Taşın Yolculuğu | Fatih Can SÜNGER

Bundan yıllar önce insanın olmadığı bu diyarlarda dinozorlar ve daha keşfini yapamadığımız türde hayvan ve bitki yaşamaktaydı. Bir de bunların yanında taşlar vardı. Herhangi bir şekli yoktu belki o zamanlar. Aradan uzunca yıllar geçti ve bu taşlar kimi yerde ısınmak için kimi yerde avlanmak ve savunma için kullanıldı. Gel zaman git zaman demir işlendi, tunç işlendi, bakır işlendi ve taş yerini daha dayanıklı aletlere bıraktı.

Milattan sonra günümüzde taşlar hala bir anlam ifade etmezken bir adam çıktı Urfa’dan, adı Ahmet. Askerde yazı yazıp kendine mektup göndermekten Kars’a sürüldü. Orada bulunan komutanı “al sana kâğıt kalem istediğini yaz” dedi ve o da hiç durmadan yazmaya başladı. Kendine mektup göndermekti amacı ama kalemini elinden aldılar.

Urfa’dan Konya’ya çobanlık yapmak için geldi. Merada dolaşırken koyunlara fırlatmak için bir taş buldu, tam taşı fırlatacakken bir baktı, “bu bana benziyor, bir insana benziyor” dedi, günlerce yanından ayırmadı. Yeri geldi aynı yastığa baş koydular. Bir gün bu taş kayboldu. Daha farklı taşlar buldu ama o ilk bulduğu taş olmasaydı belki de bakış açısı değişmeyecekti Ahmet’in.

2017 yılının güzel bir ayında İnsansı Taşlar Müzesi Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde Aziz Ioannis Kilisesi’nin içinde kendine yer buldu bu taşlar. Ama gel zaman git zaman her şeyin mutsuz sonla bittiği ülkemde bu müze kapatıldı, ruhsat verilmedi. Zenginlerin bir toplantı yemeğine kurulan müze, sanat değeri görmediği ve tarihi kilise içinde bulunduğu için kendini fazla barındıramadı. Aynı düşünce Japonya’da açıldı ve büyük rağbet görüyor. Şu anda ülkemizde kendine yer bulmaya çalışan müze umarım güzel yerlere gelecektir. Ayrıca Katar’da da aynı düşüncede bir sergi oluşumu var.

Son söz: Kurtuluş Savaşı döneminde dahi müzelere önem veren düşünürlerden günümüzde de bulunması ümidiyle. Güzel günler yakındır…

Instagram adresi:

https://www.instagram.com/insansi_taslar_muzesi

Fatih Can SÜNGER

sunger_fatih_06@hotmail.com

 

Fatih Can SÜNGER

Fatih Can Sünger 19.02.1995 tarihinde Ankara’da dünyaya gelmiştir. Kendini tanıdığından beri garip şeylerin peşine düştüğünü dile getiren Sünger, kitapların ve şiirlerin etkisinde kaldığını vurgulamıştır. “Sokağında gezmediğim şehir benim değil diyerek kah bisikletimle kah yürüyerek arşınlarım sokakları. Bir banka oturup gelip geçeni izlemeyi severim. İlham perisi hiç olmadık yerde çıkıyor karşıma kalemim ve kağıdım yeter umarım sözcükler öğrenip yazmaya.” cümleleri ile yazın bağını ifade etmektedir.
Fatih Can SÜNGER

Latest posts by Fatih Can SÜNGER (see all)

One thought to “Taşın Yolculuğu | Fatih Can SÜNGER”

  1. Bu insansı taşlar müzesi paylaşımlarını görmüştüm. Bunları toplayıp bir araya getirmek büyük başarı. Herkes ebedi güzelliğe gönül veremez. Umarım güzel yerlere gelecektir bu fikir kendine bir mekan bulacaktır. Ayrıca yazarken biraz daha anlatabilirdin. Neden kendine mektup yollamış? O ilk taşı kaybettikten sonra ne yapmış neden müzede olsun istiyor ? Ve benzeri durumları da ekleyebilirdin diye düşündüm. Ve böylesi bir oluşumu yazıya aktarmanı bizlere hatırlatıp göstermeni tebrik ederim. 👏👏👏👏👏👏👏

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir