YAŞAM SİNEMASI

İnsanlık varoluşundan itibaren hemen hemen her şeyi anlamlandırırken hep kendi kendine sorular sorar, yargılar, düşünür, kendiyle tartışır; bunların sonucunda birer olgu çıkarır ve çıkarılan bu olgular hayatına anlam katar.

Bireylerin hayatlarını anlamlandıran, yaşama biçimlerini belirleyen en büyük olgu da sanattır. “Peki bu kadar sanat dalı içerisinde sinema sanatı insan hayatı üzerinde neden bu kadar etkili olmuştur?” sorusunda ilk başta bahsettiğimiz insanın varoluşundan itibaren yargılama mekanizmasında bazı sorular ortaya çıkar: “İnsanlar neden sinemaya gider? Sinemaya gitme amaçları günlük dertlerini unutmak mı? Onları kapkaranlık bir salon içerisinde saatlerce bir perdeyi izlemeye iten şey nedir? Yoksa sinemanın özel bir uyuşturucu etkisi mi var?” gibi soruların cevabını irdelemek gerekirse; insan hep bir amaç uğruna yaşar ve bu uğurda tek dayanak noktası hayalleri ve düş gücüdür.

İşte bu düş gücüne ve hayallere sinemanın etkisi insanın yitirilmiş, kaçırılmış veya henüz ortaya çıkmamış duygularını hiçbir sanat türünün başaramayacağı kadar insan deneyimini olgunlaştırır, zenginleştirir ve geliştirir. Bunun da asıl anlamı yaratılan filmde zamanı, mekanı, fikirleri, düşünceleri bir nevi sonsuza kadar açılmayacak bir kavanozda muhafaza etmektir ve buna istediğimiz her an erişebilir; tekrar tekrar aynı duyguları, düşünceleri yaşabilirsiniz.

Sinema temel olarak olguların, biçimlerin, hislerin, duyguların o an sonsuzlaştırarak ilham olma sanatıdır. İlham olma sanatı demişken yönetmenin veya aslında her insanın ulaşmak istediği asıl amacı da bu değil mi zaten; kendi fikir düşüncelerini, hislerini, duygularını sinema yoluyla bireylere iletmek ve onların kalbine dokunarak, ilham vererek katkıda bulunmak yani kendi fikirlerini sonsuzlaştırmaktır. Peki bu ilham olma, sonsuzlaştırma fikrini neden başka sanatla değil de sinema yapmak sorusunu sorduğunuzu duyar gibiyim. Bu sorunun cevabı ise bana kalırsa sinemayı özel kılan şey, bir sentez olmasıdır. Edebiyat, şiir, resim, müzik, drama, oyunculuk ve daha bir çok sanat dalının kaynaşması ile ortaya muazzam bir uyum ortaya çıkarır ve muazzam uyumun adı SİNEMAdır; bu da kaçınılmaz olarak sinemayı etkili kılar. Sinemanın etkili olmasındaki en etkili unsurlardan biride insan yaşamını en etkili biçimde yansıtabilmesidir. Bundan dolayı hayatın ta kendisidir sinema. Nasıl hayat bir mücadele ise sinema da bir mücadeledir. Kendi fikirlerini, duygularını, hislerini anlatma, topluma ulaştırma, toplum ve insanlar üzerinde etki bırakma ve bunları sonsuzlaştırma mücadelesidir. Edebiyat ve yazı nasıl insanın varoluşundan itibaren insanın kendini ifade etme biçimiyse, bir roman nasıl insan yaşamı üzerinde etkiliyse ve insanın ufkunu açıyorsa sinemada yazının-romanın duyguların ve fikirlerin vücut bulmuş halidir.

Sinemanın bir başka etkisi ise insanın sınırlarının olmadığı mekan, zaman, anlam, hayal gücü sınırı koymadığı düşlerinin istediği yere götürdüğü ve aslında en önemli olan hayallerine ve yaşamına katkı sunan, renk katan sanattır sinema; sizce de sinemanın anlamı bu değil de nedir?

Hayatınızda sinema eksik olmasın, kim bilir belki de bir film size ilham olur ve hayatınızı bütünüyle değiştirir ve sizi hayal bile edemeyeceğiniz noktalara getirir. Yaşamınızın sinema ile dolu olması dileğiyle…

Mustafa TURAY

mturay4791@gmail.com

4 thoughts to “YAŞAM SİNEMASI”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir