ACEMİ KARMAŞA

Zargana, kalbimin göğüs kafesine yakın tarafında oynak bir taşra kızısın. Yerleşik hayata geçemeyen Slovakyalı bir salyangoz gibi ve tüm benzerliğiyle eski bir kaputun iç cebine sıkıştırılmış küflü bir veda mektubusun. Mektubun arkasında bir resim var, Tanıdım, sen değilsin. Kiremit rengi günler akıyor bedenden. Yani diyeceğim o ki, bu satırı nerede bitireceğimi bilmiyorum. Fakat günler geçiyor, … Okumaya Devam Et!ACEMİ KARMAŞA

Dârağacındayıldızdansalıncak

(Gökyüzünü ağır bir baltayla ikiye böldüğüm gün, Tarabya’daki eskici yeni ölmüştür.) Ellerimin uzanabildiği her yerin benim olduğunu sandığım yıllarda henüz yeni yeni fark ediyordum uzuvlarımı. Öyle ki, ne zaman üşüsem ellerimi kasıklarıma iter: “İşte, senin gerçekliğin!” diye bağırır dururdum. Sesimi duyan birisinin farkına varmayagöreyim daha bir gür sesle, daha bir şevkle: “Gerçeklik tekil midir?” diye … Okumaya Devam Et!Dârağacındayıldızdansalıncak