Süt Mısır ve Melankoli | Emin HAYTA

Güneş, dünyaya en yakın pozisyonunu almış, “Dur lan şurada top oynayan oğlanların ağzına sıçayım” der gibi tepemizi oksijen tüpüyle deliyordu sanki. İki sokak ötedeki boş arsanın kenarına tır şoförü Ökkeş Dayı’nın koyduğu çıkma benzin deposunun üzerine oturmuş, iki mahalle arasındaki rekabetin en şiddetli sahnesini izliyordum. Aşağı mahalle ile bizim mahalle iki haftada bir, her cumartesi … Okumaya Devam Et!Süt Mısır ve Melankoli | Emin HAYTA

SICAK MERHAMET | Emin HAYTA

Gök gürültüsünün şiddetli sesiyle uyandı Aki. Hemen doğruldu, başını ellerinin arasına alarak yere kapandı. Gürültü bitene kadar da öylece kaldı. Çakan şimşeğin ışığı mağaranın içini bir kandil gibi aydınlattığında etrafına bakma fırsatı buldu. Arkadaşı ve en yakın yoldaşı Nin de uyanmış, korkuyla kendisine bakıyordu. Gökten şiddetli sesler geliyorsa eğer, yukarıda yaşayan Tanrılardan biri çok kızmış … Okumaya Devam Et!SICAK MERHAMET | Emin HAYTA

REYHAN | Emin HAYTA

Hasan amca kendini bildi bileli sebze meyve haline bahçede yetiştirdiği ürünlerini satarak geçimini sağlıyordu. Bu işe ne zaman başladığını bile hatırlamıyordu. Babasından devralmıştı işini. İyi para kazanmasa da geçimini sağlıyordu. “Azıcık aşım, ağrısız başım” düsturuyla hareket eden, kanaatkâr olmayı ve şükretmeyi kendine ilke edinmiş biriydi. Babası da öyleydi. Demek ki kendisi de böyle yaşamalıydı. Babasından … Okumaya Devam Et!REYHAN | Emin HAYTA

MERYEM | Emin HAYTA

Büronun kapısının tıklatıldığını duyar gibi oldum. On saniye sonra tekrar iki kez tıklatıldığında ancak emin olabildim. “Buyurun!” diyerek kapıyı çalan kişiyi içeriye davet ettim, içeriye saçları dağınık, kıyafeti özensiz diyebileceğim bir amca girdi. Başındaki kasketi elleriyle göğüs hizasında tutuyordu, ilk andan itibaren mahcupluğunu ve utangaçlığını bana hissettirmişti, onu rahatlatmak için ayağa kalkıp, “Lütfen oturun!” diyerek … Okumaya Devam Et!MERYEM | Emin HAYTA

WOLFSBURG ÜST OLUR MU? | Emin HAYTA

–Yüz doksan altı Umut.  -Burada!  – Yüz doksan yedi Selda.  -Buradayım öğretmenim.  O zamanlar henüz ikinci sınıftayım. Bana göre sınıfın en güzel kızı olan Selda ile isimlerimizin yoklama alınırken de olsa, bu kadar yakın çağırılması beni heyecanlandırıyordu. Yoklama bittikten sonra, kafamın içinde bu ses tınısı dolaşmaya başlıyordu: ” Yüz doksan altı Umut, yüz doksan yedi Selda…”  Selda’ya karşı pek … Okumaya Devam Et!WOLFSBURG ÜST OLUR MU? | Emin HAYTA