Su Akıyor Birbirimizden Yana | Ayşe TÜRK

Bir şekilde uğurlamalısın kendini benden, Beni, saçlarının renginden. Sevinç ümidi bu, Dilimizin kelimelerinden kurtulabilen. Pencerelerden yana bir koku sızmış, Dudağının kenarı bitki serilişi. Bu serilişten uğurlamalısın ikimizi birden. Kapıyı kapattın, güldün başka bir yaranın Kabuk sarısına. Dönebilecek bir vakit çalmışsın yarınımdan. Bu arsız, bu hesaplı kaçırmalarından uğurlamalısın gönlümü, Gönlünü, saçlarının renginden. Burnuna bir kelime bulup … Okumaya Devam Et!Su Akıyor Birbirimizden Yana | Ayşe TÜRK

Yusuf Gibi | Seda BAŞTAŞ

Kar yağıyormuş şehre düşünsene ne garip Biz her nefesimizde buz dağını eritip Mayınlar döşüyoruz saklı harabelere “Ah, bir konsa güvercin sessiz alfabelere!” diyerek örtüyoruz pişmanlığın üstünü İntihar sessizliği unutturuyor dünü Darağacı üstünde sallarken cellatlar ip Kar yağıyormuş şehre düşünsene ne garip “Bana suyu anlatma, içir” dediğin zaman Ve sonra gözyaşımı avcumda tuttuğum an İçtin ab-ı … Okumaya Devam Et!Yusuf Gibi | Seda BAŞTAŞ

Limon Sıvısında Bir Adam Sureti | Ayşe TÜRK

Sararmış bir yapraktan gelmiş gibisin, Damıtılmış sıvılardan. Arınmış her bir el yıkayışının damlaları Kaçmış gözlerine. Kıstırılmış kaçmalardan geliyor gibisin. Bakışımların heyecansız. Demi yumuşatılmış çayların limon artığı batıyor ellerine, Islak bırakılmış bilek ve dirsek boşluğunda Duran dövmelerinin karartısı ile aynı karanlık için Gülüşlerin limon ağacının kökünden Toprak taşıyor, Ağır ve mayhoş. Toprakların kokusuz mat tadında yıkanmış … Okumaya Devam Et!Limon Sıvısında Bir Adam Sureti | Ayşe TÜRK

Kavga | Mehmet Akif ÇAKIR

Bunca Ve bunca gidip gelmek Varmak – nereye? Varmak – var mak Dilim almıyor aklımdakini, Aklımdan zehir gibi akıp gideni. Elle tutulur bir yanım bile yok. Söz, Hep seveceğim seni. Engin, ölü insanlar denizi Dahası var – göğsümde Göğsüme vuran Ve göğsümde devrilen heykellerle Kırıklarla süprülen. Gün ışığı vurmadan hem de Sen vurmadan – önce … Okumaya Devam Et!Kavga | Mehmet Akif ÇAKIR

Ahmed’im | Fırat ÇİÇEK

(Ji bo birakê Ehmed) (Ahmet Ayrıç anısına) İçimde yarım kalmış bir konuşmanın hüznü var. Uzun zaman oldu seslenmeyeli. Gece sandığından da karanlık. Gözlerin değsin gökyüzüne, ben karanlığa bile mavi derim. Geleceğin koynunda, bir serçenin boğuk sesinde, yüreğime dokunur sesin. Derinleşen hislerimin avuçlarındayım. Neyse ki ölümü düşünenlerin en yakışıklısıydım; Ölmedim. Büyük bir gürültünün içindeydim, duymuyorlardı. Biliyor … Okumaya Devam Et!Ahmed’im | Fırat ÇİÇEK