Matruşkadan Çıkan Erkek | Dolunay Kadir YÖRDEN

“Kadınlar, bizim kadınlarımız: soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen kadınlar…” Şair bu mısralarda ne kadar hassas ne kadar da kadının toplumdaki rolüne isyankâr. “Bizim kadınlarımız” diyerek nasıl da sahiplenmiş ve kadınların bayraktarı olmuş! Toplum tokadına karşılık, adalet tokadıyla terbiye etmek bu olsa gerek. “Kadına el kaldırılmaz, onlar zayıf canlılar” diyenler bu şiirden feyz almış olmalı. Nedense … Okumaya Devam Et!Matruşkadan Çıkan Erkek | Dolunay Kadir YÖRDEN

İktisadi İstibdat | Dolunay Kadir YÖRDEN

Tek elin nesi var? İki elin sesi var. Aslında böyle değildi ama olsun. Ha bir el demişim, ha tek el, önemli olan bağlamı oturtabilmek. Unkapanı tek-el fabrikasını duydunuz mu? Ankara’daki tek-el grevini? Duymadınız mı? Biri kapandı, diğeri sonlandı. Bugüne dair konular değil zaten. Unutun gitsin… Atasözünü deforme edip, ardından bir yer, bir aksiyon bildirimi yaparak … Okumaya Devam Et!İktisadi İstibdat | Dolunay Kadir YÖRDEN

Y-azar Yazısı | Dolunay Kadir YÖRDEN

Kaleminiz kıvraksa, gözlem yeteneğiniz varsa gördüğünüz hemen hemen her nesne üzerinden öykü, şiir yazabilirsiniz. Okuyan için yazdığınız bir şey ifade etmese bile verdiği haz sizi tatmin edecektir. Bu yüzden “ne kadar berbat bir yazı” şeklinde yapılan yorumları ciddiye almayın. Çünkü o eleştiriyi yapan kişi sizi ciddiye almadı, büyük ihtimal kendisini de… Yazar olmak için illa … Okumaya Devam Et!Y-azar Yazısı | Dolunay Kadir YÖRDEN

Jeopolitik Masal | Dolunay Kadir YÖRDEN

Coğrafya öğretmenimizin bize kara tahta önünde çizerek öğrettiği coğrafi tanımlamalardan birisiydi “ada” sözcüğü. Dört tarafı denizlerle çevrili olan kara parçasına ada denirdi. Sonradan babamın aldığı arsanın tapusuna bakıp orada ada, pafta vs. yazılarını görünce “demek ki artık bizimde dört tarafı denizlerle çevrili bir ‘adamız’ olacak” diye sevinmiştim. Bu sevincim uçsuz bucaksız çorak bir tarlada, tellerle … Okumaya Devam Et!Jeopolitik Masal | Dolunay Kadir YÖRDEN

İNANNA | Dolunay Kadir YÖRDEN

“Ben kadınım!” dedi. Kurak bir iklime baharı haykırarak ölü düşlerin arasından geçip törenin, namusun ve ahlakın üstüne basarak lanetlenmiş vücuduna, isimsiz rahmine inat ve göbek bağını kestiği celladına uykusuz gecelerini,sancılarını sunarak… Barışın dilini karanfillere yazarak geldi Lilith’in hayali için. Beyazlar içinde haykırdı: “Ben kadınım! Yasak tanımam sizin beni tanımadığınız gibi…” Elmayı tekrar çaldı dalından. “Cezam … Okumaya Devam Et!İNANNA | Dolunay Kadir YÖRDEN