Meleğin Düşüşü | Mustafa TURAY

Seninle anılmayan bir rüya icat etmek istiyorum, Sıradan bir ölüm biçimi mesela… Hayatı yaşlı bir ağaç gibi ayakta karşılayacak Uydudan çekilmiş bir melek görüntüsünü Ayağına taş bağlı bir gökyüzü gibi Aklımın en uygun yerine bırakacak. Yoksa nasıl yeniler kendini bu ölü deri Bu ruh kanseri nasıl kavuşur eski kokularına Ceylan vuruldu desenli halılardan Ve zimmetime … Okumaya Devam Et!Meleğin Düşüşü | Mustafa TURAY

Dünya Ağrısı’nda “Bireyin Yabancılaşması” | Neslihan DEMİRHAN

Dünya Ağrısı, kendini her şeyin, herkesin uzağında tutmak istediği için hiçbir yere ait olamamış, bu yüzdendir ki aile kavramını çocukluğundan beri benimseyememiş, bir “aile babası” olan Mürşit’in üzerinde şekillenir. Mürşit, taşradan kaçıp üniversite okumasına müsaade etmeyen “hayat denen bu sıkıntıyı” (s. 112)* hiç sevememiş, yolcu olma isteğini ulaşılmaz bir hayale çevirip hancı olmasına sebep olan … Okumaya Devam Et!Dünya Ağrısı’nda “Bireyin Yabancılaşması” | Neslihan DEMİRHAN

oysa birçok nedenimiz vardı | Hakan CAN

her şey olması gerekenden çok uzak nedendir bilmem ama az insan kaldı sözü pak, yüzü ak! gazeteler ve manşetleri hep aynı teraneler bir borazan ötüyor başka bir ses dinlemeyen arsızlar, kepazeler… nedir insana yetmeyen bilemiyorum her beşer bir ömre sadık zaman akar geri gelmez, korkuyorum! oysa birçok nedenimiz vardı sevmeye, gülmeye aynı gökyüzü altında ortak … Okumaya Devam Et!oysa birçok nedenimiz vardı | Hakan CAN