Henüz Layık Değilken Tomurcuk Kadar Aşka | Hidayet ÇELİK

Bu fotoğrafta gördüğünüz kurumuş gül tomurcuğunun hikayesini dinlemek ister misiniz? “Sene 2004. Baharın en güzel günleri. Sekizinci sınıfız, orta son. Ne çocuk ne yetişkin ne de genciz o zamanlar. Yerine göre bunların hepsinin olduğu değişken bir ruh halindeyiz. İki arada bir derede kalmışız. Dünyaya tek başına meydan okuyacak kadar güçlü, yazık deseler ağlayacak kadar nahifiz. … Okumaya Devam Et!Henüz Layık Değilken Tomurcuk Kadar Aşka | Hidayet ÇELİK

Ödünç Alınan Parergon | Sultan GÜLSÜN

Gestalt efektinin ardında bir ordu. Anamorfoz müdahalesi gecikti diye yeryüzü bağır çağır. Devren satılık cenin. Henüz birincisini yazmadığımız perdenin ikincisini izliyoruz. Saydam bir defin törenine yürüyor kalabalık. Ardından celp gönderir gibi bahar. Travmatik binalar ve yara alanı büyüdükçe, vardiyalı buharlaşıyorlar. Yerleşmiş günah, kesinleşmemiş gelecek, yüzleşilecek kavşak, daha ne kadar dikilecek duvar var tapınaklara? Bir rüzgârgülü … Okumaya Devam Et!Ödünç Alınan Parergon | Sultan GÜLSÜN

Mısayip | Azemali GÜLTEPE

Ey koca fani dünya! Sensin işte, cennet de cehennem de. Kimine haram Kimine helalsin. Doğmayan kıza kefen, uçmayan kuşa özgürlüksün. Kalemlerde tükenmeyen dert, tasa. Kâh ağlayıp kâh gülmüşsün, Güneşten sarhoş düşmüşsün Yeter artık yeter! Yetmedi mi onca çocuk cesedi ve keder? Ah Nazım! Nazım der de dinleyen olmaz. Yürekli insanlar doğmaz, Ağıtlar susmaz. Sığmaz üç … Okumaya Devam Et!Mısayip | Azemali GÜLTEPE

Scent of a Woman: Frank Neler Görüyor? | Bengisu ÖZKES

Ben Frank. Emekli ve görme engelli bir albayım. Lakin asla sizler gibi değilim; görüyorum. Henüz oldukça genç birine de bunu öğrettim: bir süredir yanımdan ayırmadığım, sıradan eylemlerimde bana yardımcı olan genç çocuk Charlie’ye! Bundan böyle güzel yaşayacak. İçleri bomboş bakan o gözlerinizi kapamanızı tavsiye ederim. Size, ona ne yaptığımı anlatayım. Duyun, hissedin. Takdir edersiniz ki … Okumaya Devam Et!Scent of a Woman: Frank Neler Görüyor? | Bengisu ÖZKES

Bülbül ve Kafes | Sibel KANDİLLİ

  Meşeden yapılma kafesinde Bir bülbül olmak isterim. Kendine her bilendiğinde Ben o kafeste kalmak isterim. Bazen durdurmak istersin kalbini, Bileye bileye kırarsın kafesini. Öyle yorgunsundur ki sevgilim, bilirim Fakat ben o kafeste kalmak isterim. Ellerinde sıkarsın beni kimi zaman, Bir kalp istersin ki atmadan duran Mümkün müdür ki sana aşkımdan? Göğsündür benim kafesim. Sibel … Okumaya Devam Et!Bülbül ve Kafes | Sibel KANDİLLİ