YAŞAMDAKİ BOŞLUK DÜŞÜ

http://aytodeguadalupe.es/?feed=rss2

Buying Valium In Koh Samui Bir ben yaşasam. Doğruyu söylemek için yüz yıl ardına varsam. Herkesin kaçtığı o sokağı ben anlatırım. Sokağın kaçırtan havasındaki o gizli dişleri de. Herkesin unuttuğu o yağmur melekleri için, yağmurun şemsiye üzerindeki ritmini anlatırım.
 

Bir ben yaşarsam yüz yıl ardına kadar.
Ciğerlerime sinmiş efkârlı yıkımların tozları için, her bir uçuşunun gırtlağıma tıkanmasını anlatırım.
Bir ben yaşarsam yüz yıl sonrasına kadar, bugünün sokak ışığında yüreği pır pır öten kuşlarla dolu bir kadını anlatırım.
Belki o zaman inancın bir zerresi kalmayacak.
Belki inanç isim değiştirecek. Değişmiş hislere, tanımlara ve duruşlara bugünün canını anlatırım.
 

http://diesuedostschweiz.ch/feed/ Yepyeni algıda olacağına inandığım o yüz yıla, bugünün sıcağını aynı ısıda, serinliğini aynı ferahlıkta anlatamayacağımı düşünebilirsin.
Zaten amacım da bu değil.
Yaşadığımız evren boşluğunda, düşüp kaldığımız bir taşında kendi doğrularımızla konuşmuyor muyuz?
Ben de tam olarak bunu yapacağım.
 

Yüreğim bazen bununla sıkışıyor.Bazen ışığa tutuyorum onu, özenle sokak ışıklarının yansımasına. Pencere kenarından ışık alsa odam. Sıkışmış yüreğimi açıyorum. Hemen ayıltıyorum onu yattığı yerden.Canı istediğinde derinliğinden bağırıp canımda patlamasın diye. Böyle oynuyorum ben bazen. Bu oyunumu anlatırım yüz yıl sonrasına.
 

http://galerie-furstenberg.fr/surrealisme/editions-graphiques/dali/assiettes/ Tek odalı daireme çöküyor yüz yıl, iki yüz yıl. Düşün ki Dev’im tonlarca taş düşmüş üstümüze, görmüyoruz o zamanı. Şimdinin ateşini yeteri bir har ile destekleyemeyen canımızdaki sıkkın hal bunu anlatacak. O taş yığınlarını delip delip açtığı her delikten bağıracak bu sıkkın hal. Ve ben kucağında küçük bir kız çocuğuyla sokakları gezip duran kadını anlatmışım. Avucunu çocuğun yüreği kadar açıp ceplere uzanışını anlatmışım. Düşün ki şimdi cimriliğimizden haberi yokmuş o zamanın. Düşün Dev’im düşün.
 

http://nieshonline.com/product/aramis-calligraphy-black-edp-100ml/?wc-ajax=get_refreshed_fragments Odam zamanlar taşıyor duvarlarında. Birine dokunsam boyum eziliyor. Ötekine dokunsam zihnim, bir ötekine bir ötekine… Dört duyum parçalanıyor.
 

Ben yüz yıl sonraya bunları anlatıyorum, masamdaki kiremit ispatlıyor yüreğimin canlı nefesini.
 

Buy Diazepam Europe Gülümseyen bir algıda inanıyorlar bana. Tazecik kızlar, tazecik oğlanlar bilmezken çürümeyi ben anlatmışım onlara.Gülüşleri dört duyunun duvarda yok oluşunu öğreniyor. Düşün, zalim olmuşum anlattıklarımla.
Anlattığım toz da olacak, pirüpak bir hava da.
 

Anlattığım ne varsa bugünden çaldığım ve çaldırdığım tek odalı evimin lambasında, yakıyor gözlerimi. Bu yanışı Yangınlar Şehri’ne anlatırım. Dedim ya yüz yıl sonrasına kalırsam…
Doğruyu söylerim. Kimi yerde kendi bencilliğimin uyanık dili karışacak ve şimdiki doğrular değişecek. Misaldir Dev’im, şu an iki kişi yürüyor sokakta, muhtemel bir mekâna gidiyorlar. Ben onları yüz yıl sonrasında birer işgal hiddeti içinde anlatırım.
 

Derim ki: bir gece saat 01.50’den önce idi. On kişi geçiyordu sokaktan. Rüzgârın serin esintisi rahatlatıyordu ağustosu, yerden göğe bir derin nefes alıyordu. Bir kadın da vardı yanımdaki masada bir başına. Pır pır öten kuşlar saklıyordu bağrında. Sessizce dilini bastırıyordu. Korkuyordu bu On baştan, nerede konaklayacağı bilinmez başlardan. Bastığı dili yol oluyordu kuşlarına. Bunu bir ben gördüm, tutup özgürce uçuramasam da o şımarık, nazlı kuşlarını izledim. O gece gözlerimle yatıştırdım telaşını. Bu gece gibi değildi Tazeciklerim, bu gece gibi değildi.
 

Buy Diazepam 10Mg India Konaklanacak mekanlar düşünün Tazeciklerim, evrenin boşluğundan düşüp yere basmış, ayaklarını uzanacak yer arayan başlarla dolu. O gece, o On baştan bende korkmuştum, kuşlar aşkına susmuştum.
Birinin ciyak sarı üstü, diğerinin siyah pijaması, bir diğerinin uzun saçları ürkütmüştü beni. Gözlerimi kadında yatıştırdım aynı zamanda. Bu tedirgin korkuyu zamanın boşta kalan bir saliselik değişiminden aldım.
 

http://nieshonline.com/product/beckham-signature-men-75ml-edt/ Hatırımdadır, o salise beni buraya getirdi, derim.
 

İnandın mı Dev’im? Neden olmasın mekanlar derim, devamında başlar. Belki insan demiyoruzdur artık kendimize. Yüz yıl sonraki değişen kelimeleri bilmezin tekiyim odamın tek gövdeli boşluğundan konuşuyorum. Ben baş derim onlar birbirlerine bakar, ‘bizim gibi’ der biri. Belki geceleri kalabalık gezenlerden biri de onaylar. Dev’im mekanlar dersem o gün, bunun üzerinde uzunca konuşurum. Doğrularımın uçarak konduğu masaların üstünü anlatırım uzun uzun. Mekanlar ki Tazeciklerim başıma nerede konaklayacağını şaşırtır. Şaşırttığı başım hep aynı masa başına varıyor. Işığı alır, rüzgârı, güneşi alır. Bir dağ başında değil başımın oturduğu masa. Yirmi bir taşta tutup kilitledim onu. Anlıyor musunuz Tazeciklerim, derim.
 

Buy Diazepam Online From India Sonra her şey kısalır. Benim yirmi bir taşa kilitlediğim başımı bin bir dağ bayır gezmiş gibi anlamışlar. Dev’im! Yüz yıl sonrasına kalırsam bu gezintiyi yaşamak isterim.

Ayşe TÜRK

http://martel-greiner.fr/fine-arts/thomas-dhoste-anneau-des-forets/ ayse_trk_21@hotmail.com
 

http://bikeelectric.ie/cart/  

http://aytodeguadalupe.es/?cat=4  

2 thoughts to “YAŞAMDAKİ BOŞLUK DÜŞÜ”

Bir cevap yazın

http://diesuedostschweiz.ch/wp-json/oembed/1.0/ E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Buy Valium Europe