BİNEFŞ | Fırat ÇİÇEK

Kalın pencerenin ardında seyrediyorsun, Dünyanın hoyratlığını. Elin çenende dinliyorsun, Düzmece senfonilerin cızırtısını. Yıllanmış şarap kadehini belki de son kez tokuşturuyorsun. Kaç baharı boğuyorsun ardından Kaç yeşil çürüyecek kör kuyularda, Pepuk kuşunun sesiyle. Lacivert duvaklı gece gibi, Bedenin binefş* tarlası. Kaç parça olur dudakların, Unuttuğun gülüşünü verir mesela. Kaç renge bürünür gecenin karartısı, Kınası kırmızı renge. … Okumaya Devam Et!BİNEFŞ | Fırat ÇİÇEK

Gecenin Eşiği | Fırat ÇİÇEK

Kırmızı avuç hasretimi, avuç dolusu kan kusmuğunda giderdim bugünümü. İki mavi bir beyaz eder diye sanıyordum, gri gökyüzünün altında kalan mavinin kirlendiğini gördüm. Göz altı torbalarının morarmış hali ürkütüyordu beni. Duygularımın neden iki büklüm olduğunu anlamaya çalışıyordum. Ansızın sigara küllüğündeki kapkara küllerin içine bakarak “Tam da bunun gibi mi benim de kaderim?” diye isyan edip … Okumaya Devam Et!Gecenin Eşiği | Fırat ÇİÇEK