Dünya Ağrısı’nda “Bireyin Yabancılaşması”

Dünya Ağrısı, kendini her şeyin, herkesin uzağında tutmak istediği için hiçbir yere ait olamamış, bu yüzdendir ki aile kavramını çocukluğundan beri benimseyememiş, bir “aile babası” olan Mürşit’in üzerinde şekillenir. Mürşit, taşradan kaçıp üniversite okumasına müsaade etmeyen “hayat denen bu sıkıntıyı” (s. 112)* hiç sevememiş, yolcu olma isteğini ulaşılmaz bir hayale çevirip hancı olmasına sebep olan … Okumaya Devam Et!Dünya Ağrısı’nda “Bireyin Yabancılaşması”

oysa birçok nedenimiz vardı

her şey olması gerekenden çok uzak nedendir bilmem ama az insan kaldı sözü pak, yüzü ak! gazeteler ve manşetleri hep aynı teraneler bir borazan ötüyor başka bir ses dinlemeyen arsızlar, kepazeler… nedir insana yetmeyen bilemiyorum her beşer bir ömre sadık zaman akar geri gelmez, korkuyorum! oysa birçok nedenimiz vardı sevmeye, gülmeye aynı gökyüzü altında ortak … Okumaya Devam Et!oysa birçok nedenimiz vardı

Beyoğlu’nun Tarih Kokulu Semti: CİHANGİR

Napolyon, “Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu.” dediğini biliyoruz. Peki ya İstanbul bağımsız bir ülke olsaydı, başkenti neresi olurdu? Hiç tereddüt etmeksizin, Beyoğlu’nun meşhur semti Cihangir olurdu. Kedileriyle meşhur olan, mahalle kültürünü yaşatan ve her kafesinde entelektüel sohbetlerin uçuştuğu güzel bir semttir Cihangir. İsmini Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Cihangir’den alıyor. Üvey kardeşinin … Okumaya Devam Et!Beyoğlu’nun Tarih Kokulu Semti: CİHANGİR