz. Bu deneyimler birer mücadeleye örnek olabilir fakat her mücadele ders niteliğinde bir hikaye değildir. Çünkü bazılarımız çok özeldir. Sokaktayım, dileniyorum… Mücadelem nerededir? Düşünceler yokmuş gibi yaşanılabilir mi? Mide boşluğundaki açlığı yalnızlıkla doyuruyorum. Hayallerimi ve isteklerimi unutmaya çalışıyorum. Dilendiğim sokaktan onlarca insan geçiyor. ...

Devamını Oku »

Erken Dönem Güldürü Sineması ve Dadaist Sinema’da “Mizah” Kavramı | Ufuk KADIZ

GİRİŞ   Sinema, hayatımızın içinde akıp giden olayları ya da tam tersine içine akıtamadığımız hayalleri, fantezileri perdeye uyarlayan, aktaran yegâne sanat dalıdır. 1880li yıllarda geliştirilen ve kısa zamanda büyük yankı uyandırıp dünyanın birçok yerine ulaşan sinemanın şu anki haline bakıldığında büyük farklar görürüz. Bu yazıda hemen hemen aynı dönemlere tekabül eden fakat birbirlerinden çok farklı amaçlar ve yöntemler geliştiren iki sinemadan ...

Devamını Oku »
Scroll UpScroll Up