Ayrılık ve Başlangıç

Arkadaşım gülümseyerek eliyle misafirine sandalyeyi gösterdi. Misafir ise beğenilen birisinin utangaçlığını kibarca sergiledi, çantasını açtı ve içinde bir şeyler arıyormuş gibi yapmaya başladı. Sandalyeyi kendine doğru çekerek oturdu. Kaçamak bir bakışla sevgilisini izledi. Arkadaşım; masadaki peçeteyi, kaşığı, çatalı kendi sorumluluk alanında hisseder gibi düzenledi ve benimle yarım kalan konuşmasına devam etti; sevgilisi olan bir insan … Okumaya Devam Et!Ayrılık ve Başlangıç

Süt Mısır ve Melankoli

Güneş, dünyaya en yakın pozisyonunu almış, “Dur lan şurada top oynayan oğlanların ağzına sıçayım” der gibi tepemizi oksijen tüpüyle deliyordu sanki. İki sokak ötedeki boş arsanın kenarına tır şoförü Ökkeş Dayı’nın koyduğu çıkma benzin deposunun üzerine oturmuş, iki mahalle arasındaki rekabetin en şiddetli sahnesini izliyordum. Aşağı mahalle ile bizim mahalle iki haftada bir, her cumartesi … Okumaya Devam Et!Süt Mısır ve Melankoli

Çay ve Ötesi

Çaydan utanır mı insan? Utanmaz mı? İşte ben bugün, katırlar dolusu hücrelerin hücum ettiği kalbimin bütünüyle, Evet tüm kalbimle utanıyorum. Herkes çayın çay gibi olduğunu bilir, gerisine karışmaz. Çayın şiirle, şiirin de çayla ilişkisiz olduğunu düşünür. “Çay işte bildiğimiz çay! Şiir ne alaka?” Gidenlerden sonra kalanların zorunlu ikamet yeridir acı. Çayın şiirle ilişkisi işte tam … Okumaya Devam Et!Çay ve Ötesi