Tat’lı Şeyler | İdil AVAN

“Anne, benim adımı kim koydu?” “Ben koydum kızım.” “Peki ya neden bu ismi koydun?” “Çünkü sen benim Öz’ümsün.” Özüm 7 yaşında, bir içim su, küçük bir kız çocuğuydu. Annesinin her daim ördüğü sarı saçlarını dağınık kullanmayı severdi. Yüzündeki çillerin dağınıklığına saçlarını da uyduruyordu kendince ve yine dağınık bir gülümsemeyle taçlandırıyordu bu uyumlu asimetriyi. Büyük kahverengi … Okumaya Devam Et!Tat’lı Şeyler | İdil AVAN

KÂH’VE KADIN | İdil AVAN

Pembe bulutlar kırmızıya çalarken Ana rahminden damladı bir kız dünyaya. Kahve gözleri sütle harmanlanırken Dumanı tüten bir sevgiyle kucaklandı. Ne olup bittiğini bilmiyordu, Pembe bulutlar kırmızıya çalıyordu. Günler aylara sarıldı, Aylar yılları doğurdu. Kızın üstüne büyüdükçe Bir yük daha konuldu. Başkalarına söz hakkı vermemesi adına Kendi kelimelerini yuttu. Yabancılar gözlerini içmesin diye Kirpiklerini sıkıca yumdu. … Okumaya Devam Et!KÂH’VE KADIN | İdil AVAN

Bir Müze Aşkı | İdil AVAN

Şekerden bir balmumuyum, Eriyorum ateşin öpücükleriyle. Eteğimin pilelerinden damlıyor dudaklarım, Öpüyorum kahverengi parkeyi isteksizce. Vitrindeki ilk günümü karşında buldum, Bir kurşun askerin yanındaki köylü kızı. Yabancılar bana dokunurken kadın oldum, İzledim güneşli gözlerle saçlarındaki kışı. Hareket edemezdim, vücudum mıhlanmıştı. Sessiz çığlıklar attım, dudağım kıpırdamadı. Ellerinin yavaşça düşüşünü izledim, Ve düşüncelerimden çıkarak götürülüşünü. Gittiğin yer karanlıktı … Okumaya Devam Et!Bir Müze Aşkı | İdil AVAN

Farklı Kumsal, Aynı Okyanus | İdil AVAN

Okyanustan başlıyorum kulaçlarımı nefeslerime uydurmaya. Ayak parmaklarımı sıcacık kumun altında çıtlattıktan sonra, koşuyorum mavinin enginliğine emin adımlarla. Biliyorum, birçok hayat barınıyor kollarımın altında şu an. Yüzerken, pulları tüm dünyanın rengini çalmış onlarca küçük balığın yüzgeci tenimi yalıyor. Her biri farklı bir duyguyu fısıldıyor bana, küçük dudaklarından çıkardıkları baloncuklarla. Umut, sevgi, aşk, nefret… Ayaklarım yosunlara takıldıkça … Okumaya Devam Et!Farklı Kumsal, Aynı Okyanus | İdil AVAN

10 Kasım Özel: BEN 81 İLİM | İdil AVAN

Yurtsan dokuna dokuna seçiyordu ikiye katlanmış haritaların arasından Türkiye haritasını. Haritanın tam ortasından Tokat’a kadar uzanan bir yırtık vardı, oradan anlıyordu aradığı haritayı bulduğunu. Zaten sürekli çıkartıp ilgilendiğinden, kenarları diğer haritalara göre daha çok yıpranmıştı. Ödü kopardı sürekli üzerinde gezinen parmakları yüzünden şehirleri okumasını sağlayan kabartmaların bir gün sönmesinden. Ankara, İzmir… Gittikçe yassılaşmıştı mesela. Neyse … Okumaya Devam Et!10 Kasım Özel: BEN 81 İLİM | İdil AVAN