Yağmurun Sesi

Ranzamda oturmuş radyomu dinlerken, demir parmaklıklı pencereden yağan yağmuru izliyorum. Düşen her damlanın yere ulaşma gayreti dikkatimi çekiyordu. Bir damlanın bile bir amacı vardı.
Radyoda çalan müzikle birlikte dalmış uzaklara, gitmiştim. Dışarıda olup bitenleri düşünüyor, sevdiklerimin şu an neler yaptığını merak ediyordum.
Uzaklara dalmışken gök gürültüsüyle irkildim. İnce belliye doldurduğum çayım soğumuş, okumakta olduğum kitabımın sayfaları birbirine karışmıştı.
Tam o sırada aklıma bir dörtlük yazmak geldi. Her zaman yanımda kalem olurdu kitap okurken. Genelde okuduğum kitapların arkasına notlar alırdım. Kitabın içinde geçen güzel cümleleri ya da o an aklıma gelenleri yazardım. İşte o gün de böyle bir dörtlük not aldım.
Bu dörtlüğümü sizlerle paylaşmak isterim:

“Sessizlik içinde oturmuş, yağmuru dinliyordum
Aklımda sen varsın, seni düşünüyorum
İrkiliyorum gök gürültüsünün sesiyle
Bu ses sildi seni gözlerimden tümüyle”

Dörtlüğü yazdıktan sonra kalkıp tekrar doldurdum çayımı. O sırada pencereden baktığımda, yağmur yavaşlamış, hatta durma noktasına gelmişti.
Toprak kokusunu içime çekerken, çayımdan bir yudum aldım ve öylece yaslandım duvara. Radyoda çalan şarkıya kulak verdim. Çalan şarkıyı çok severdim, içindeki bir sözden dolayı:
“İçime kazınmışsın, beynim; kalbime yenilir.”
Nedense hep aklıma getirirdi seni bu söz ama hatanın çoğu bendeydi. Ben bırakıp gitmiştim seni. Bilmiyorum senden sonra nedense mutlu olmak çok zor geldi bana. İçimden bir parça kopup düştü sanki. Sana ulaşmaya çalıştıkça engeller çıktı hep karşıma ama elbet bir gün bu duvarları yıkıp yine birlikte olacağız…

Erkan TAŞDEMİR

3rkantasdemir@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir