Yardım Edin! | Anıl AKSOY

Kaybettim…

Hayatımda birçok defa olduğu gibi bu gece de kaybettim.

Yaşama sevincimi ve tutunacak dalımı,

Gün doğumumu kaybettim gecenin bir vakti…

Hayatımızın her döneminde insanlar girip çıkıyor hayatlarımıza, bazılarının hayatımızda kısa sürede o kadar büyük izleri kalıyor ki, şehvetli bir sevişme sonrası kollarımızdaki tırnak izleri gibi, ciğerlerimize atılmış lanet tırnak izlerinden bahsediyorum. Anlamsız çoğu zaman ikili ilişkiler, aşk sandığınız şey bağımlılık, bağımlılık sandığınız şey yalnızlık, yalnızlık sandığınız şey ise bir jilet yarası atardamarınızda, cesediniz yıkandıktan sonra dikilen.

Hayatınıza bodoslama dalan insanların giriş heyecanı nasılsa çıkış hüzünleri de aynı ölçüde yıkıcı oluyor. Sözler anlamsızlaşıyor ve alkolsüz efkârlar baş gösteriyor. Fazla mı şey istiyoruz insanlardan? İstesek bile ne kadar fazlasını verebilirler yahut verebiliriz? Sizden beklenen sadece bir “Nasılsın?” olduğu halde neden daha fazlasını istiyoruz? Bazen “Nasılsın?”lar anlamsızlaşıyor, anlamını “Hoşça kal”larda fark ediyoruz. Karşımızdakilere istemeden öylesine ve ölesiye bağımlı oluyoruz ki arkalarından baktığımızda anlıyoruz aslında onlar olmadan sudan çıkmış balığa döndüğümüzü. Daha iyi idrak ediyoruz bir insana bağımlı olmak kokaine yahut alkole bağımlı olmaktan daha berbat. İlaç tedavisi vs. madde bağımlılığından bir şekilde kurtulabilir, vücudunuzu temizleyebilirsiniz peki ruh nasıl temizlenir bir insana bağımlılıktan?

Yine anlamsız ve alakasız yazıyorum düştüğüm boşluğun akabinde. Boşlukta bir ses arıyorum yahut bir ışık, bulamıyorum. Geçer diyorlar, tekrar ayak basar toprağa, bir bardak su içer geçer yorgunluğun diyorlar ama nasıl nefes alınacağını göstermiyorlar.

“Ben su içmek istemiyorum nefes almak istiyorum.” diyorum. “Nefes alabilmen için suya dalman lazım.” demiyorlar yahut diyemiyorlar. Bu boşluk bir yola dönüşür mü dönüşmez mi bilemiyorum ama hayatımda ilk defa kalkmaya gücüm olmadığını hissediyorum. Sürüklendikçe sürükleniyorum, sürüklendikçe bazı şeyler anlam kazanacağına daha da anlamsızlaşıyor. Kelimelerim gibi ve ben artık bir anlam ifade etsin istiyorum sürüklenmelerimin. Derin bir nefes alıp, bir ah çekmek istiyorum akabinde, ciğerlerimin olmadığını fark edene kadar çok güzel ve ulaştığımda mutlu olacağımı düşündüğüm bir hayal olduğunu sonradan idrak ediyorum. Nefes alamadığım gibi sesim de çıkmıyor boşlukta, duyuramıyorum kendimi yahut insanlar duymazlıktan geliyorlar seninki de dert mi diye.

Ben bu gece benliğimi kaybettim, bir sigara dumanının sardığı çatı katı bir odada.

Güneşin onsuz doğacağını bile bile, karanlık odama.

Peşinden koşsam yakalardım belki tutar kolundan;

“Hayır, daha seninle köpek gibi içip sarhoş olmadık. Nereye gittiğini sanıyorsun?” diye bağırırdım yüzüne karşı, gülümserdi, çok güzel gülümserdi…

Ben bu gece arkadaşımı kaybettim,

Bağımlılığıma nispeten arkadaşım olduğunu yeni idrak ederek,

Elimi tutmasa bile orada bir yerde var olduğunu bilerek.

Ve ben nefesimi kaybettim, sudan çıkmış balık misali,

Lütfen bana yardım edin,

Nefes alamıyorum…

Anıl AKSOY

anil_aksoy_41@hotmail.com

One thought to “Yardım Edin! | Anıl AKSOY”

  1. ‘Let me catch my breath to breathe then reach across the bend!’

    Bu dünya soğuyacak ve tek gerçek yalnızlıkla söneceğiz…
    Acılarına sağlık…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir