Sarı Çiğdem | Çiğdem SUDE

Uzun bir uykudan sonra, 22 Eylül sabahında iki kayanın arasından bir boşluk bulup üzerine atılmış bir yığın toprağı yararak başını yeryüzüne çıkarmayı başardı. Zorlu şartlara sahip olsa da asla pes etmedi. İnatla hedeflerine doğru yol aldı. Gözlerini gökyüzüne dikti. Bir ışık topu gözlerini kamaştırdı. Aynı zamanda ışık topu ona iyi geldi. Sanki vücudunun içine ruhunu … Okumaya Devam Et!Sarı Çiğdem | Çiğdem SUDE

HOŞÇA KAL DEĞİL, ELVEDA! | Çiğdem SUDE

“O gece iki bedenin en unutulmaz sahnesi yaşanır… Yan yana duran iki beden… Aradan geçen bunca zamana inat kopamayan ama birlikte olmayı da beceremeyen iki beden… Belki de bir başlangıçtı o gece… Diğer bedenler için aynı ama küçük beden için farklı olan sıradan bir kış günü, İstanbul gecesi, Kadıköy sokakları, Nuestra… Müzikli bir yerde oturan … Okumaya Devam Et!HOŞÇA KAL DEĞİL, ELVEDA! | Çiğdem SUDE

Süt Kokulu | Çiğdem SUDE

Sabahın erken saatinde bedenine sığmayan bir heyecanla yatağından kalkar. Annesinin ona aldığı beyaz elbiseyi dikkatli bir şekilde giydikten sonra tokalarını da alıp annesinin yanına koşar. Annesinden saçını yapmasını ister. Annesi, saçının iki yanından birer tutam alarak örer ve kalanı saçlarının üzerinde birleştirerek bağlar. Böylece kendi etrafında döndüğünde saçı, bir kuşun kanat çırpışı gibi hareket ederken … Okumaya Devam Et!Süt Kokulu | Çiğdem SUDE