Teori üretimi ve uygulamasının temeli eylemselliktir. Değişim ve devrim üzerine bütün teorilerin kalımının ana kaynağı yine eylemselliktir. Tarih boyunca devrim üzerine yüzlerce teori atılmıştır, hala atılmaktadır ve atılmaya devam edecektir. Ancak teori, değişim için tek başına yeterli değildir. Bunlar ilk kez söylenmiş değildir. Bu kez, belki de tekrar olarak, konunun ortaya konuşu “önce yaşamda devrim” ve ardından uygulanacaklar meselesi üzerinden olacaktır.

Eylemselliğin önemi, teorileri uygulama ve uygulamaya koyduktan sonra sonuçları görme açısından önemlidir. Daha da önemlisi değişimin korunması ve organizmaların lümpen bir bohemyadan* kurtulması gerekliliğidir. Birey ilk önce kendi hayatında radikal değişimler yapmalı ve sürekli bir çalışma ve üretme programının içinde olmalı. Bu, teorinin eyleme dönüşme aşamasındaki tutarlılık ilkesinin uygulamasıdır. Tutarlılık, hem minvalin uygulanması hem de politik propaganda açısından önemlidir. Bireyler yaşamlarını devrime uyarladıkça teori faaliyetine de yaklaşmış olurlar çünkü değişimden sonraki süreç sürekli bir çalışma programının uygulanmasını öngörür.

Bireysel faaliyetten sonra kolektivist örgütlenme şarttır. Sosyal değişim, kavram itibariyle de çoklu bir yapı faaliyetini ifade eder. Bu noktada konuş iki ayrımın irdelenmesiyle ilgili olacaktır: Sosyal yapılarda, makine misali herkes üzerine düşen görevi mi yapmalı, bireysel faaliyetler kolektivist yapılanmaya mı uyarlanmalı? Organize yapıların avantajı bir ya da birden fazla işin kısa sürede, daha az iş gücü ile ortaya konulabilmesidir. Ancak gidilebilecek reformlara kadar bu yapı belli bir minvalde ve perspektifte devam eder. Tekrar eden organizmaların temeli sürekli bir döngü içinde olmasına dayanır. Dışarıdan müdahalelere ya da grup içindeki farklı fikirlere daha az açıktır. Bireysel faaliyetlerin yapıya uyarlanmasında bireylerden yeteneği ve emeği kadar ürün toplama esasına dayanabilir. Sosyalist ideolojinin bir kısmını bu temel oluşturur ancak bir kriter koymak ve kontrol etmek oldukça güçtür. Bu yapı için uygun olan sistem sosyal demokrasidir. Denetim mekanizması ise (devlet, zümre vs.) proleter bir diktatörlüğün elinde olmalıdır ki kısa zamanda karar alınsın ve yapının çürük kısımları çabuk bir şekilde temizlensin. Bu iki mesele arasında tercih yapmak gerekir mi buna bakmak gerekir. Dezavantajların az olduğu sisteme yönelmek daha az risklidir. Ancak öneri olarak şu sunulabilir: toplumun üretim programları ayrı kolektivist yapılara bölünür ve her yapıya üretici bireyler alınabilir. Bu şekilde bir değil birden fazla, kendini denetleyen çarkın oluşturduğu bir yarı-sistem oluşabilir.

Toplumu yönlendirmede araştırılacak bir konu ise lider mi aracı mı olunacağıdır. Program liderinin ana görevi sistemin denetimini ve sürerliğini sağlaması olacaktır. Program detaylarını topluma anlatacak, gerekirse yerleştirmede bulunacak ve bireyleri aktifliğe hazırlayacaktır. Bu süreçte propagandayla fazlaca ilgilenecektir. Lider olmasının tehlikeleri, bireylerin zamanla liderin fikirlerine sadık kalması, konularla ilgili kararların alınmasında işleyen mekanizmanın lidere bağlı olması olarak iki temel mesele şeklinde sıralanabilir. Bireylerin güdülerinin çoğunlukla lider tarafından ateşlenmesi, toplumun kendini denetleme ve gerektiğinde kendini yok etme işlevini kaybetmesine sebebiyet verebilir. Bu durum en çok sorunlar üzerinde farklı teoriler üretme ve pratiğe dökme açısından tehlikelidir. Sonuçta; liderlik, proleter diktatörlükte, yozlaşmaya, teoride kısıtlanmaya ve kitlesel öz denetimin yok olmasına sebebiyet verebilir.

Aracı olmak, sistemi tanımlama ve faaliyetleri sistem ve tüzüğü üzerinden yürütme şeklinde açıklanabilir. Teorilerin pratiğe dökümünü yapmış halk için sistemin gerekliliği şu açıdan önemlidir: Toplumun yaşamını devam ettirme, otokontrolü sağlama, mülkiyet yerine ortak üretim kaynakları kullanımı modelinin uygulanmasını sağlama ve bunu sürekli kılma. Amacı bunlar olan sistemin devamı için de oluşturulan program kapsamına bağlı kalınması tutarsızlığa yer verilmemesiyle ilgilidir. Aracının görevi, bu kapsamı, gerekli faaliyetler için yürürlüğe koymakla ilgili olmalıdır. Kendini işletecek ve bunu kapsama bağlı kalarak sürekli kılacak olan yine halkın kendisi olacaktır. Böylelikle sosyal demokrasinin zarar görmesi en aza indirgenecektir.

Sonuçta; teori üretiminin pratiğe bağlı olduğu, faaliyetlerin ortaya konması ve uygulanmasının gerekli araçları olduğu gözlemlenmektedir. Bunlarla ilgili çeşitli sorunlar tartışılmış ve ilgili sonuçlar ortaya konmuştur.

*Lümpen bohemya: bireyin, bunalıma yakın yaşadığı, sefil, çaresiz başıboşluk, üretmezlik durumu.

Mehmet Akif ÇAKIR

akif527@hotmail.com

Mehmet Akif ÇAKIR

Mehmet Akif Çakır 20 Nisan 1997'de Kütahya'da dünyaya gelmiştir. Edebiyat ile esasen 12 yaşında Dostoyevski etkisiyle tanışmıştır. Dostoyevski’nin Suç ve Ceza'sını okuduktan sonra her şey Mehmet için değişmiştir. O saatten sonra edebiyatın içine doğmaya başlamıştır. Lisede Cahit Zarifoğlu ile tanıştığında hayatı bir kez daha değişmiştir. O günden beri şiir yazmıştır. 2018 yazında ilk kez öykü yazmaya başlamıştır. Tek ve sonlu ömründe, ideallerinin izini bırakmak niyetindedir.
Mehmet Akif ÇAKIR

4 thoughts on “Teori ve Pratik Üzerine | Mehmet Akif ÇAKIR

  1. Üzerinde çokça tartışılacak ve her bir yorumda yeniden anlamlandırmaya açılacak bir metin olmuş. Bu metnin Soru sorması olabilecek en iyi durumu aktarması ve bunu gerekli kılması yerinde olmuş. Çok bir şey kalmıyor metni yorumlamak için sadece yapılacak tek yorum durmadan üretmek diye anlamlandırdım. Tebrik ederim. Bu teoriler ve daha bir çok yaşam kavramları üzerinde oluşturulabilecek iyi yazılardan biri olmuş. 👏👏👏👏👏👏👏

  2. Yazı ilk okunduğu zaman insanlarin gözüne çok karmaşık ve belki de hiç ilgi çekici gelmiyor olabilir ama içeriğine odaklanarak okunan her bir cümlenin anlamı çok derin ve düşünmeye direk sevkediyor. Bu konuda sevgili Akif basarili bir dile sahip olduğunu söylemek gerek.
    Bu tür ideolojik ve felsefi yazılarda bütünlüğü sağlamak gerçekten zordur. Ugrasini takdir ediyor çok arastirilmis bir yazı olmuş.
    Tebrik ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up