İçerdekiler mi yoksa dışarıdakiler mi daha özgür? | Sevginur DİKİN

Usta yazar ve şair Melih Cevdet Anday’ın aynı isimli tiyatro oyununun beyaz perdeye uyarlanmış hali, İçerdekiler. Komiser, darbe zamanı bir öğretmeni yaklaşık altı ay gözaltında tutar. Fikirlerinden ötürü onu tehlikeli olarak kabul eder. Açık görüşün yasak olmasına rağmen komiser, öğretmenin eşiyle görüşmesine izin verir. Komiser, izin vermesine verir fakat sürekli bunu neden yaptığını sorgular. Öğretmen, … Okumaya Devam Et!İçerdekiler mi yoksa dışarıdakiler mi daha özgür? | Sevginur DİKİN

Yansı | Mehmet Akif ÇAKIR

Gözlerimi uzağa, çok uzağa diktim. Işığın kırıldığı çizgide mor mavi dağlar, beride irili ufaklı tepeler; yeşil, bazen kır bazen tarla olmuş bir plato. Hava serinlemeseydi yine gelmezdim izlemeye. Güzelmiş güneşi batırmak. Yine de insanın içini ince bir hüzün kaplıyor. İçimde bir yerde bir şeyler kırılıyor. Kalkıp gitmek gerek belki. Belki acele etsem yetişirim ona. Haber … Okumaya Devam Et!Yansı | Mehmet Akif ÇAKIR

Kırmızı Oje | Zeynep AVAN

Yarısı yenmiş tırnaklarındaki kırmızı ojelere baktı. Ne zamandır duruyordu tırnaklarında kan kırmızısı ojeler? Bu, içindeki bir şeyi uyandırdı, sonra aylardır yapmadığı şeyi yapıp aynanın karşısına geçti. Uzun, bakımsız saçları iki yandan omuzlarına dökülmüş, güzel kahverengi gözleri çukura kaçmış, dudaklarının rengi solmuş ve çatlamış, bakışları donuk, kısacası kendine hiç benzemeyen bir kadın gördü aynada. “Bu ben … Okumaya Devam Et!Kırmızı Oje | Zeynep AVAN

HOŞÇA KAL DEĞİL, ELVEDA! | Çiğdem SUDE

“O gece iki bedenin en unutulmaz sahnesi yaşanır… Yan yana duran iki beden… Aradan geçen bunca zamana inat kopamayan ama birlikte olmayı da beceremeyen iki beden… Belki de bir başlangıçtı o gece… Diğer bedenler için aynı ama küçük beden için farklı olan sıradan bir kış günü, İstanbul gecesi, Kadıköy sokakları, Nuestra… Müzikli bir yerde oturan … Okumaya Devam Et!HOŞÇA KAL DEĞİL, ELVEDA! | Çiğdem SUDE

Edd’in Bozuk Radyosu | Fırat ÇİÇEK

Saat sabahın altısı idi. Tedirgin düşlerimden bir anda uyanıp yanı başımdaki fotoğrafa dikildi gözlerim. Sene 1987 idi. Resimde ben, annem, babam ve daha geçenlerde kaybettiğim köpeğim Masi vardı. Doğum günümde bu resmi bana annem çerçeveletip hediye etmişti. Hüzünlüyüm. Köpeğimi kaybettiğim için çok hüzünlüyüm. Göz pınarlarımda akan gözyaşlarıma izin vermeden yüzümü temizledim. Resmi bağrıma basarak tüm … Okumaya Devam Et!Edd’in Bozuk Radyosu | Fırat ÇİÇEK