Bir Nefes Ölüm | İdil AVAN

“Aslında o ayçiçeği de, bana günışığı çiçeği diye anlatmıştı zamanında, öyle kalmış aklımda.” “Neymiş bu hikâye Mümtaz Abi?” Mümtaz, mahallenin en babayiğit adamlarından biriydi. Mahalleliler gider ondan akıl alır, zamanında Müzeyyen Abla ile olan aşkını öğrenmek için fırsat kollarlardı onunla rakı masasına oturmaya. Mümtaz anlatmazdı. Müzeyyen’i öyle severdi ki, gidişini dahi paylaşmak istemezdi kimseyle. Herkesi … Okumaya Devam Et!Bir Nefes Ölüm | İdil AVAN

Bir Tutam Duygu, Bir Tutam Mantık | İdil AVAN

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde toprak gözlü bir kız bulut gözlü bir çocuğa âşık olmuş. İlk günden belliymiş aslında aşklarının imkânsız olacağı. Biri yerde, biri gökte imiş… Sadece yağmur yağdığında kavuşabiliyorlarmış birbirlerine. Bulut gözlü çocuk kimi zaman sevinç, kimi zaman hüzün gözyaşları akıtıyormuş; toprak gözlü kız da kana kana içiyormuş … Okumaya Devam Et!Bir Tutam Duygu, Bir Tutam Mantık | İdil AVAN

GÜNAH KADAR KARA | İdil AVAN

Vaveyla, mor perdesinden sızan gün ışığının kirpiklerini gıdıklamasıyla uyandı. Gözlerini araladığı anda irislerine hapsolan güneşe önce hafifçe yüzünü buruşturdu, sonra kedi gibi gerindi. Vücudunda oluşan rahatlığı ve kulaklarına dolan kıtırdama seslerinin oluşturduğu o senfoniyi her şeyden çok seviyordu sanırım. Sırf bunu daha çok hissedip duyabilmek için fazladan uyuyarak günü yarılamaya razıydı. Gülümseyerek doğruldu ve perdelerini … Okumaya Devam Et!GÜNAH KADAR KARA | İdil AVAN