Diktatörlüğe Alaycı Bir Bakış: THE DEATH OF STALIN

Filmin yönetmeni İngiliz Armando Iannucci, Stalin’in son dönemlerini uyarladığı filminde bir liderin son saatlerini ve sonrasında gelişen olayları absürt, daha doğrusu alaycı bir şekilde ele almış.

Filmin konusuna gelecek olursak, acımasız diktatör Joseph Stalin kendisine gönderilen nefret dolu notu okuyup gülmeye başlar ve beyin kanaması sonucu yere yığılır. Stalin felç geçirdikten sonra sabaha kadar yerde kendi sidiğine bulanmış bir halde bulunur. Stalin’i o halde bulan kabine üyeleri ne yapacaklarını bilemezler. Doktor arayışına giren kabine üyeleri, ülkenin en iyi doktorlarının esir kamplarına gönderildiği gerçeğiyle yüzleşirler ve işler iyice çıkmaz bir hal alır.

Stalin’in ölümüyle büyük yarış içine giren kabine üyelerinin hepsi birer soytarı kıvamında işlenmiştir. Çeşitli dalaverelerle birbirlerinin kuyusunu kazar, yolunu keser ve tuzaklar kurarlar. Stalin’in oğlu ve kızı ise ayrı bir facia olarak karşımıza çıkar.

Filmin yapısına gelecek olursak yönetmen Iannucci öyle bir Stalin portresi çiziyor ki aklın alamayacağı kadar beceriksiz, bunak ve ahlâk düşkünü bir adam. Aslında yönetmenin anlatmak istediği, tek adamla yönetilmeye çalışılan devletlerin yaşadığı sorunlar ve halkın düştüğü durum. Eleştirisi de kendisi gibi düşünmeyen ya da kendisine tepki duyanların sesini kısmak. Buna örnek, Stalin’i tedavi edecek doktor bulunmamasıdır çünkü hepsi hapiste veya sürgündedir.

Yönetmenin asıl amacı diktatörlüğü eleştirmek olsa da, eski Rusya lideriyle aşırı bir alay durumu var. Bu da özellikle Rusya cephesinden oldukça tepki aldı. Stalin’i aşağıladığı gerekçesiyle film Rusya’da vizyona girmedi ve Rusya parlamentosu kızgınlığını açık bir şekilde belli etti.

Filmi Stalin’den ayrı herhangi bir liderin/diktanın yaptırımları, uygulamaları olarak özetlersek sorun yok, hatta ne kadar iyi hiciv yapılmış denebilir; ama olay Stalin olunca birçok kesim için işin rengi değişiyor. Bu kadar alaya alan bir anlatım bu kesime rahatsızlık veriyor. Filmde halk dışındaki kimsenin Stalin’in ölümüne üzülmemesi ayrı bir vaka. En azından yönetmen halkın sevgisi kısmının hakkını vermiş. 1950’li yılların lider konumundaki ülkelerinden biri olan Sovyetler Birliği’ni ve onun komünist rejiminin altındaki koltuk sevdalısı liderlerini hicvetme becerisi de güldürürken düşündürmeye davet ediyor.

Mustafa TURAY

mturay4791@gmail.com

6 thoughts to “Diktatörlüğe Alaycı Bir Bakış: THE DEATH OF STALIN”

  1. Kaliteli bir yazı, yazarımız bu şekilde sürekli yazarsa ne de mutlu oluruz 🙂

  2. Güzel olmuş insanın bu tarz yazılarla sinemaya merakı artıyor ve ‘bilmek’ isteğini artırıyor.👏👏👏 tebrikler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir