AYNALI TAHSİN | Büşra YAŞAR

Gece göğsünü siper etmişken yıldızlara, bir yaz sofrası çekirdekli buz gibi karpuzlar ortadayken, açılmışken yetmişlikler masamda. Eski bir sevdayı hatırlattı yetmiş yedi yaşında, iki çocuklu dört torunlu kasketli bir amca. Şöyle dedi: Yaşasaydı eğer, ben ölürdüm her gece ve her sabah uyanırdım yeniden gözlerini görmek için, gözleri doldu o sırada… Yıllarını aynada harcamış bir adamın, … Okumaya Devam Et!AYNALI TAHSİN | Büşra YAŞAR

Ekvatoru Sırtına Pelerin Edinmiş Tanrı | Büşra YAŞAR

Gözlerini benim için sonsuz kere kırp, yok oluşumu yaşlanarak izlemeni istiyorum. Sanıyorum ki en güzel seyir sana dalarak yeni bir cennete açılmaktır. Fazla olduğun şehirlere alışmak zaman gerektirmez, gitmek gerektirir ve bu şehirde bana Arnavut kaldırımlarının anlatmak istediği çok şey olduğuna inanıyorum. Seslendiğimiz, duyulmayan ne varsa göğsümden ırmak olup yanağının kenarından o büyülü büyük suya … Okumaya Devam Et!Ekvatoru Sırtına Pelerin Edinmiş Tanrı | Büşra YAŞAR

KAOSA ÜÇ VAR | Büşra YAŞAR

Senin için bir şeyler yapmaya çalıştığım zaman aklımı başıma alamamaktan şikâyet ederim, muhtemelen içeride televizyon açık kalmıştır. Annem içeride uyukluyordur ya da çayını yudumluyordur. Bense bir on sene sonra bu zamanları çok arayacağımı bilmeme rağmen burada kalıp seni düşünmekteyim. Çayım soğumuş olur, aslında çayı sıcak, çok şekerli severdim. Sonra öylesine alıştırdım ki kendime bunu, Bekletmekten … Okumaya Devam Et!KAOSA ÜÇ VAR | Büşra YAŞAR