10 Kasım Özel: BEN 81 İLİM | İdil AVAN

Yurtsan dokuna dokuna seçiyordu ikiye katlanmış haritaların arasından Türkiye haritasını. Haritanın tam ortasından Tokat’a kadar uzanan bir yırtık vardı, oradan anlıyordu aradığı haritayı bulduğunu. Zaten sürekli çıkartıp ilgilendiğinden, kenarları diğer haritalara göre daha çok yıpranmıştı. Ödü kopardı sürekli üzerinde gezinen parmakları yüzünden şehirleri okumasını sağlayan kabartmaların bir gün sönmesinden. Ankara, İzmir… Gittikçe yassılaşmıştı mesela. Neyse … Okumaya Devam Et!10 Kasım Özel: BEN 81 İLİM | İdil AVAN

Bir Nefes Ölüm | İdil AVAN

“Aslında o ayçiçeği de, bana günışığı çiçeği diye anlatmıştı zamanında, öyle kalmış aklımda.” “Neymiş bu hikâye Mümtaz Abi?” Mümtaz, mahallenin en babayiğit adamlarından biriydi. Mahalleliler gider ondan akıl alır, zamanında Müzeyyen Abla ile olan aşkını öğrenmek için fırsat kollarlardı onunla rakı masasına oturmaya. Mümtaz anlatmazdı. Müzeyyen’i öyle severdi ki, gidişini dahi paylaşmak istemezdi kimseyle. Herkesi … Okumaya Devam Et!Bir Nefes Ölüm | İdil AVAN

Bir Tutam Duygu, Bir Tutam Mantık | İdil AVAN

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde toprak gözlü bir kız bulut gözlü bir çocuğa âşık olmuş. İlk günden belliymiş aslında aşklarının imkânsız olacağı. Biri yerde, biri gökte imiş… Sadece yağmur yağdığında kavuşabiliyorlarmış birbirlerine. Bulut gözlü çocuk kimi zaman sevinç, kimi zaman hüzün gözyaşları akıtıyormuş; toprak gözlü kız da kana kana içiyormuş … Okumaya Devam Et!Bir Tutam Duygu, Bir Tutam Mantık | İdil AVAN